HDP oylamayı boykot ediyor

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, "Hayır oyu vermenin 4 şekli vardır. Birincisi gidersiniz ret oyu verirsiniz, ikincisi gidersiniz zarfı geçersiz oyla atarsınız, üçüncüsü boş oy atarsınız, dördüncüsü de 'Biz bu oyunda yokuz’ dersiniz oy kullanmazsınız. İzin verin de nasıl bir ‘Hayır’ diyeceğimize biz karar verelim" dedi.

11 Ocak 2017 Çarşamba | Haber

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, "Hayır oyu vermenin 4 şekli vardır. Birincisi gidersiniz ret oyu verirsiniz, ikincisi gidersiniz zarfı geçersiz oyla atarsınız, üçüncüsü boş oy atarsınız, dördüncüsü de 'Biz bu oyunda yokuz’ dersiniz oy kullanmazsınız. İzin verin de nasıl bir ‘Hayır’ diyeceğimize biz karar verelim" dedi.

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, partisinin dünkü Grup toplantısında konuştu. Anayasa görüşmelerine, "Dün gece yarısında oynan oyun, şov" ifadesini kullanan Bilgen, Meclis önünde toplanmak ve görüşmeleri protesto etmek isteyen grupların maruz kaldığı polis saldırısına işaret etti. Bilgen, şunları söyledi: 

Evren’den farkı yom

"Dün Türkiye tarihinin çok önemli dönüm noktalarından birisi daha ciddiyetsizce, hukuka aykırı, tam bir şov ve meydan okuma havası içinde yaşandı. Emek ve Demokrasi Güçleri’ne Meclis'in kapısında, 'vekil bile olsalar süpürün' talimatlarıyla saldırılması, oynanan oyunu ifade etmeye tek başına yeter. Dün sergilenen tavır önümüzdeki 14-15 gün boyunca bu çatı da sergilenecek oyunun, tiyatronun fragmanıydı. Nasıl başladılarsa öyle götürecekler. 330'u bulurlarsa OHAL şartlarında bir kampanyada Kenan Evren'in 30 yıl önce yaptıklarından bir farkı olmayacak."

Boykot kararını anlattı

Gizli oylama sırasında AKP’lilerin açıktan oy kullanmalarına dair de Bilgen, "Nasıl Evren anayasası hem içeriği hem de oylama şekli itibariyle tartışma konusu olduysa bu paket de ondan farklı olmayacaktır" dedi.

Bilgen, "boykot" kararı vermelerini ise şöyle açıkladı: "Evet oyu vermenin bir şekli vardır. Bizi 'gizli evet oyu verdi' pis propagandasına alet edemeyenler dünkü tavrımızdan dolayı bize bu saldırıyı gerçekleştiremeyenler bize dün gece akıl öğretiyordu. Hayır, oyu vermenin 4 yolu vardır. Birincisi gidersiniz ret oyu verirsiniz, ikincisi gidersiniz zarfı geçersiz oy ile atarsınız, üçüncüsü boş oy atarsınız. Dördüncüsü 'Biz bu oyunda yokuz’ dersiniz oy kullanmazsınız. İzin verin de nasıl bir ‘Hayır’ diyeceğimize biz karar verelim. Biz sandığa giderken kirli ilişkilerinizin öznesi ya da nesnesi değiliz. Halk bizi buraya neyle görevlendirdiyse onu yapıyoruz."

MHP ve CHP’yi eleştirdi

"5 yıl önce 'Başkanlığı asla konuşmayız, konuşturtmayız' diyenler, dün muhtemelen bir miktar fire vererek 'evet' oyu kullandılar" diyen Bilgen, "Bizi o dönem AKP ile işbirliği yapmakla, gizli anlaşma yapmakla suçluyorlardı. Tam aynısını kendileri yaptılar" diyerek, MHP'yi işaret etti. 

Bilgen, CHP'yi kasteden eleştirilerini de şöyle sıraladı: "Bir başka parti hükümet her sıkıştığında, örneğin tezkere konusu söz konusu olduğunda, ya da bizim vekillerimizin tutuklanmamıza neden olacak o darbe girişimi gerçekleştiğinde koşa koşa evet oyu verdi. 'Anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz' dediler. Bu çatı altında ilkeli siyaset derdi olan, tutarlılık derdi olan 5 yıl önce söylediğini 5 yıl sonra inkar etmeyen ve sözünün arkasında duran tek parti HDP'dir."

HDP'nin bugün ilkeli siyasetin bedelini ödediğini söyleyen Bilgen, "Dışarıda tek bir HDP'li kalsa bile size her şeyi kabus etmeye yetecek. Fil süresinde bir mesaj vardır, o da 'kuşlar filleri yenebilir.' Siz tanklarınızla, toplarınızla bu halkın özgürlük talebini, aşkını asla yenemeyeceksiniz. Bunu Kuran'dan öğrenemediyseniz hayatın ayetlerinden öğreneceksiniz” diye konuştu.

Sahte MGK toplantısı

Anayasa görüşmelerine kadar Türkiye'de iki büyük usulsüzlüğün yaşandığını söyleyen Bilgen, şöyle devam etti: "Türkiye tarihindeki ilk örnek. Yapılmamış MGK toplantısının tarih ve sayısı verilerek Bakanlar Kurul tarafından Meclis Başkanlığı'na bir yazı yazıldı. Bunun başka bir örneği yok. Resmi yazı. Sabah 8.30'da faks çekilmiş. 3.1.2017 tarihinde faks çekiliyor ve OHAL'in uzatılması tavsiyesini içeriyor. Alınan 501 sayılı tavsiye kararı deniliyor. Yalancılık, dolandırıcılık bu noktaya ulaşmış. Yapılmamış MGK toplantısının tavsiyesi ile Bakanlar Kurulu, Meclis'e yazı yazıyor ve Meclis'te bizi eleştiren partilerin oylarıyla OHAL uzatılıyor. 6 tane vekil Meclis'te olmadığı halde, memleketinde ama burada onun adına oy kullanıyor. Bu bir kumpas değilse bu sahtekarlığın hesabını vermek siyasete olan güven için olmazsa olmaz. Ama üstünü örtüyorlar. Buna sahte oy bile denmez diyerek Meclis Başkanı izah ediyor."

Sırf Kürtler kazanmasın diye

Türkiye'nin dış politikasını eleştiren Bilgen, "'Eğer Başika’dan çıkılırsa Hakkari'den çıkılır' diyenler yeni ortakları. Şimdi de müsait bir zaman da gideriz, diyorlar. Ama bir tek şey talep ediyorlar bu geri adımlar için. Rusya, ABD, Irak ile ilişkilerinde tek bir talep var, o da 'Kürt anasını görmesin' siyasetidir. Irak'taki Kürtler bir şey kazanmasın, Suriye'deki Kürtler statü elde etmesinler. Sırf bunun derdi ile içeride Kürt siyasetçileri rehin alıyorlar, dışarıda da ülkeyi birilerine rehin veriyorlar" diye konuştu.

Kürt korkusunun kurbanları

Bilgen, Bab'da Türkiye'nin yürüttüğü operasyonun da Kürt düşmanlığı üzerine kurulduğunu belirterek, şöyle sürdürdü: "Yanı başınızda yaşayan Kürtleri görmeden onları yok sayarak Ortadoğu’da nasıl büyük devlet olacaksınız, nasıl siyaset yürüteceksiniz? 'Suriye'nin kuzeyinde de bir Kürt oluşum gerçekleşmesin' diye sırf bunun için El Bab'da her gün askerlerinizi kurban veriyorsunuz. Siz El Bab'ı yönetmek mi istiyorsunuz, buna mı inanıyorsunuz? Suriye'de kalacağınızı mı düşünüyorsunuz? Suriye'de rejime rağmen bir yerde kalmanın mümkün olduğunu mu sanıyorsunuz? Bunun mümkün olmadığı siz de biliyorsunuz. Orada feda edilenler sadece ülkenin Kürt korkusunun kurbanlarıdır, başka hiçbir şey değil… Kürtlerin bu topraklarda var olacağını, bu topraklarda bir barış olacaksa Kürtlerle de olacağını içinize sindirin. Yanlışta ısrar edersiniz bunun bedelini sadece Kürtler değil bütün halklar ödemeye devam edecek." 

Mücadeleye davet

Bilgen, son olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Anayasa görüşmelerine dair "Bizi TV'den izleyin" sözlerine değinerek, şunları ekledi: "Kurtuluş izlemede değildir. Parti taraftarlarını futbol taraftarlarına çevirmek de değildir. Kurtuluş birlikte mücadele etmektedir. Haksızlığa uğrarken, dışlanan, işinden atılan kim olursa olsun onun yanında durmaktadır. Biz sizi çekirdek çitlemeye, TV izlemeye davet etmiyoruz. Biz sizi zor günlerde birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz. Bu ülkenin ezilenleri, sömürülenleri geçmişteki kavgalara takılmayıp birlikte mücadele yürütürlerse bu topraklarda özgürlük de barış da demokrasi de mümkündür. Birlikte kazanacağız, mutlaka kazanacağız."



987

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA