Görme bozukluklarında kök hücre kullanımı yaygınlaşıyor

Geçtiğimiz haftalarda 14 retinis pigmentosa hastasının kök hücre enjeksiyonuyla görme fonksiyonlarının iyileştiği haberinin ardından bu kez de yaşlılık nedeniyle görme bozukluğu yaşayan bir kişi kök hücreler kullanılarak tedavi edildi.

18 Mart 2017 Cumartesi | Toplum-Yaşam

Bilim-Teknik / GÜNDEMİ / HAZIRLAYAN: DOĞAN BARIŞ ABBASOĞLU



Geçtiğimiz haftalarda 14 retinis pigmentosa hastasının kök hücre enjeksiyonuyla görme fonksiyonlarının iyileştiği haberinin ardından bu kez de yaşlılık nedeniyle görme bozukluğu yaşayan bir kişi kök hücreler kullanılarak tedavi edildi.  Japonya’nın Kobe şehrinde bulunan RIKEN – Retina Yeniden Üretim Laboratuvarı’nda yaşlılığa bağlı retina dejenerasyonu nedeniyle tedavi gören bir kadına kendi cilt hücrelerinden elde edilen kök hücreleri enjekte edildi. Cilt hücreleri üzerinde genetik modifikasyon yapan bilim insanları bunları önce kök hücreye sonra da retinadaki IPS hücrelerine çevirdi. Bu hücreler de daha sonra hastanın gözüne enjekte edildi. Enjeksiyondan önce hastanın gözünden dejenerasyon nedeniyle oluşan plaka da alındı. 2014 yılında gerçekleştirilen bu operasyonun sonuçları geçtiğimiz hafta açıklandı. Açıklamada tedavinin yalnızca hasta kadının görüşünü daha iyi bir hale getirmekle kalmadığını aynı zamanda dejenerasyonu da büyük ölçüde durdurduğu ifade edildi. Tokyo Üniversitesinden IPS Hücre Araştırma ve Uygulama Merkezi direktörü Shinya Yamanaka, araştırmanın sonuçlarını inanılmaz olarak nitelendirdi. Bu merkez retina hücrelerini oluşturma konusunda yaptığı çalışma ile Nobel Tıp Ödülünü kazanmıştı. Bilim insanları halen kök hücre tedavileri konusunda bölünmüş durumda. Programlanmış hücrelerin doğal saatlerinin daha kolay bozulduğuna ve dolayısıyla kanser oluşumuna daha yatkın olduğunu düşünen çok sayıda bilim insanı bulunuyor. Bu nedenle kök hücre tedavilerinin güvenli olduğuna yönelik çalışmaların daha yılları alabileceği ifade ediliyor. 


Beyinin ne kadar hızlı yaşlandığını belirleyen gen keşfedildi


İnsan beyni genelde 65 yaş civarında artan bir oranda hızla yaşlanmaya başlıyor. Bazı insanlarda ise bu yaşlanma çok daha geç gerçekleşiyor. ABDli bilim insanları beyinin yaşlanmasını hızlandıran geni keşfettiklerini düşünüyor. ABD’nin Columbia Üniversitesinden uzmanlar beynin yaşlanmasını tetikleyen genin keşfinin bunama başta olmak üzere yaşlılığa bağlı birçok nörolojik hastalığın önüne geçilebileceğini ifade ediyor. Columbia Üniversitesi Tıp Fakültesinden Herve Rhinn’in başkanlığındaki bir ekibin yaptığı çalışmada 65 yaşında TMEM106B geninin harekete geçerek beyindeki yaşlanmayı kontrol ettiği tespit edildi. Bu genin “kötü” versiyonlarına sahip olan kişilerde beyin 10-12 yıl daha yaşlı gözükürken sağlıklı kopyalarına sahip olan kişilerde ise beyin normal faaliyetlerini sürdürüyor. Bu keşifle birlikte artık bilim insanları kişinin sahip olduğu TMEM106B geninin durumuna bakarak nörolojik hastalıklara yakalanma risklerini daha rahat tespit edebilecek. Geçtiğimiz yıllarda yapılan araştırmalarda da bilim insanları bazı genlerle Alezheimer ve Parkinson hastalıklarının ilişkisini tespit etmişti. Araştırmacı Herve Rhinn, araştırmanın sonuçlarının fayda getirmesini beklediğini ancak şu ana kadar tanımlanan genlerin bu hastalıklara etki eden mekanizmanın oldukça küçük bir kısmını oluşturduğunu ifade ediyor. Bazı yaşlı bireylerin genç, bazılarının da yaşından oldukça ileri gözüktüğünü belirten Dr Asa Abeliovich ise aynı şekilde beyinde de bunun gözlemlendiğini ve özellikle beynin yüksek mental beceri gerektiren işler için kullandığı ön korteksin yaşlanma düzeyi konusunda bilgi verdiğini söyledi.  


İdrar astronotlar için gübre olacak

Eğer Mars ya da Ay’da kurulacak uzay üslerinde yaşamayı planlıyorsanız sağlam bir mideniz olmalı. Zira bilim insanları, üste bulunan insanlardan elde edilecek olan idrar ve terden gübre olarak faydalanmanın planlarını yapıyor. Uzayda şu anda insanların tek kalıcı üssü Uluslararası Uzay İstasyonu. Bu istasyonda kalan astronotların ihtiyaçlarının tamamı dünyadan götürülen kargoyla karşılanıyor. Ancak söz konusu Mars gibi hedefler olunca bu tür üslerde kalacak olan astronotların kendi kendilerine yeter bir sistem oluşturmalar gerekiyor. Almanya’da uzay misyonlarında yenilenebilir gıda kaynakları konusunda Alman Uzay Seyahatleri Merkezi’nde araştırmalar yürütülüyor. Bu alanda çalışmalarda bulunan bitki fizyoloğu Jens Hauslage, idrarla beslenen bir domates bitkisi geliştirdiklerini söyledi. Dünyadaki eko sistem bitkileri oksijen ve besinle sürekli beslerken Mars’ta böyle bir ortam bulunmuyor. Bilim insanları da en önemli mineral kaynağı olarak insanı belirlemiş durumda. İnsan idrarında bitkilerin yetiştirilmesinde faydalı olabilecek çok sayıda mineral bulunuyor. Laboratuvar şu anda merkezlerinde bitkileri Mars’a benzer koşullarda yetiştirmeye çalışıyor. Bundan sonraki adım ise yörüngeye içinde iki adet minyatür seranın bulunduğu bir uydu fırlatmak. Uydu yörüngedeyken içindeki seralarda bulunan domates fideleri 16 kamera tarafından izlenecek. Bu fidelerin besin tankında ise sentetik idrar olacak. 



Mona Lisa gerçekten gülümsüyor!


Leonardo da Vinci’nin en ünlü eseri Mona Lisa’da resmedilen kadının yüz ifadesinin mutlu mu mutsuz mu olduğu, gülümseyip gülümsemediği hep tartışılagelmiştir. Bilim insanları tarafından yapılan en son araştırmada Mona Lisa’nın gülümsediği bir kez daha onaylandı. İngiltere’de yapılan araştırmaya katılan deneklere Mona Lisa’nın üzerinde bilgisayarla oynanmış birçok versiyonu gösterildi. Deneklerin tümü orijinal Mona Lisa tablosunun gülümsediği ve mutlu olduğunu söyledi. Denekler Mona Lisa’nın yüzü ters çevrilip farklı açılardan gösterildiği zaman dahi Mona Lisa’nın gülümsediğini söyledi. İnsanların karşılarındaki kişilerin yüzlerindeki ifadelerden yaptıkları çıkarsamalar konusunda oldukça etkili işleyen bir sistemi var. İnsan beyni duyguları, önsezi gibi çıkarsamaların oluşmasını sağlayan amyglia bölgesi sayesinde karşısındakinin üzgün mü mutlu mu ya da sinirli mi olduğunu bir bakışta anlayabiliyor. Hatta insanlar bu sistemle karşılarındakinin güvenilir olup olmadığı yönünde yargılara da ulaşabilir. 


738

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA