Gazanız mübarek olmasın

AKP yönetimindeki Türk devleti, Amed’in Lice, Kocaköy ve Hazro ilçelerine bağlı aralarında Kürtçe okul bulunan Kerwas (Yalaza) köyünün de bulunduğu 14 köyde sokağa çıkma yasağı ilan etti.

15 Nisan 2017 Cumartesi | Haber

Lice’nin Kerwas (Yalaza) köyünde çocuklara Kürtçe eğitimin verildiği okul, Türk güçleri tarafından kepçelerle yıkıldı. 

Amed’in Lice, Kocaköy ve Hazro ilçelerinde önceki gün yine sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Üç ilçeye bağlı 14 köyde düzenlenecek askeri operasyon için ilan edilen yasağını Diyarbakır Valiliği duyurdu. Valilik, açıklamasında "İlimiz Lice, Kocaköy ve Hazro ilçeleri mülki sınırları içerisinde dağlık ve ormanlık alanda faaliyet yürüten, aralarında üst düzey örgüt yöneticilerinin de bulunduğu değerlendirilen BTÖ mensuplarını ve işbirlikçilerini etkisiz hale getirmek, bölgede BTÖ mensupları tarafından kullanıldığı değerlendirilen sığınak, barınak, depo alanlarını ve uçaksavar mevziilerini tahrip etmek ve malzemeleri ele geçirmek maksadıyla operasyon düzenlenecektir” denildi.

Kürtçe okulu yıktılar

14 köyde ilan edilen sokağa çıkma yasağı kapsamındaki Kerwas (Yalaza) köyüne sabah saatlerinde giren Türk askerleri, yanlarında kepçe de getirdi. Çocukların Kürtçe eğitim alabilmesi amacıyla KURDÎ-DER tarafından 2014 yılında inşa edilen 4 katlı bina, yıkılmaya başlandı. Okulu yıkan Türk güçleri zafer naraları atarak köyün içinden çıktı.

Yasağı da bitirdiler

Tek Kürtçe okul yıkıldıktan sonra Diyarbakır Valiliği, 14 köydeki sokağa çıkma yasağının bitirildiğini duyurdu. Açıklamada, “Bölgede BTÖ mensupları tarafından kullanıldığı değerlendirilen sığınak, barınak, depo alanlarını ve uçaksavar mevzilerini tahrip etmek ve malzemeleri ele geçirmek maksadıyla düzenlenen operasyon yapılmıştır. Sokağa çıkma yasağı kaldırılmıştır” denildi. 

Kürtçe eğitim için köylülerin katkısıyla yapılan bina, daha eğitime açılmadan Türk devletinin hedefi oldu. Soruşturma başlatıldı, tespit adı altında köy basılarak, tehditler savuruldu. Bina henüz bitmemişken bile yıkılmak istendi, köylülerin direnişi sonucu vazgeçildi. Ancak üç yıldır sürekli yasak ilanı, kuşatma ve baskın yapılan köyde, 4 kişi katledildi, neredeyse köylülerin tamamı işkenceden geçirildi, gözaltı ve tutuklamalar kesintisiz sürdü. 

Kürt diline de düşmanlar

Halbuki okulun, 4 Eylül 2014’te eğitime başlaması planlanıyordu. Kürtçenin Kurmancî ve Zazakî lehçelerinde eğitim verilecek olan okulda, Türkçe ve İngilizce de öğretilecekti. Licêli gençler, inşaatında da çalışarak, bir ilki başarmak istiyordu. Okul inşaatında çalışan gençlerden Mehmet Emin Aslan, “Bir asırdır Türkiye devletini bekledik, 12 yıldır iktidarda olan AKP hükümetini bekledik ama hiçbir adım atılmadı. Bu nedenle kendi imkanlarımızla kendi eğitim sistemimizi oluşturmaya başladık. Ama bize, ‘Siz bu parayı nerden buldunuz’ diye soruyorlar. Karakol burada gönüllü çalışan işçileri çağırıyor, soruşturmaya alıyor. Burada gönüllüğün esas alındığını bir türlü anlayamıyorlar. Bu parayı köy halkı olarak kendi aramızda topladık ve yaptık” demişti.


Kürtçe broşürler yasaklandı

Hakkari’nin Çukurca ilçesinde 8 Nisan günü HDP ilçe binasına yapılan baskında polislerce el konulan “Tenê NA be” başlıklı el broşürleri yasaklandı. HDP’nin referandum çalışmaları kapsamında Kürtçe olarak bastığı ve tüm Türkiye’de partililerce dağıtılan broşürler için inceleme yapan Çukurca Cumhuriyet Başsavcılığı broşürlerin “Örgüt propagandası” içerdiğini ileri sürerek yasakladı. 

Broşürde Kürtçe olarak yer alan HDP Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın tutuklamasına yönelik tepki, savcılıkça “Kürtlerin rehber partisini kapattılar” şeklinde yanlış çevrildi. Broşürde Enstituya Kurdî ve Navenda Çanda Mezopotamya gibi kurumların kapatılmasına işaret edilerek tek dile yapılan vurgu ise “PKK/KCK terör örgütü ile iltisaklı olması sebebiyle kapatılan yayın kuruluşları” şeklinde değerlendirildi. Ayrıca broşürde yer alan “Cizre, Sur, Nusaybin, Şırnak, Silvan, İdil, Yüksekova’yı harap ettiler” ve “Roboski ve Cizre’deki suçların mahkemesi yapılmadı” gibi söylemlerin de “Örgüt propagandası” içerdiği savunuldu.


Barış logosunu sildi

Ağrı Belediyesi’ne kayyum olarak atanan Vali Musa Işın, park, bahçe ve kurumların isimlerini değiştirmenin ardından belediyenin barışı simgeleyen logosunu da değiştirdi. Ağrı Dağı'nın karla kaplı kısmına, gagasında zeytin dalı tutan beyaz güvercinin yerleştirildiği logo kaldırıldı, yerine Ağrı Dağı ve İshak Paşa Sarayı’nın olduğu eski logo kullanılmaya başlandı. 


 AMED


896

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA