Lars Von Trier’in en vahşi filmi

Lars von Trier, çekimlerine İsveç’te başladığı yeni filmi ‘The House That Jack Built’in şimdiye kadar çektiği ‘en şiddet içeren ve en vahşi’ filmi olacağını söyledi. Ancak Trier’in filmi için Cannes Film Festivali organizatörleri ile pazarlığa başladı.

16 Mart 2017 Perşembe | Kültür-Sanat

Von Trier’in yeni filmi “The House That Jack Built”, Matt Dillon tarafından canlandırılan Jack isimli bir seri katilin, 1970’li yılların Amerikasında on yıl süren cinayetlerini anlatıyor. Jack’in kurbanlarını oynayan oyuncular arasında Uma Thurman, Sofie Gråbøl, Riley Keough var. Von Trier, Şubat ayında bir açıklama yaparak filmin “fare kral” Donald Trump’ın yükselişinden ilham aldığını açıkladı. 

Yaklaşık 8.7 milyon euro bütçeye sahip olan filmin çekimleri geçtiğimiz hafta İsveç’in Dalsland kentinde başladı. Dalsland’da Dillon, Thruman ve filmin yapımcıları ile birlikte bir basın toplantısı gerçekleştiren Von Trier, filmin “belki de şimdiye kadar yaptığı en geleneksel film” olduğunu söyledi. Jack’in tüm kurbanlarının kadın olduğunun söylenmesi üzerine şöyle dedi: “Bu doğru değil. Ancak tüm hikayeyi okumasam ve birkaç erkek eklemesem öyle olabilirdi.”

İlk başta bir TV filmi olarak düşünülen proje Mayıs ayında Kopenhag’a taşınacak ve karmaşık görsel efekt çalışmalarının yapılacağı büyük bir post prodüksiyon sürecine girecek. 


Cannes yasağı kalkacak mı?

Filmin yapımcılarından Louise Vesth, yeni filmin festival programında Cannes’ın yer alabileceğinin ipucunu verdi ancak Von Trier daha ileriye giderek şöyle dedi: “Cannes’da tanıdığım insanlarla konuştum ve… yani, belki.”

2011’deki tartışmalardan evvel Von Trier en çok ödülü kazanmış düzenli bir Cannes katılımcısıydı. Kazanan filmler arasında Altın Palmiye ödüllü 2000 tarihli “Karanlıkta Dans” müzikali ve jüri özel ödülü kazanan 1996 tarihli “Dalgaları Aşmak” bulunuyor. Filmlerindeki oyuncular da festival tarafından takdir edildi; “Karanlıkta Dans”tan Björk, “Deccal”den Charlotte Gainsbroug ve “Melankoli”den Kristen Dunst en iyi kadın oyunu ödülünü kazandı. 2011 yılında yaptığı yorum sebebiyle ise festivale katılması yasaklandı. 

Yorumlarından sonra özür dileyen Von Trier, birkaç ay sonra özrünü geri çekti. 2014 yılında iki parçalık filmi “Nemfomanyak”ı Berlin Film Festivali’nde sunarken, üzerinde Cannes logosu bulunan ve “Persona Non Grata” yazan bir tişört giyiyordu. 


Dillon: Güvenli ellerdeyim

Daha önce “Nemfomanyak”ta ufak bir rolü olan Thurman, Von Trier’i “oyuncular için harika bir yönetmen… inanılmaz derecede duyarlı ve hassas” sözleriyle yanımladı. Dillon ise şöyle dedi: “Lars’ın filmleri her zaman nev-i şahsına münhasırdır. Bir oyuncunun bakış açısıyla, her zaman performanslardan etkilenmişimdir. Biz oyuncular biliriz ki bazen iyi bir performans sunabilirsin ve öyle bir şekilde kurgulanır ki gözlerini devirirsin… Ama ben Lars’ın güvenli ellerinde olduğumu hissediyorum.”


O Hitler’i oynamamış mıydı?

Yönetmen “The House of Jack Built”de ünlü İsviçreli oyuncu Bruno Ganz’ın oynadığı kısım ile ilgili yorum yapmaktan çekindi ancak Cannes tartışmasına taş atma fırsatını kaçırmadı. Von Trier, oyuncunun 2004 yapımı “Çöküş” filmindeki rolüne gönderme yaparak “O Hitler’i oynamamış mıydı?” dedi.   


 KÜLTÜR SERVİSİ


633

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA