Çalıştırılamayan gazeteciler ülkesi

Türkiye’de dün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ydü. Ancak OHAL ve KHK’lerle dikta rejimin tamamlanmak üzere olduğu Türkiye’de 'çalıştırılamayan gazeteciler’in durumuna dikkat çekildi.

11 Ocak 2017 Çarşamba | Haber

Türkiye’de son bir yıl içinde 358 gazeteci gözaltına alınırken, bunların 109’u gazetecilik faaliyetleri gerekçe gösterilerek tutuklandı. Cezaevinde 147 gazeteci bulunurken, bir yıl içinde 318 basın yayın organının yayını engellendi, 49 gazetecinin pasaportu ve 780 gazetecinin ise basın kartı iptal edildi. OHAL ile basına yönelik baskı ve engeller de en üst düzeye çıktı. OHAL’in ardından binlerce gazeteci işsiz bırakılırken, çok sayıda basın yayın kuruluşu basıldı ve kapılarına mühür vuruldu.

Türkiye'ye özgü bir kutlama olan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, basına yönelik ağır hak ihlalleri ile karşılanıyor. Basın çalışanlarının sosyal ve yasal haklarının belirlendiği 212 sayılı Kanun’nun yayınlandığı tarih olan 10 Ocak 1961 tarihi ilk olarak Çalışan Gazeteciler Bayramı olarak kutlansa da, 12 Mart 1971 yılında gerçekleşen askeri muhtıranın ardından gazetecilerin kimi hakları ellerinden alınarak 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü olarak kutlanmaya başlandı. Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın, “Ne Avrupa da ne de diğer ülkelerde, Türkiye’deki basın kadar özgür bir medya yoktur” dediği 2016 Türkiyesi'nde basın özgürlüğü adeta yok edildi.

Özgür Gazeteciler İnisiyatifi Sözcüsü Hakkı Boltan, olup bitenlerin görünür olmasının istenilmediğini ve bu yüzden basının bitirilmeye çalışıldığını vurguladı. Gazetecilerin hedef seçilip haklarının elinden alındığını kaydeden Boltan, şöyle devam etti: "Hakları ellerinden alınmış gazetecilerin bir araya gelip mücadele etmesi çok önemlidir. Ancak bu şekilde sonuç alınacaktır. 10 Ocak günü, bir mücadele gününe evrilmelidir.” 

Gazeteciler tutuklu ve işsiz

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle TGC binasında “Çalışamayan Gazeteciler Günü" başlıklı basın toplantısı düzenledi. Açıklamaya TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) İstanbul Temsilcisi Uğur Güç, TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş ve TGC Hukuk Danışmanı Gökhan Küçük katıldı.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü bayram olarak kutlamadıklarını söyleyen TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, “Cezaevinde onlarca gazeteci var. Onlarcası hakim karşısına çıkıyor. 3 bin civarında gazeteci işsiz kaldı. Bu durumda Gazeteciler Günü olarak kutlamak anlamsız” dedi. 147 gazetecinin cezaevinde olduğunu ve habercilik yapamadığını hatırlatan Durmuş, binlerce gazetecinin işsiz olduğunu ifade etti. Durmuş, “Önümüzdeki günlerde gazetecilerin işsiz olmadığı, cezaevindeki arkadaşlarımızın özgür olursa ve haber yaparlarsa biz bu günü bayram olarak kutlarız” diyerek, gazetecilerin yaşadığı hak ihlalleri karşısında mücadele edeceklerini belirtti.

Gazetecilere 'terörist' yaftası

TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş de “2016 yılında 780 gazetecinin basın kartı iptal edildi, 189 sözlü ve fiziksel tacize uğradı, 10 bini gazeteci ise işsiz” diyerek, gazetecilerin iş güvencelerinin ortadan kalktığını belirtti. Darbe girişiminin ardından özellikle işten çıkartmaların fazla olduğunu kaydeden Güneş, “Birçok iktidar temsilcisi basın ve ifade özgürlüğünü kendilerine engel olarak görüyor. Haber yapmak çok tehlikeli ve gazeteciler 'terörist' olarak hedef gösteriliyor. Gerçek habercilik yapmak istiyorsanız 'terörist' olarak görünüyorsunuz, memur olarak kabul etseniz bu sefer farklı şeyleri kabul etmek zorundasınız. 'Terörizm' ile yargılanmadan, hakkımızda dava açılmadan gazetecilik yapmak istiyoruz” dedi. 

Toplumsal olayları izleyen gazetecilerin polisin saldırısıyla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Güneş, şimdiye kadar hiçbir polisin bu nedenden kaynaklı ceza almadığını söyledi. Kimi basın kurumları tarafında gazetecilerin “PKK” ya da “FET֔ diye hedef gösterildiğine dikkat çeken Güneş, tutuklamamaların ve davaların olmamasını talep etti.

İlan silahı da kullanılıyor

ÇGD İstanbul Temsilcisi Uğur Güç ise Basın İlan Kurumu'na ilişkin de değerlendirme yaptı. Güç, kurumun yönetmeliğinin değiştiğini dile getirerek, "Terör'le yargılanan işten atılacak, gazete sahipleri de aynı şekilde 'terör' ile yargılanırsa ilan verilmeyecek. Bununla birçok gazetenin ilanı iptal edildi" dedi. 

Gazeteciler bir araya gelsin

Gazetecilerin daha fazla bir kriz içinde olduğunu söyleyen TGC Hukuk Danışmanı Gökhan Küçük, "Bu krizden nasıl çıkılır?" sorusunu sormak gerektiğini kaydetti. İşsiz gazetecilerin durumuna dikkat çeken Küçük, “10 bin gazetecinin bini bir araya gelip kar gütmeden medya ortaklığı yapamaz mı? Böyle bir yapılanma mümkün müdür? Bence gazetecilerin bugün bunu düşünmesinin zamanı” diyerek öneride bulundu. 


Rakamlarla yapılamayan gazetecilik

İşte basın meslek örgütlerinin açıkladığı raporlar üzerinden Türkiye’de “gerçek gazeteci” olmanın bedeli:

* 10 Ocak’ta 147 gazeteci cezaevinde tutuluyor

* 2016 yılında 780 gazetecinin basın kartı iptal edildi 

* 839 gazeteci hakkında yaptıkları haberler nedeniyle soruşturma açıldı

* 189 gazeteci Türkiye’de sözlü ve fiziki saldırıya uğradı

* KHK’lar sonucu onlarca basın yayın kurumunun kapatılması nedeniyle binlerce gazeteci işsiz

* Dünyada 348 gazeteci cezaevinde bulunuyor, bunların 147’si Türkiye’de

* Türkiye, Dünya Basın Özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 151. sırada 

* Türkiye, basın özgürlüğünde ‘özgür olmayan ülke’ kategorisinde


IFJ ve EFJ sordu

EFJ ve IFJ, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'a 25 Aralık'ta gözaltına alınan 6 gazetecinin “neden tutulduğunu” sordu. Kurum, gazetecilerin biran önce serbest bırakılmalarını istedi.

Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) ve Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), 18 gündür gözaltında olan gazeteci Tunca Öğreten, Mahir Kanaat, Ömer Çelik, Metin Yoksu, Eray Saygın ve Derya Okatan'ın durumunu Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'a sordu.

Gazetecilerin neden tutulduğuna ilişkin resmi bir açıklama olmadığını vurgulayan EFJ ve IFJ, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'dan gazetecilerin neden gözaltına tutulduğuna cevap vermesini ve gazetecileri derhal serbest bırakmasını istedi. IFJ ve EFJ ayrıca bu hak ihlallerinin Avrupa Konseyi'nin Gazetecileri Koruma platformu ile Medya Özgürlüğü Haritalandırılması Platformuna (Mapping Media Freedom Platform) bildirileceğini ekledi.


 HABER MERKEZİ



1859

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA