Yakılan köyünü tuvale yansıtıyor

Köylerin yakıldığı ve boşaltıldığı 1995 yılında Sêrt’in (Siirt) Misirc (Kurtalan) ilçesine bağlı Çattepe Köyü’nden askerler tarafından zorla çıkarılan ailesi ile Êlih’e (Batman) yerleşen Ramazan İlter, göçün ardından yaşadıklarını bir çocukluk hayali olan resimle anlatıyor.

10 Ocak 2017 Salı | Kültür-Sanat

Köylerin yakıldığı ve boşaltıldığı 1995 yılında Sêrt’in (Siirt) Misirc (Kurtalan) ilçesine bağlı Çattepe Köyü’nden askerler tarafından zorla çıkarılan ailesi ile Êlih’e (Batman) yerleşen Ramazan İlter, göçün ardından yaşadıklarını bir çocukluk hayali olan resimle anlatıyor. Çocukluk travmalarını, keder ve yaşanmışlıkları resmetmeye çalışan İlter, “İlk tablomda zorla göç ettirildiğimiz ve gençliğimi yaşayamadığım köyümü çizdim. Babam da tabloyu görünce çok duygulandı. Resimdeki yerleri anlatmaya başladı. Ben de ilk tablomu köyünün özlemini çeken babama hediye ettim. O da ölünceye kadar o resme baktı” diyor.

Çizimlerinde ağırlıklı olarak yurt ve toprak sevgisini işleyen İlter’in resimlerinde, köylerin geleneksel motiflerini de yansıtıyor. Resim çizince yalnız kaldığını ve bunu da çok sevdiğini ifade eden İlter, yalnız kalınca birçok şeyi düşünme fırsatı bulduğunu belirtiyor. İlter, çok resim çizdiğini, fakat bugüne kadar kendi adına sergi açma fırsatı bulmadığını söylüyor.

“Yaşananlar üzerimde sonbahar etkisi yarattı” diyen İlter, çizdiği resimlerden birini şöyle anlatıyor: “Yıkılmış bir köyü çizmeye çalıştım. O köyü Laleş gibi göstermeye çalıştım. Kürt kadınının özgünlüğünün üzerine hüzünlü bir sonbahar gelmiş. Duruşu ile farklılığı, elbiseleri ile idealize ettim.” 


 SÊRT


43

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA