Saarland 'Hayır' diyor, 'Hayır'a çağırıyor

Almanya'nın Saarbrücken kentinde sivil toplum kuruluşları 16 Nisan'daki referandumda başarılı bir Hayır kampanyası için çalışmalarını yoğunlaştırdı.

15 Mart 2017 Çarşamba | Haber

ERKAN GÜLBAHÇE  / SAARBRÜCKEN


Almanya'nın Saarbrücken kentinde sivil toplum kuruluşları 16 Nisan'daki referandumda başarılı bir Hayır kampanyası için çalışmalarını yoğunlaştırdı. 

Dersim Kolektifi Derneği lokalinde bir araya gelen HDK-A Saarbrücken, Saarbrücken Demokratik Kürt Toplum Merkezi (DKTM), Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Saarland, Dersim Kolektifi Derneği, Êzîdî Bakur Meclisi, FC Kandil ve Civaka Îslamiya Kürdistan (CÎK) Saarland Komitesi temsilcileri, Saarland Hayır Platformu'nu oluşturdu. 

Alınan kararla bundan böyle bireysel yürütülen çalışmalar ortaklaştırılacak. Yapılan planlama çerçevesinde toplantıları gerçekleştirilerek, seçmenle birebir temasa geçilecek. Ayrıca, seçim sürecinde Saarland eyaletindeki seçmenler, otobüslerle Mainz kentindeki Türkiye Başkonsolosluğu’na götürülecek. 

Saarland Hayır Platformu bileşenleri gazetemize seçmenin neden 'Hayır' demesi gerektiğini şöyle anlattı: 

Özkan Korkmaz (Alevi Kültür Merkezi Saarbrücken): 

"Biz ezilenler olarak birlik ve beraberliğin kaçınılmaz olduğunu düşünüyoruz. AKP, 2002 yılından bu yana kendinden olmayanlara karşı yıldırma ve korkutma siyaseti yürütüyor. Toplumu ayrıştırarak kendine oy verenlerin dışında kalan tüm kesimleri eziyor. Kendinden olmayanları işsiz bırakıyor, dıştalıyor. Bu dikta rejimi kardeşi kardeşe düşman yapıyor. Vatana ve millete yaptığı kötülüklerden dolayı yargılanmaktan korkan Erdoğan ve yandaşları, şimdi de başkanlık sistemi ile kendini sonsuz dokunulmazlık zırhına bürünmek istiyor. Ailesini ve kendini korumak için şimdiden anayasa değişikliği yaparak tüm işlediği suçlardan arınmaya çalışıyor. Yargı, yasama yürütmeyi kendi tekeline alarak tek kişi yönetimi ile kurtulacağı anayasa değişikliğine 'Hayır' diyoruz. Tüm Alevilere çağrımız; herkesin referanduma katılarak 'Hayır' oyu vermesidir." 


Haydar Şengül (Dersim Kolektifi): 


"Dersim Kolektifi olarak kurumsal düşüncemiz, ülke coğrafyasında yaşayan tüm halkların inançların, azınlıkların ve farklı yaşam tarzlarının eşit yaşayabileceği bir düzen mümkün.

Yakın zamanda yapılacak olan referandumda çalışmalarımızın ana ekseni, halkların kardeşliği ve bütünlüğünü inşaa edecek dağınık halk kitlelerini bir araya getiren ve birliktelikleri ileri taşıyan bir çalışmadır. Salt Erdoğan ve AKP karşıtlığı değil, her türden ayrışmacı, kutuplaştırıcı siyaset ve görüşlere karşı Birleşik Halk Cephesi'nin kurulması gerekir. Baskı ve zulmün artacağı yeni bir süreç karşısında Birleşik Halk Cephesi gerek savunma gerekse gerici saldırıları boşa çıkarmada hazırlıklı olmak durumundadır. Yakın zamandaki Gezi Parkı'ndaki birlikteliklerin yeniden inşaa edilmesi önümüzdeki süreçte başlıca görevdir. Kurulan platformda dar grupçu mantıktan kopmak ve ben merkezci anlayışın önüne geçmek bizler için çok önemli. Kendi dünya görüşü, amaç ve hedeflerini, özgül çalışmalarını kendisi içinde devam ettiren gruplar ve siyasi partiler, Hayır Platformu'nda özellikle daha dikkatli olmak zorundadır. Bizler çok renkli bir Hayır platformunun daha verimli olacağını düşünüyoruz. Dersim Kolektifi üzerine düşen görevi yerine getirmek için elinden geleni yapacak."


Fahrettin Zerey (CÎK Saarland Komitesi): 

"Kürdistan'daki katliam ve soykırıma, tekçi faşist zihniyete ve faşizan baskılara 'Hayır'. Bu 'Hayır'da hayır var diyoruz. Bizler, Civaka İslamiya Kurdistan olarak her zaman ezilenin haksızlığa uğrayanın ve mazlumların yanındayız. Bu faşist tekçi zihniyete karşı her yerde ve her zaman mücadele edeceğiz. Bundan dolayı bütün halkımızı kendini dindar, demokrat sayan herkesi 'Hayır' demeye çağırıyoruz."

Oruç Dapar (Saarbrücken DKTM): 

"Bir ülkenin nasıl yönetilmesi gerektiğini beceremeyen demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve evrensel insan haklarını rafa kaldırmış olan, sadece kendi çıkarları doğrultusunda halklara yaklaşan bir iktidar tarafından yönetilmek çok büyük ahlaksızlık ve saygısızlıktır. Ülkenin tüm değerlerini sömürüp bitiren, ülkeyi faşist ve tekçi politikalarıyla felaketten felakete sürüklemekle yetinmeyip, Ortadoğu bataklığına sokarak halkların nefretinden başka hiçbir şey elde etmeyen AKP-Saray faşizmin artık gitmesi gerektiği için 'Hayır' demeliyiz.

Sivas, Roboskî, Suruç, Amed, Ankara, Nusaybin, Sur, Cizre ve Gever katliamların hesabını yargı önünde sormak için 'Hayır' demeliyiz. Artık zıvanadan çıkmış olan mevcut iktidara ve saraydan çıkma faşizme dur demek için 'Hayır' demeliyiz.

Özgürlüklere, özgünlüklere, inançlara ve dillere karşı olan düşmanlığına dur demek için 'Hayır' demeliyiz. Aydın, demokrat, akademisyen, memur, işçi ve devrimcilere ve irademize karşı yaptığı darbenin hesabını vermesi için 'Hayır' demeliyiz. Kadınlara karşı beslediği kinin, öfkenin ve düşmanlığın hesabını vermesi için 'Hayır' demeliyiz. Tacizcinin, tecavüzcünün ve hırsızın korunmadığı, herkesin özgür ve eşit koşullarda yaşayabileceği bir gelecek için 'Hayır' demeliyiz diyorum."

Hogur Bakur (Êzîdî Bakur Meclisi): 

"Bilindiği gibi çok önemli ve acılı süreçten geçiyoruz. Özellikle Êzîdî halkımızı, bir kere daha Diktatör Erdoğan öncülüğünde 73'üncü fermandan geçirmek istiyorlar. 16 Nisan'da yapılacak referandumda bütün Êzîdî halkımızı Bakur Meclisi olarak 'Hayır' demeye çağırıyoruz. Fermanların önüne geçmek için ülkemizde özgürce yaşamak, bu referandumda hayır demekten geçer."



1722

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA