Onbinlerden Amed’e selam

Bu yıl Almanya merkezli yapılan Newroz’un durağı Frankfurt kentiydi. Newroz’un, Frankfurt’ta yapılması dolayısıyla kent adeta olağanüstü hali andıran bir görünüme büründü.

20 Mart 2017 Pazartesi | Toplum-Yaşam

MEHMET ZAHİT EKİNCİ / FRANKFURT 


Bu yıl Almanya merkezli yapılan Newroz’un durağı Frankfurt kentiydi. Newroz’un, Frankfurt’ta yapılması dolayısıyla kent adeta olağanüstü hali andıran bir görünüme büründü. Kürdistanlıların Frankfurt’un iki değişik noktasından Newroz kutlamalarının yapılacağı güzergahlar polis panzerleri, toma ve akrep diye nitelendirilen araçlar ile adeta etten duvar örülmüş. Frankfurt’un polisi yetmiyormuş gibi çevre illerden hatta NRW ve Rheinland-Pfalz eyaletlerinden polis takviyesi yapıldı. Halbuki tüm bu güvenlik önlemleri gereksizdi. Sonuçta Kürtler barışçıl bir yürüyüş yapıp Frankfurt’u Newroz alanına çevireceklerdi. Zaten öyle de oldu.

Anlamsız tutum

Son zamanda Alman hükümeti tarafından yasaklanan YPG, YPJ ve Öcalan’ın posterleri başta olmak üzere daha önce yasaklanan bayrak ve flamaların taşınmaması yönünde Frankfurt polisi tarafından sık sık megafonla anonslar yapıldı. Yasaklı falamaları taşıyan insanlar hakkında yasal işlem yapılacağı hatta yürüyüş kollarında insanlara zorluk çıkartılarak yürüyüş yapmaları sık sık engellenmeye çalışıldı. Özellikle Alman toplumunun yoğunluklu olduğu noktalarda polisin yasakçı tutumu gözden kaçmadı. Çünkü Alman polisi Kürt halkı ile emekçi Alman halkının yan yana gelmesini ve birbirlerinden etkilenmesini istemiyordu. Sarı kolda fazla sorun yaşanmasada kırmızı kolda bu gerginlik sık sık yaşandı. Alman polisinin provokatif ve anlamsız tutumuna karşı Kürdistanlılar ‘Yasaklarınız ve para cezalarınız bize vız gelir’ dercesine binlerce Öcalan, YPJ ve YPG bayrağı ile yürüdü. Alman polisinin katı disiplini ve Kürdün inadı çatışınca inadın galip geldiği görüldü.

Son yılların en kalabalık Newroz’u

Bu seneki Newroz’a gençler ve kadınlar adeta damgalarını vurdu. Son yılların en kalabalık Newroz’uydu. İki koldan onbinlerce Kürdistanlının Newroz alanına akması tek kelimeyle muhteşemdi. Yedisinden yetmişine tüm Kürdistanlıların gözünde inanca, zafere ve özgürlüğe dair Demirci Kawa’nın ateşini aydınlığını görmek mümkündü. Kürt anneler en güzel elbiselerini giyerek Frankfurt’u adeta renkler bahçesine çevirmişti. Bakurlusu, Rojavalısı, Rojhilat ve Başurlu binlerce genç tek yürek, tek vücut olmuş bir şekilde kortejlerin en önünde yürüyerek sömürgecilere karşı belki de en güzel cevabı verdiler. Frankfurt Frankfurt olalı böylesi bir coşkuya ilk kez ev sahipliği yapıyordu. Pencere ve kapılara çıkan yüzlerce insan rengarenk bir şekilde baharı müjdeleyen bu insanların yürüyüşüne ve coşkularına ortak oluyordu. 


En güzel birlik mesajı verdiler

Kürdistanlılar Newroz’un yapılacağı Frankfurt kentine bir gün önce yani gece yarısı yolla düşmelerine rağmen hiçbir yorgunluk belirtisi görülmedi. Newroz’un yapıldığı alanın onlarca noktasında halaya tutuşan gençler en güzel birlik mesajını verdi. Örneğin Güney Kürdistan bayrağını taşıyan gençlere karşı kimsenin olumsuz bir tavrı olmadı. Bu Güney’in işbirlikçi ihanetine verilebilecek en güzel cevaptı. Newroz’un yapılacağı alan adeta bir insan deryasına dönüşmüştü. Yürüyüş kollarındaki insanların mahşeri kalabalığı insana adeta adım attırmıyor. Alan baştan başa standlarla kaplı. Kitap ve CD satandan halka tatlıdan, karpuz çekirdeğine kadar bir çok stand kurulmuş. 

Newroz’da, ‘Newroz’ doğdu

Newroz alanı Kürdistanın dört parçasından gelen Kürdistanlılarla ortak buluşma alanına dönmüştü. Anaların genç kızları süzmesi gözden kaçmıyor. Kürt kızları endamları ve güzelikleriyle adeta Newroz çiçekleri gibi arzı endam ediyor. Rojavalı bir kadın hamile olmasına rağmen yürüyüşe katılınca yürüyüş esnasında olan oluyor. Bir anda sancısı tutan kadın hemen hastahaneye kaldırılıyor ve bir kız çocuğu dünyaya getiriyor adını ‘Newroz’ koyuyorlar. Newroz bir anda tüm Kürdistanlıların yüreğinde yeşeren bir umudun muştusu oluyor. 

Alman polisi alanın dört etrafını kuşatmış duygusuz gözlerle bu sevinci izlemekle yetiniyor. Polislerle konuşmaya meraklı olan Kürdistanlılar bu sefer nedense polisle hiç muhatap bile olmuyor. Kendisiyle tercüman aracılığı ile konuştuğumuz bir Alman polis Öcalan’ın esaret altında olmasının kendisini de üzdüğünü ve bu insanları anladığını söylüyor. İsmini yazıp yazmayacağımı sorunca kaçarcasına bizden uzaklaşıyor. Muşluların deyimiyle Keroooo diyesi geliyor insanın.

Kamuran Yüksek’in konuşma için sahne-ye gelmesi kitle arasında büyük bir dalgalanmaya sebep oluyor. Yüksek, Newroz’un özgürlüğe gebe olduğunu söylüyor. ‘Umutlarımız da, inancımız da Newroz ateşinin sıcaklığında olmalı’ diyor. ‘Amed’in selamını size sizin selamınızı Amed’e götüreceğim’ diyor. Bu konuşmalar karşısında Kürt’ün zılgıtı ve coşkusu bir şamar gibi iniyor kapitalistlerin inşaa ettiği yüksek binalara…

Alan adeta kıyamet günü gibi karışık

Akşama doğruda yol telaşı başlıyor. Düzenin yerini koşturmaca, sevincin ve coşkunun yerini stres ve telaş alıyor. Herkes bir an evvel otobüsünü bulma telaşı içinde. Tüccarlıktan iyi anlayan bir çok insan da ellerinde yarım kalmış mallarını yarı fiyatına satma telaşında. İnsanlar birbirine çarpıyor, telaşlar birbirine karışıyor. Alan adeta kıyamet günü gibi karışık. Biz de erkenden Hamburg’a gidelim diye Hamburg otobüsünün geleceği noktaya giderken otobüsün gelmediğini görüyoruz. Şöför polisin her tarafı kapattığını ve gelemeyeceğini söyleyince zar zor topladığımız insanlarla alandan 4 kilometre uzaklıkta bulunan otobüsün bulunduğu noktaya gitmeye çalışıyoruz. Tam yola çıkarken Rojavalı iki ailenin gelmediğini farkediyoruz. Telefonla ulaşılan aileler gezmek için Frankfurt merkezine gittiklerini ve kaybolduklarını söyleyince bize Halil Sezai’nin ‘İsyan’ şarkısını söylemek kalıyor. ‘Allahım ne olur bir gün zamanında Hamburg’a gidebilseydim’ diyorum içimden. Geçen Strasbourg yürüyüşünde otobüsümüzün camlarını kırmışlardı. Bu sefer de turistik Frankfurt gezisine çıkmış kardeşlerimizi bekliyoruz. Bir buçuk saat gecikmeli yola çıkıyoruz. İlgimi çeken en ilginç nokta ise gecikmeler ve düzensizlik sonucu bir daha uzak yerlerde yapılan etkinliklere asla katılmayacağım diyen insanlar hepsi otobüste... Welatparezlik (Yurtseverlik) işte böyle bir şey diye gözlerimi kapatıyorum. Gözlerimi kapatıp yazacağım yazının kurgusunu düşünüyorum. Sonuçta böylesi bir izlenim yazısı ortaya çıkıyor… 


FOTO:MEHMET ZAHİT EKİNCİ

FOTO:MEHMET ZAHİT EKİNCİ


FOTO:MEHMET ZAHİT EKİNCİ


FOTO:MEHMET ZAHİT EKİNCİ


FOTO:MEHMET ZAHİT EKİNCİ


FOTO:MEHMET ZAHİT EKİNCİ


FOTO:MEHMET ZAHİT EKİNCİ


FOTO:MEHMET ZAHİT EKİNCİ

 Foto: ŞAHİN BOZLAR

 Foto: OSMAN OĞUZ

 Foto: OSMAN OĞUZ

 Foto: OSMAN OĞUZ

Foto: ADEM KARAÇOBAN

1286

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA