Berta Cáceres’i kim öldürdü?

Honduraslı ödüllü çevre aktivisti Berta Cáceres’in öldürülmesine ilişkin davanın belgeleri, zanlıların Amerika tarafından eğitilmiş elit askeri birliklerle bağlantısını gösteriyor.

01 Nisan 2017 Cumartesi | Dizi

Nina Lakhani* / Çeviri: Serap Güneş


Sızan mahkeme belgeleri, Honduraslı çevreci Berta Cáceres cinayetinin, ülkenin ABD eğitimli özel kuvvetleri ile bağlantılı askeri istihbarat uzmanları tarafından planlanan bir yargısız infaz olduğuna dair şüphelere neden oldu.

Cáceres, bir yıl önce vurularak öldürüldüğünde bir hidroelektrik barajına karşı muhalefeti nedeniyle ölüm tehditleri aldığı için güya devlet koruması altındaydı.

Mart ayında evinde uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden çevre savunucusu Berta Cáceres, ‘telaş içinde çalışırken’ arkadaşlarına planlarından bahsedip böbürlenen bir tetikçiden bahsetmişti

Prestijli Goldman Çevre Ödülü’nün 2015’teki kazananı Cáceres’in öldürülmesi, uluslararası tepkilere ve ABD’ye uyuşturucuya karşı savaşında kilit bir müttefik olan Honduras’a olan askeri yardımını iptal etmesi çağrılarına neden oldu.

Cinayetle ilgili olarak aralarında bir muvazzaf iki de emekli subayın olduğu sekiz kişi tutuklandı.


Belgelerin gösterdiği

Yetkililer devletin aktivistin öldürülmesi ile ilgili olduğu iddialarını reddetti ve apar topar ordu ile ilişiği kesilen muvazzaf subay Maj Mariano Díaz’ın tutuklanmasını önemsiz gibi göstermeye çalıştı.

Ancak tutukluların The Guardian tarafından görülen ordudaki kayıtları ve mahkeme belgeleri şunları ortaya çıkarıyor:

*Madalyalı, tecrübeli bir özel kuvvetler askeri olan Díaz, 2015’te ordu istihbaratının başına atandı ve cinayet zamanında yarbay rütbesi için atama bekliyordu.

* Bir başka zanlı Teğmen Douglas Giovanny Bustillo, orduya Díaz ile aynı gün katıldı; birlikte görev yaptılar ve savcılar Bustillo 2008’de emekli olduktan sonra ikilinin görüşmeye devam ettiğini söylüyor.

* Díaz ve Bustillo ABD’de askeri eğitim aldılar.

* Üçüncü zanlı Çavuş Henry Javier Hernández, Díaz’ın doğrudan komutası altında çalışmış eski bir özel kuvvetler keskin nişancısı. Savcılar onun 2013’te ordudan ayrıldıktan sonra ordu istihbaratı için bir muhbir olarak da çalışmış olabileceğine inanıyorlar.

* Mahkeme belgeleri, savcıların cinayetle ilgili olduğuna inandığı şifreli ifadeler içeren cep telefonu mesajlarının kayıtlarını da içeriyor.

* Telefon kayıtlarına ve Hernández’in ifadesine göre Bustillo ve Hernández, Cáceres’in yaşamakta olduğu La Esperanza kasabasını ölümünden önceki haftalar içinde birçok kez ziyaret etti.

* Soruşturmaya yakın yasal kaynaklardan biri The Guardian’a şunları söyledi: “Berta Cáceres cinayeti, suikastçı olarak sivillerin tutulmasının kesinlikle normal olduğu, ordu istihbaratı tarafından tasarlanmış, iyi planlanmış bir operasyonunun tüm özelliklerini taşıyor... Yürüttüğü kampanya ile devlet açısından açıkça sorun haline gelmiş olan onun gibi yüksek profilli birinin ordu üst komutasının en azından örtük izni olmaksızın cinayete kurban gidebileceği pek mantıklı değil.”


Kodaman parmağı

Honduras Savunma Bakanlığı, The Guardian’ın ısrarlı görüş alma taleplerini reddetti ama Genelkurmay Başkanı ülkede ordu ölüm mangalarının faal olduğuna dair iddiaları kısa bir süre önce reddetti.

2009 askeri darbesinden bu yana en az 123 aktivistin öldürülmesi sonrasında Global Witness grubu, politikacıların ve iş dünyasından kodamanların parmağına işaret ediyor

Bilinen bir askeri geçmişleri olmayan beş sivil de tutuklandı. Bunlar arasında Cáceres’in karşı çıktığı uluslararası sermayeli Agua Zarca hidroelektrik barajının müdürü Sergio Rodríguez de var.

Hidroelektrik barajı, ordu ve hükümette çok derin bağlantıları olan Desarrollos Energéticos SA, (Desa) öncülüğünde bir proje. Şirketin başkanı Roberto David Castillo Mejía, eski bir ordu istihbarat subayı ve sekreteri Roberto Pacheco Reyes eski adalet bakanı. Desa eski teğmen Bustillo’yu 2013-2015 yılları arasında güvenlik şefi olarak çalıştırmış.


33 ölüm tehdidi

Cáceres, baraj karşıtı kampanyası nedeniyle 33 kez ölüm tehdidi aldığını bildirmiş. Bunlar arasında Desa çalışanlarının birçok tehdidi var. Desa, cinayetle bağlantısını inkâr ediyor.

Cáceres 2 Mart günü saat 11:30 civarında öldürüldü. En azından dört kişi oldukları tahmin edilen suikastçılar, Cáceres’ın La Esperanza civarında yeni taşındığı güvenlikli siteye girdiler.


Soruşturma süreci

Berta Cáceres, 2015 yılında, yerel sakinlerin bir baraj projesine karşı mücadele ettiği Gualcarque nehri yakınında halka konuşma yapıyor.

Kasabanın girişinde bir kontrol noktası. Normalde polis memurları veya askerlerin beklediği bu nokta, tanıkların The Guardian’a söylediğine göre cinayetin işlendiği gece boş bırakılmış.

Soruşturmayı yürüten makamlar ilk başta katilin eski bir aşık veya arasının bozuk olduğu bir iş arkadaşı olduğunu ima etmişler ancak uluslararası tepkilerin artmasından sonra Mayıs 2016’da Díaz, Bustillo ve iki başka kişi daha tutuklanmış.

En sonunda Meksika’da tutuklanan Hernández, mahkemede ayrıntılı ifade veren tek zanlı. Cinayette yer aldığını kabul etmiş ama baskı altında işlediğini söylüyor.

Sekiz zanlının hepsi cinayet ve cinayete teşebbüsle suçlandı ancak Hernández dışında hiçbir cinayette yer aldığını kabul etmiyor ve mahkemede ifade vermiyor.

Savcılar, mahkemeye gönderilen telefon kayıtlarının, bir cinayet ihalesinin ödemesine dair şifreli görüşme olan bir metin mesajı da dahil, üç ordu mensubu arasında yoğun iletişim olduğunu gösterdiğini söylüyorlar.


ABD bağlantıları

Tegucigalpa’daki ABD elçiliğine göre Amerikalı uzmanlar soruşturmaya en başından beri dahildi.

Senato Dış İlişkiler Komitesi’nin kıdemli üyesi Senatör Ben Cardin, ABD desteğinin şartsız olmaması gerektiğini söylüyor: “Honduras’ta hukukun üstünlüğünü geliştirme konusunda kararlılığımızı güçlendirmekle kalmamamız, aynı zamanda insan hakları ihlalleri ve sivil topluma yönelik saldırılar konusunda daha büyük hesap verilebilirlik de talep etmemiz gerekiyor.”

Geçtiğimiz yıl The Guardian, eski bir Honduras askerinin Cáceres’in adını ABD tarafından eğitilmiş birliklere aktarılan bir infaz listesinde gördüğünü söylediğini yazmıştı.

Şimdi hayatından endişe eden eski bir üyeye göre Mart’ta katledilen bir çevre aktivistinin ölüm emri, ABD özel kuvvetlerince eğitilen bir birliğe verilmiş

Teğmen Rodrigo Cruz, iki elit birliğe aktivistlerin adları ile fotoğraflarının bulunduğu listeler ve her bir hedefi ortadan kaldırma emri verildiğini söylüyor.

Cruz’un birlik komutanı emre uymak yerine firar etmiş. Birliğin geri kalanı ise bunun üzerine izne ayrılmış.

The Guardian ile yaptığı bir takip mülakatında Cruz, infaz listesinin Honduras ordusu genelkurmayı tarafından kendi birliğinin de bağlı olduğu Xatruch görev gücü komutanına verildiğini söyledi.

Misilleme korkusuyla adının gizli tutulmasını isteyen Cruz, Cáceres’in öldürülmesi ardından firar etmiş ve halen kaçakta. Eski meslektaşlarının yerleri ise bilinmiyor.


‘Her taşın altına bakıldı’

The Guardian’ın haberinden sonra Honduras’ın ABD elçisi Jamen Nealon iddiaları soruşturma sözü verdi ve geçen haftaki röportajında her taşın altına bakıldığını söyledi.

“Görüşebilecek herkesle görüştüm, ekibimin üyeleri de bunu yaptı ve böyle bir infaz listesini hiç kimse hazırlayamaz” dedi Nealon.

Ancak Nealon, elçiliğin Xatruch komutanı ile görüşmediğini söyledi. İddia edilen infaz listesi konusunda bilgisi olanlar dahil aktivistler, The Guardian’a Amerikalı veya Honduraslı yetkililerin kendileriyle görüşmediğini söylediler.

Western New England Üniversitesi Klinik Hukuk Bölümü profesörlerinden Lauren Carasik, Amerika’nın Honduras’a yönelik tereddütsüz desteğinin yüksek profilli yargısız infazların planlayıcılarının cezasızlığını tolere ettiğini gösterdiğini söylüyor: “Washington, Honduras ordusunun Cáceres’in yargısız infazındaki parmağını gösteren kanıtları vicdanı rahat bir şekilde görmezden gelmeye devam edemez.”

Güvenlik güçleri tarafından işlenen yargısız infazlar ve yaygın cezasızlık, Honduras’taki en ciddi insan hakları ihlalleri arasında bulunuyor, ABD Dışişleri Bakanlığı’na göre.

Yine de ABD, Honduras’a ordu ve polis desteğinde ana tedarikçi durumunda ve geçtiğimiz yıl 18 milyar dolar yardımı onaylamış.


130 cana mal olan toprak mücadelesi

Tartışmalı Agua Zarca Barajı’nın kurulacağı Gualcarque nehri, yerli topluluklar için kutsal sayılıyor.

Geçtiğimiz yıllarda ABD desteği, özgün olarak 1980’lerin “kirli savaşında” bir kontrgerilla gücü olarak kurulmuş olan Honduras’ın özel kuvvetler birliklerine yoğunlaştı.

Elit birlikler görünüşte terörü, organize suç ve çeteleri hedef alıyor ancak kampanyacılar Honduras istihbarat aygıtının sorun çıkaran topluluk önderlerini hedef almak için kullanıldığını söylüyor.

Toplumsal aktivistlere yönelik şiddet, ordu destekli bir darbe, 2009 yılında popülist Başkan Manuel Zelaya’yı devirdiğinden bu yana tırmanışta. O zamandan bu yana en az 124 toprak ve çevre kampanyacısı öldürüldü.

Yolsuzluk izleme örgütü Global Witness tarafından yapılan yakın tarihli bir araştırma, ordu, iş dünyası ve siyaset elitlerinin darbeden bu yana pıtrak gibi çoğalmış olan çevreye zararlı mega projelerdeki parmağını ortaya koyuyor.

Palmiye yağı fabrikatörleri, biyoyakıt olarak kullanım ve karbon ticareti için daha da çok ağaç yetiştiriyor. Peki bu karlı araziler üzerinde geçimlik tarımla uğraşanlara ne oluyor?

Ülkenin en sorunlu bölgelerinden biri kuzeydeki Bajo Aguán. Burada palmiye yağı şirketleri ile köylü çiftçiler arasında son altı yılda 130 cana mal olan bir toprak mücadelesi sürüyor.

Bajo Aguán aynı zamanda Honduras ordusundaki iki özel kuvvetler birliğinden biri olan 15. Tugay’ın da bulunduğu bölge ve özel kuvvetlerin eğitim merkezi.


Díaz’ın katıldığı kurslar

Şüphelilerden ikisi, Díaz ve Hernández, tugayda 15 yıl birlikte görev yaptılar; Cruz’un elit birliği de Bajo Aguán’da konuşluydu.

Büyükelçi Nealon, Díaz, Hernández veya Bustillo’nun Honduras’taki ABD eğitimlerine katıldıklarını gösteren hiçbir kayıt olmadığını söyledi.

“Polis ve askerlere yönelik eğitim programlarımız, insanlara insan haklarının nasıl ihlal edileceğini veya insan hakları ihlaline uygun olduğunu düşündükleri bir ortamı nasıl yaratacaklarını öğretmek için tasarlanmadı; aslında bunun tam aksini amaçlıyor” dedi Nealon.

Honduras ordusunun kayıtları Díaz’ın Tegucigalpa ve The Bajo Aguán’daki özel kuvvetler üslerinde birçok kontrgerilla kursuna katıldığını gösteriyor.

Öte yandan 1997’de Georgia, Fort Benning’de bir liderlik kursuna ve 2005’te Inter American Hava Kuvvetleri Akademisi’nde bir kontr-terör kursuna da katılmış.

Mahkeme belgeleri aynı zamanda, tutuklandığında 44 yaşında olan Díaz’ın bir yandan terfi beklerken, diğer yandan uyuşturucu ticareti ve insan kaçakçılığından soruşturulmakta olduğunu ortaya koyuyor.

Ordu kayıtları, 1997’de Bustillo’nun daha sonra insan hakları ihlallerine bulaşan yüzlerce Latin Amerikalı subayın eğitim gördüğü Georgia, Fort Benning’deki School of the Americas’ta lojistik ve ağır silah kurslarına katıldığını gösteriyor.


Berta Cáceres kimdir?

Berta Isabel Cáceres Flores, 4 Mart 1973’te doğan Honduraslı bir çevre aktivisti, yerel hakları savunucusu. Lenca halkı tarafından kutsal sayılan Gualcarque Nehri’ne yapılacak baraj projesine karşı öncülük ettiği kampanyayla ön plana çıkan Cáceres, 2015 yılında dünyanın çeşitli bölgelerindeki önde gelen çevrecilere verilen prestijli Goldman Çevre Ödülü’ne layık görüldü. Kendisi de bir Lenca yerlisi olan Cáceres, eylemleriyle birçok projenin durmasını sağladı. Aktivist, 3 Mart 2016’da evine giren silahlı kişiler tarafından öldürüldü. Cinayet halen soruşturuluyor; birçok kişi cinayette ABD parmağı olduğunu düşünüyor. 


Lenca yerlileri, üzerine baraj yapılmak istenen Gualcarque Nehri’ne kutsallık atfediyor.


* The Guardian, 28 Şubat 2017



1677

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA