Irkçı soytarılığa Almanya’da yasak

“Son Kale Türkiye” isimli tiyatro oyununun gösterimine, nefret ve milliyetçilik pompaladığı gerekçesiyle Almanya’nın Erlensee kentinde izin verilmedi.

17 Şubat 2017 Cuma | Kültür-Sanat

HEVİDAR JİN SÜRER / HABER MERKEZİ


“Son Kale Türkiye” isimli tiyatro oyununun gösterimine, nefret ve milliyetçilik pompaladığı gerekçesiyle Almanya’nın Erlensee kentinde izin verilmedi. Şimdi gelecek gösterimlerin akıbeti merak ediliyor. Hamburg Eyalet Parlamentosu Sol Parti Grubu Eşbaşkanı Cansu Özdemir, soru önergesi verdi.

Belediye Başkanı: Bizde yeri yok

Türkiye merkezli ve devlet destekli “Gözyaşı Geceleri” isimli tiyatro grubu tarafından sahneye koyulan ve 15 Temmuz darbe girişimini anlatma iddiasında olan “Son Kale Türkiye” isimli oyunun Almanya’nın Erlensee kentinde planlanan gösterimine izin verilmedi. Gerekçe: Kin ve nefret yaymak.

Erlensee Belediye Başkanı Stefan Erb, yerel basın organı hr-info’ya yaptığı açıklamada, “Biz eleştirilerin yapılmasına açığız fakat böylesi nefret, kin, şiddet ve milliyetçilik içerikli oyunların bizde yeri yok” dedi.

Augsburg: İnsanlık dışı

Oyunun 21 Ocak tarihinde gösterildiği Augsburg şehrinin belediyesinden de Erlensee Belediyesi’nin açıklamasını destekleyen bir çıkış geldi. Augsburg Belediyesi, oyunda “Türk-İslam sentezli aşırı bir milliyetçiliğin ve insanlık dışı bir ideolojinin” yansıtıldığını kaydetti.

Augsburg’un yerel gazetecileri oyun sırasında, “Türk milliyetçileri Au

Mannheim’da eylem planı: SPD organizasyonuna tepki

Bu gelişmeler ardından oyunun gösterilmesi planlanan diğer kentlerde ne olacağı merak konusu oldu. 

Mannheim’da 19 Şubat’ta yapılması planlanan gösterim öncesinde AntiFa Rheinpfalz, protesto gösterisi yapmaya hazırlanıyor. Gösterimin Sosyal Demokrat Parti (SPD) üyesi Mehmet Ali Şen tarafından organize edildiğine dikkat çeken AntiFa, “Sözde Türk-Alman entegrasyonu için mücadele yürütenlerin böyle bir etkinliği düzenlemesi alay konusu” açıklamasında bulundu.

AntiFa Rheinpfalz’ın eylemi, 19 Şubat Pazar günü 17:00’da, oyunun sergileneceği Mannheim Rheingoldallee Salonu önünde, “Türk faşistlerine hayır” sloganıyla gerçekleştirilecek.

Özdemir’den sorular

“Son Kale Türkiye” oyununun Hamburg kentinde ise 26 Şubat’ta sahnelenmesi planlanıyor. Hamburg Eyalet Parlamentosu Sol Parti Grup Eşbaşkanı Cansu Özdemir, Senato’ya bir soru önergesi vererek oyun hakkında ne kadar bilgi sahibi olduklarını sordu. Özdemir’in önergesinde şu sorular yer alıyor:

* 26 Şubat’ta gösterime girecek oyunu organize edenlere ve içeriğine ilişkin hangi bilgilere sahipsiniz?

* Augsburg Belediyesi’nin açıklaması ile hemfikir misiniz?

* Oyunun içeriğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

* Erlensee kentinin kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?

* Senato’nun bu etkinlik ve organizatörlerine karşı yaklaşımı nasıl olacak?

* Oyunun gösterileceği salonun işletmecisini bilgilendirecek misiniz?

* Hamburg’da yapılacak benzer gösterimlere ilişkin bilginiz var mı?

* Söz konusu oyunun veya tiyatro ekibinin Türk devleti ile bir bağlantısının olup olmadığına dair bilginiz var mı?


‘Milli’ histeri krizi!

“Son Kale Türkiye”, aslına bakılırsa bir sanat yapımı değil. AKP’nin 15 Temmuz darbe girişimiyle tavan yapan popülist Türk-İslam söylemine içkin klişeleri karmaşık bir düzende ve “Daha fazla alkışlatabilirsin şampiyon!” hırsıyla sahneye koyan bir yapım.

İnternette oyunun bir bölümü izlenebiliyor. Mesela Şehzadeler Belediyesi’nin yaptığı gösterime dair video... Yeni tek bir şey yok: “Kürt kökenli” bir karakter, vatan dersi veriyor; İslam her şeye derman oluyor; araya 15 Temmuz’dan görüntüler serpiliyor ve bir aralık Türk bayrağı dağıtılmış seyirciler ayağa çağrılıyor ve bütün salon histeri krizini andırır bağırtılar eşliğinde bayrak sallamaya başlıyor. “Oyuna” bakılırsa, Türkiye zaferlerden zaferlere koşuyor; “üst akıl” denilen lobiciler bunu önlemek için kan-ter içinde çalışıyor; Almanlar Türkiye’nin otoyollarını ve metrolarını görünce kıskançlıklar çatır çatır çatlıyor; “terör örgütlerinden” bir kokteyl yapıp büyük Türkiye’ye fırlatıyorlar ve Osmanlı’nın evlatları göğüslerini siper ederek bu hücuma karşı duruyor. Breh breh...

Memleket, sanat açısından çöle dönmüş durumda. “Milli” adı altında pompanalan popülist, imge yoksunu, slogandan ibaret yapımlar destekleniyor; gerçek sanatçılar ise -eğer hapsedilmemiş veya sürgüne çıkmak zorunda kalmamışlarsa- kendilerine başka iş bulmak zorunda bırakılıyor.

Bu bayağılık, diktatörün Türkiyesinde kendine mekân ve alıcı bulur; beyni folloş olmuş bir toplumsal gerçeklik içinde alkışlarla da karşılanabilir; ama sanatın hakikisini popülist gösteriden ayırabilen bir toplumun bunu sanat olarak anlamasına imkân yok. Hele de bu toplum, böyle bayağı propagandalar eşliğinde milyonların ırkçı kıtalara dönüştürülmesi tarihine aşina bir toplumsa...

Not: Oyunda elbette tek bir kadın oyuncu da bulunmuyor.


Gösterimlerden bir kare...



1760

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA