Trump’ın Suriye saldırısına kimse sevinmemeli

Eugene Robinson

13 Nisan 2017 Perşembe | Forum

Birleşik Devletler Suriye’nin korkunç iç savaşının bir parçası oldu. Ölümcül askeri güçle müdahale eden Trump yönetimi ne yaptığını veya neden yaptığını bildiğine dair bir işaret vermiyor.

Dışişleri Bakanı Rex Tillerson saçma bir şekilde hiçbir şeyin değişmediğini savunmaya çalıştı. Yanılıyor. Elli dokuz seyir füzesi bir politika değişimidir. Peki bu yönetimin stratejik vizyonu nedir? Bundan elde edilmek istenen sonuç nedir? Oraya nasıl gelinecek? Ve ondan sonra ne olacak?

BM Temsilcisi Nikki Haley Pazar günü yönetimin diktatör Beşar Esad hala iktidardayken “barış içinde bir Suriye” düşünemediğini söyledi. Tillerson başka bir Pazar programına gitti ve Esad’ın kaderinin “Suriye halkına” bağlı olduğunu söyledi. Yaklaşık 400.000 kişiyi öldüren ve Suriye nüfusunun yarısından fazlasının evlerinden olmasına neden olan yürek parçalayacak kadar zalim savaşın gerçekliğinde bu iki beyanın da bir zemini yok.

Esad’ın gitmesini kim sağlayacak? “Suriye halkı” altı yıldır ondan kurtulmaya çalışıyor ama o hala yerinde. Obama yönetimi en azından Esad’ın kimyasal silah kapasitesini teslim ettiğine inanıyordu ama geçen haftanın sinir gazı saldırısı aksini gösteriyor. Suriyelilerin iradelerini ifade edebilecekleri bir politik süreç yok. Sadece IŞİD’in geniş topraklar ele geçirmesine neden olan yıkıcı ve çok taraflı bir çatışma var.

“Rusya’yla bir olup IŞİD’i devirsek güzel olmaz mı?” diye sordu Donald Trump kampanyası sırasında. Ama onun güzel dediği şey o kadar uygulanabilir değil. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Esad’ın iktidarda kalmasına yardım etmek için askeri birliklerini gönderdi. Rusya’yla birlikte çalışmak Esad’ın çok sayıdaki vahşetini soğukkanlılıkla görmezden gelmek demek ve Trump’ın “canice öldürülen güzel bebekler” tanımı reel politiğin retoriği değildir.

Trump bir tür ittifak arayışında gibi görünüyordu ama sonra kimyasal saldırı geldi. Ve şimdi kimyasal silahları taşıyan uçakların havalandığı Humus yakınlarındaki Sharyat havaalanını bombalayarak Trump söylemde olmasa bile fiiliyatta Esad’a karşı cephe aldı. Dikkatli diplomatik beyanlar Birleşik Devletler ve Rusya’nın farklı amaçlar için çalıştığı bariz gerçeğini gizleyemez.

En azından kısmen Trump Obama yönetimi örneğini takip etmemek konusunda kararlı gibi görünüyor. 2012 yılında Başkan Barack Obama kimyasal silah kullanımını aşılmaması gereken bir “kırmızı çizgi” olarak açıkladı. Esad bunu aşınca Obama saldırmaya hazırlandı – ama son dakikada güç kullanımına yetki vermesi için kongreye danışmaya karar verdi. Talep Kongrede hiç gündeme bile gelmedi.

Trump o zaman Obama’nın engellenmesini hevesle destekledi. Kampanyasının başından sonuna kadar ABD’nin Suriye meselesine daha derinden dahil olmaması konusunda uyarı yaptı. Şimdi seyir füzeleriyle saldırma kararı her iki partiden de dış politika konusundaki gelenekçiler - bize Irak’taki savaş felaketini yaşatan kodamanlar – tarafından ABD’nin “güç” ve “kararlığını” gösterdiği için alkışlanıyor. Bu hepimizi endişelendirmeli.

Kırmızı çizgiler ve sembolik güç gösterileri bir plan oluşturmaz. Uzun zamandır ABD’nin Suriye’ye askeri müdahalesine karşı çıktım çünkü bu tür bir eylemin – olası olanlar içindeki parametrelerde – durumu nasıl daha iyi yapacağını anlamadım. Hala da anlamıyorum.

Esad’ı kimyasal silah kullanmaktan caydırmak için cezalandırıcı bir saldırının Suriye hükümetinin sahip olduğu ölümcül varil bombaları gibi konvansiyonel silahlara karşı savunmasız milyonlarca umutsuz sivili korumaya hiçbir faydası yok. Gerçekten de söylenene göre füzeler indikten kısa süre sonra Esad Sharyat’dan uçakları kaldırarak bir mesaj verdi; havaalanı ciddi zarar görse de pistler sağlamdı. Siviller aynı zamanda Rus güçlerinin, IŞİD’in ve cihatçı olan olmayan çeşitli muhalif grupların saldırısı altında.

Daha en başta Esad’ın kimyasal silah kullanarak neyi başarmayı umduğunu sorgulamalıyım. Birleşik Devletleri bir askeri eyleme zorlamak için yem miydi – böylece Trump ve Putin’in arasını mı açacaktı? Putin duygusal diyeceğiniz birisi değil ve Trump buna değeceğine ikna ederse Esad’ı yalnız bırakabilir. Putin ve Esad arasında böylesi bir satış en azından kısa vadede olası görünmüyor.

Seyir füzesi saldırısı tek seferlik bir uyarıysa hiçbir şeyi değiştirmez. Bir tür açılış salvosuysa bundan sonra ne olacak? Ya daha çok askeri müdahaleye doğru kaygan bir zemindeyiz ya da kelimelerle anlatılmaz katliama karşı çaresiz tanıklar olarak kalacağız. Belki başkomutan olarak eyleme geçen Trump bu alternatifler konusunda seviniyordur. Ama başka kimse neden sevinir anlamıyorum.


The Washington Post Çeviri: Serap Güneş


521

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA