Taranan minibüs şoförü konuştu

Lice’de askeri aracın tarayıp kaçtığı minibüs şoförü Burhan Yiğiter, şikayet için gittiği karakolda önce tehdit edildiğini ardından götürüldüğü Jandarma Komutanlığı’nda “kaza olmuş” denilerek şikayetten vazgeçirilmek istendiğini söyledi.

17 Şubat 2017 Cuma | Haber

Lice’de askeri aracın tarayıp kaçtığı minibüs şoförü Burhan Yiğiter, şikayet için gittiği karakolda önce tehdit edildiğini ardından götürüldüğü Jandarma Komutanlığı’nda “kaza olmuş” denilerek şikayetten vazgeçirilmek istendiğini söyledi. 

Lice’den Amed’e yolcu taşıyan Lice Sur firmasına ait içinde 10 kişinin bulunduğu minibüs, önceki gün öğle saatlerinde Bingöl yol ayrımında karşıdan gelen akrep tipi zırhlı araç tarafından taranmış, aracın ön camından giren mermi, koltukları delerek arka kapıdan çıkmıştı. Şans eseri yaşamını yitiren olmazken, yüzüne cam parçaları isabet eden bir yolcu hafif şekilde yaralanmış ve zırhlı araç ise durmadan kaçmıştı. Taranan araç şoförünün 156’yı arayarak durumu bildirmesine rağmen olay yeri inceleme ekiplerinin gelmemesi üzerine minibüs şoförü Burhan Yiğiter ile yaralanan Özgür Atagün, Duru Jandarma Karakolu’na gitti.

Konuya ilişkin görüştüğümüz Burhan Yiğiter, yönlendirildiği Duru Jandarma Komutanlığı’ndaki askerlerin kendilerini tehdit ettiğini söyledi. Yiğiter, buradaki askerlerin, “Siz aracınızla örgüt mensuplarını taşıyorsunuz” dediğini ve “hak ettiniz” der gibi yaklaştıklarını dile getirdi. 

Buradan jandarmaya ait sivil araçla İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürüldüklerini anlatan Yiğiter, “İlçe Cumhuriyet Başsavcısı ve Jandarma Alay Komutanı da yanımıza geldi. Burada inceleme yapıldı. Akrep tipi zırhlı aracın kulesinde görevli asker de geldi. Asker, ‘Silah kazara ateş aldı. Benim elimde olmayan bir durum’ dedi. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatılacağı söylendi. Minibüsümü de incelemek için el koyup Diyarbakır’a götürdüler” diyerek şikayetten vazgeçirilmeye çalışıldığını belirtti. 

Yiğiter, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını sözlerine ekledi. 

Zırhlılara suç serbest

Kürt kentlerinde ölümlere neden olan zırhlı araçların son iki yıldaki bilançosu şöyle: 

Şırnak’ın Cizre ilçesinde ilan edilen “sokağa çıkma” yasağının 3’üncü gününde 6 Eylül 2016 tarihinde caddelere konuşlandırılan Kobra tipi zırhlı araçlardan rastgele ateş açıldı. Açılan ateş sonucu Nur Mahallesi’nde Sait Çağdavul (19) adlı genç boğazına isabet eden kurşunla yaşamını yitirdi. Çağdavul’un cenazesi saldırılar nedeniyle hastane yerine mahalledeki camiye taşındı. 

Yine 9 Eylül 2016 tarihinde Cizre’nin Yafes Mahallesi’ni ablukaya alan polisin kullandığı zırhlı araçtan açılan ataş sonucu evinin önünde oturan 7 çocuk annesi Meryem Süme (53) hayatını kaybetti. Süme’nin cenazesi yasaktan dolayı evinin bahçesinde günlerce bekletildi. 

Aynı gün Silopi’de Cizre’deki eylemlere destek vermek amacıyla ses ve gürültü eylemi yapan bir çocuk babası Muttalip Pusat (28) da zırhlı araçlardan açılan ateş sonucu katledildi. 

Barış Günü’nde katledildi

Hakkari’nin Gever ilçesinde 1 Eylül 2016 tarihinde yani Dünya Barış Günü’nde, polisler etrafı rastgele taradı. Açılan ateş sonucu 18 yaşındaki Ali Kaval, başına ve göğsüne isabet eden kurşunlardan hayatını kaybetti. Kaval’ın 3 aylık bebeği bulunuyordu. 

TOMA ezerek katletti

Yine Gever’de 12 Ocak 2016 tarihinde Cengiz Topel Caddesi üzerinden geçen TOMA, Hasan Han (65) isimli yurttaşı ezdi. İlçe hastanesine kaldırılan Han, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Binlerce yurttaş Han’ın öldüğü yerde toplanarak protesto etmek istedi. Ancak olay yerine gelen özel harekat polislerinin kullandığı Kobra tipi zırhlı araç bu kez binlerce yurttaşın üzerine ateş açtı. 

Kobra halkı taradı

Gever’de Cengiz Topel Caddesi üzerinde bu kez 8 Ekim 2016’da adeta katliam yaşandı. Cadde üzerindeki Kobra tipi zırhlı araçtan çevrede bulunan yurttaşların üzerine ateş açıldı, 4 kişi katledildi, 2 kişi yaralandı. 

4 aylık hamileydi

Türk polisleri 4 Eylül 2016’da Mardin’in Nusaybin ilçesi Yenişehir Mahallesi Yavuz Selim Sokak’ta Akrep tipi zırhlı araçlardan çevreye rastgele ateş açtı. Ateş sonucu sokakta bulunan ve bakkala ekmek almaya giden Lokman Süne isimli genç karnından vurularak katledildi.

15 Kasım 2015’da Nusaybin’de zırhlı araçtan evinin önüne atılan patlayıcı ile 44 yaşındaki 5 çocuk annesi Selamet Yeşilmen katledildi. Yeşilmen 4 aylık hamileydi. Yeşilmen’in yardımına giden komşusu Yılmaz Tutak da açılan ateşle yaralanmıştı. 

Mardin’in Nusaybin ilçesinde 19 Şubat 2016’da polis zırhlı aracından açılan ateş sonucu 59 yaşındaki Dilşa Ak vuruldu. Ak’ın ölümüne dair Mardin Valiliği yaptığı açıklamada, “Zırhlı aracımızda oluşan teknik bir arızadan dolayı ateşleme mekanizması harekete geçmiştir” savunmasında bulunuldu. 

9 Şubat 2017 tarihinde Mardin’in Dargeçit ilçesinde okuldan eve giden ilkokul öğrencisi 7 yaşındaki Berfin Dilek, zırhlı polis aracının çarpması sonucu öldü.

Zırhlı araç ezdi

Dersim kent merkezinde 6 Eylül 2016 tarihinde devriye gezen zırhlı polis aracı yoldan karşıya geçmeye çalışan 71 yaşındaki Naciye Özdemir’i ezdi. Yaşamını yitiren Özdemir zırhlı aracın altında sürüklendi. 

Amed’in Yenişehir ilçesi Ofis semtinde 27 Nisan 2016’da askeri zırhlı araç, karşıdan karşıya geçmek isteyen Hatun Elhaman’ı (76) ezdi. Yaşlı kadın kaza yerinde can verdi.  


 AMED


136

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA