Bize adalet borcunuz var

Fransa’nın başkenti Paris’te MİT’in organizasyonuyla 9 Ocak 2013’te katledilen PKK kurucularından Sakine Cansız, KNK Üyesi Fidan Doğan ve Gençlik Hareketi Üyesi Leyla Şaylemez’in tutuklu tek katil zanlısı da duruşma öncesi susturuldu.

09 Ocak 2017 Pazartesi | Kadın

SELMA AKKAYA / PARİS


Cansız, Doğan ve Şaylemez için Paris’te bir araya gelen binler, davanın kapanmasına asla izin vermeyecekleri mesajını verdi. 

Fransa’nın başkenti Paris’te 9 Ocak 2013 tarihinde PKK kurucularından Sakine Cansız, KNK Üyesi Fidan Doğan ve Gençlik Hareketi Üyesi Leyla Şaylemez’in katledilmelerinin 4’üncü yıldönümünde binler Paris’te yürüyüşe geçti. 

“Katil öldü, katliam emrini verenler halen özgür ve yaşıyorlar” diyerek yürüyen binler, Fransız iktidarının davayı ekonomik siyasi çıkarlarına kurban ettiğine dikkat çekti. 


Enternasyonel dayanışma/katılım 

Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) öncülüğünde Almanya, Belçika, Hollanda, İsviçre ve Fransa kentlerinden yola çıkan binlerce Kürdistanlı sabahın 05.00’inden itibaren eylemin yapılacağı Gare Du Nord’da buluştu. Eylemin başlangıç saati olan 11.00’den itibaren Paris ve çevresinde bulunan Kürdistanlılar ve Fransız dostlar alanı doldurdu. “Katil öldü, katliam emrini verenler halen özgür ve yaşıyorlar” ana pankartıyla yürüyüşe geçen kitlenin en önünde Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in aileleri, Kürt politikacılar ve Fransız politik şahsiyetler bulunuyordu. Kortejin devamında Fransız kadın örgütleri, “Hakikat ve adalet için katledilen kadınlarla dayanışan feministler” pankartıyla Kobanê Kadınlarıyla Dayanışma Kolektifi, Femmes Solidaires, Dünya Kadın Yürüyüşü, Fransa Ulusal Kadın Koordinasyonu, İranlı Kadınlar Derneği, Genç Komünist Kadınlar’ın aralarında bulunduğu 20 Fransız kadın örgütünün üyeleri yürüdü. France Kürdistan Dayanışma Derneği, Fransız Komünist Parti, NPA, Solidaires pankartlarıyla yürürken, birçok politik hareketin üyesi ise flamalarıyla Kürdistanlıların “adalet ve hakikat” sesinin yanında yer aldı. 


‘Suskunluğunuz suç ortaklığınızdandır’ 

“Sessizliğiniz ortaklığınızdandır”, “hakikat ve adalet”, “direniş”, “asla unutmadık, asla bağışlamayacağız” pankartlarıyla yürüyen binlerce Kürdistanlı, Cansız, Doğan ve Şaylemez’in fotoğraflarının yanı sıra Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterlerini ve PKK, YPG/YPJ flamalarını taşıdı.

Kürdistanlılar sık sık, “Suskunluğunuz suç ortaklığınızdandır” sloganlarıyla Fransa yetkililerini göreve çağırırken, Sosyalist Kadınlar Birliği, ACTİT ve birçok Türkiyeli devrimci, demokrat kurumda pankart ve flamalarıyla eyleme katılım sağladı. 

Sloganlar eşliğinde Republique Meydanı’na kadar yürüyüş gerçekleştiren kitlenin alana girmesiyle üç Kürt kadın devrimci sahsında tüm devrim şehitleri için saygı duruşu gerçekleştirildi. 

Miting alanında birçok Kürt siyasetçinin yanı sıra Fransız politik şahsiyetler, kadın hareketleri kitleye hitaben konuşmalar gerçekleştirdi. Paris katliamını konu alan tiyatral gösterimin yanı sıra, TEV-ÇAND üyesi sanatçılar üç Kürt kadın anısına yazılan parçaları seslendirdi. Miting alanında yapılan konuşmalarda, Fransa’nın sessizliği ve suç ortaklığı vurgulanırken, “bu dava kapanmadı” mesajı verildi. 


Bu davanın sorumlusu Fransa’dır!

Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in aileleri mitingde birer konuşma yaptı. Metin Cansız, 4 yıl sürüncemede bırakılan yargı sürecine vurgu yaparak, “Bugün ikinci kez yüreğimiz yanıyor. Biz Fransa yargısından davanın aydınlatılmasını beklerken, katil zanlısının ölüm haberini duyduk. Fransa’da 25 farklı politik cinayet işlendi. Biz bu davayla ilk kez bir politik katliamın yargı önüne gelmesi nedeniyle umutluyduk. Ama bu umudumuz da söndü. Bize göre bu davanın sorumlusu Fransa’dır.  Ama şunu bilmeliler; biz bu davanın peşini bırakmayacağız. Sizinle birlikte bu davanın peşini bırakmayacağız, unutmayacağız“ dedi. 


‘Bize karşı sorumluluğunuz var’

Fidan Doğan’ın babası Hasan Doğan da bunun siyasi bir cinayet olduğunu hatırlatarak, Fransız sosyalistlere seslendi: “Bize karşı sorumluluğunuz var. Bu davayı aydınlatmadığınız sürece peşinizi bırakmayacağız. Elinizdeki bilgi ve belgeleri paylaşın” diyerek, eyleme katılan halka teşekkür etti. 

Leyla Şaylemez’in babası Cumali Şaylemez ise ilk günden bu yana katliam zanlısına çizilen profile dikkat çekerek, “Bu sonucu ilk günden yazdılar. Biz bunu biliyorduk. Fransa’nın davanın üstünü örtmeye çalıştığı açık. Bize öldü diyorlar. Dün inanmadık size, bugün de inanmıyoruz” diyerek katliamı aydınlatmak için mücadele alanlarını asla terketmeyeceklerini vurguladı. 


Hakikatin peşini bırakmayacağız

Mitingin çağırıcısı olan TJK-E Sözcüsü Dilşah Osman, üç mücadele arkadaşlarının Paris’te katledildiğini hatırlatarak, şunları söyledi: “Bir kişiyi seçip onu sorumlu tuttular. Oysa birçok gücün eli var bu katliamda, sadece Ömer Güney yok. Burada bölge devletleri ve faşist Türk devletinin çıkarları uyuştu. Bu katliam Fransa istihbaratının onayıyla gerçekleşmiştir. Bu, açık ve nettir. Katliam günü Fransız yetkililerin ‘katliamı ortaya çıkaracağız’ açıklamaları unutulmuş ve sözde kalmıştır. 4 yıldır mahkeme sürekli erteleniyor. Çünkü davanın açılmasını istemediler. Üstünü kapatmak istediler. Ancak biz Kürt Kadın Hareketi ve halk olarak hakikatin peşini bırakmayacağız. Biz bu dava aydınlanana kadar mücadele içerisinde olacağız.” 


Yargıyı hatırlatanlar, bugün katil öldü diyor

Eyleme ev sahipliği yapan Fransa Demokratik Kürt Toplum Merkezi (CDK-F) Eşbaşkanı Vedat Bingöl, sözlerine eyleme katılan halkı selamlayarak başladı. Bingöl, ”Dört yıl boyunca bize yargıyı hatırlatanlar, bugün katil öldü diyorlar. Bu halk katliamın arkasındaki güçler yargı önüne çıkmadıkça, adalet mücadelesini bırakmayacak” şeklinde konuştu. 

Gerçeklik ortaya çıkana kadar mücadele

Eylemde konuşan KONGRA-GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal, katliamın arkasındaki güçlerin ortaya çıkması için Kürt halkının 4 yıldır mücadele yürüttüğünü hatırlatarak, “Ancak Fransa yetkilileri ve yargısı gerçeği ortaya çıkarmak yerine sürekli mahkemeyi uzattı. Biz katil zanlısının mahkemeye çıkmasını istiyorduk. Katliamın Türk MİT’i eliyle planladığına dair birçok belge ve kanıt var. Buna rağmen mahkeme uzatılarak, zamana yayıldı. Bu katliam Fransa’da yapıldı. Fransa mahkemesi ve hukuku bu davayı kirli ilişkilere kurban etmemelidir. Ancak ne yazık ki Fransa hükümeti Kürt halkının ve kadınlarının sesine kulak vermedi. Biz burada açık ve net biçimde Fransa hükümetine şunu söylüyoruz: Bu hakikat ve gerçeklik ortaya çıkana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. 

Avrupa Demokratik Kürdistanlılar Kongresi (KCDK-E) Eşbaşkanı Yüksel Koç, katliam süreci ve sonrasında Türk devletinin Kürt politikacılarını hedef gösterdiğine dikkat çekerek, davanın kapatılamayacağını vurguladı.

Mitingte konuşan Ciwanên Azad temsilcisi de Kürt gençlerinin şehit Ronahî çizgisinde mücadelelerini büyüttüğünü ifade etti. 

Asıl katiller dışarıda

Miting Fransız siyasetçileri ve kadın örgütlerinin konuşmalarıyla sona erdi. İlk sözü alan Paris Büyükşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Helene Bidard, adalet yerine gelene ve tekrar mahkeme açılana dek Kürtlerle dayanışma içerisinde olduğunu belirtti. 

Fransız Komünist Partisi Senatörü Laurence Cohen de, Cansız, Doğan ve Şaylemez’i anarak başladığı konuşmasında, katliamın ardında Kürt Özgürlük Mücadelesi’ne darbe vurmanın amaçlandığını söyledi. Cohen, konuşmasının devamında şöyle konuştu: “Öfkem Türk devletine, Erdoğan ve Fransa devletinedir. Ekonomik çıkarlar gereği Türkiye’ye karşı sesini çıkarmayan Fransa hükümeti de bir o kadar suçludur. Ömer Güney tetikçidir. Asıl katiller dışarıda. Güney’in ölümüyle davanın üstünü kapatmaya çalışıyorlar. Kürtler, bugün dünyanın başına bela olmuş, Fransa’nın da düşmanı olan DAİŞ’e karşı savaşıyor. Bu mücadeleye destek olmak hepimizin görevidir.”  

Fransa’nın Kürtlere adalet borcu var

Fransa Sol Parti’den Eric Coquerel ise konuşmasında, üç Kürt kadının düşüncesi ve hayata bakış açılarının katledilmek istendiğini ifade ederek, “Katliamın üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen Fransa iktidarı üzerine düşeni yapmadı. Herkes çok iyi biliyor ki, bu katliamın sorumlusu Türk devletidir. Neden bu dava görülmüyor? Hükümet bu katliama sessiz kalarak, Türk devletinin Kürtlere yönelik katliamlarını onaylıyor. Charlie Hebdo Katliamı’nı yapanlarla bu katliamı yapanlar aynı zihniyete sahipler. Fransa bu katillere karşı mücadele verenlerin adalet istemini yerine getirmelidir. Fransa’nın Kürtlere karşı adalet borcu var“ dedi. Coquerel ayrıca Fransa Hükümeti’nin Kürt halkına ve demokratlara saldıran Erdoğan’a karşı sessiz kalmasını da eleştirerek, PKK’nin terör listesinden çıkarılmasını istedi. 

Mitingde Kobanê Kadınlarıyla Dayanışma Kolektifi, Dünya Kadın Yürüyüşü, Femmes Solidaires ve Sosyalist Kadınlar Birliği temsilcileri de birer konuşma yaparak, Paris Katliamı dolayısıyla 9 Ocak tarihini devrimci kadınların katliamına karşı mücadele günü ilan ettiklerini, mücadelelerini bundan sonra da devam ettireceklerini söyledi. 


Eylemden notlar

* Eylem için Paris ve Ile De France bölgesinde bulunan Kürdistani tüm kurumlar bir aydır yoğun hazırlık içerisindeydi. Eylem için binlerce afiş duvarları süslerken, binlerce bildiri dağıtıldı. Paris ve çevresinde bulunan başta kadınlar olmak üzere dost kurumlar da eylemin hazırlık aşamasında aktif yer aldı. Fransız Komünist Partisi, Sol Parti ve NPA kendi üyelerine eyleme katılım yönünde çağrılar yaptı. Eylem günü için hazırlanacak döviz, pankart, bildiri, afiş, sticker (etiket), basın dosyası, bariyer, sahne, yemek ve içecek standları için onlarca kurum çalışanı görev aldı. Eylem alanında sabah 04.00’ten itibaren eylemcilerin ihtiyaçları için 50 kişi mitingin sonlandığı 18.00’e kadar çalıştı. 

* Eylemin güvenliği için bin kişi görev aldı. Alana giriş noktaları, otobüs kontrolleri sabahın ilk ışıklarıyla başlayıp eylem bitene kadar devam etti. 12 temel pankart, 3 bin flama, bin adet döviz taşındı. Bütün bu eylemin hazırlığında onlarca CDK-F çalışanı görev aldı. Kürtler kendi güvenliğini sağlarken, Fransız polisi eylem boyunca geniş güvenlik önlemleri aldı. Bu güvenlik önlemleri hem Fransa’da DAİŞ saldırılarının yoğunluğu hem de Türk faşistlerinin provakatif girişimleri nedeniyleydi. Cuma günü Fransa’nın Metz kentinden otobüslerle Paris’e gelmek için yola çıkan Kürtlere molotof ve silahla yapılan saldırı girişiminde hiçbir Kürt yaralanmazken, polisle çatışan faşistler gözaltına alındı. Polis diğer taraftan da Cuma gecesi daha önce kriminalize edilmiş Kürt gençlerinin evlerine gidilerek, eyleme katılımlarının yasaklandığını tebliğ etti. 

* Eylemi 35 Kürt basın mensubu ve onlarca Fransız gazeteci takip etti. Eylem, Fransız basınında saat 15.00’ten itibaren yer aldı. Le Figaro, le Parisien, AFP, BFM ve birçok Fransız basın ajansı haberi geçerken, 4 yıl sonra Kürtlerin üç Kürt kadın için yeniden alanlarda “adalet” haykırdığını ifade edip, Kürtlerin Fransa’ya karşı öfkeli olduğunun altını çizdi. 

* Eylemde Fransız kadın hareketleri önceki yıllardan daha geniş bir katılım sağladı. Tüm kadın örgütleri ortak pankart ve kurumsal flamalarıyla eyleme katılırken, 9 Ocak günü Kürdistan Enformasyon Bürosu önünde gerçekleşecek anma etkinliğinin de çağrıcısı olduklarını ifade etti. Kadın örgütleri aynı zamanda katil zanlısı Ömer Güney’in ölümü nedeniyle yapılmayacak mahkeme tarihi olan 24 Ocak’ta bir konferans yapacaklarını duyurdu. Kürt Kadın Hareketi ile birlikte organize edilen konferansa Avrupa ve dünyanın değişik ülkelerinden kadın örgütlerinin katılımı bekleniyor. 

* Eylem günü Paris’te havanın sıcaklığı -3 ila -5 derece arasındaydı. Özellikle Paris dışından eyleme katılanlar, soğuk havaya rağmen saatlerce eylemin başlamasını bekledi. “Katil Türkiye, katil Erdoğan”, “Hesap sorduk, soracağız”, “Fransa suç ortağı”, “Bijî Serok APO” sloganlarının atıldığı eylemde, söylemler ortaktı: Katiller Türkiye’de iktidarda, Fransa suskunluğuyla ortak!

* Eyleme katılım sağlayan Kürdistanlıların sohbetlerinde büyük bir öfke ve acı yansıyordu. “Katilimizin ölümüne üzülecek kerteye getirildik” yorumları yapılırken, katil zanlısının ölümü ile davanın iptali söylentileri Kürt halkında derin bir acı yarattı. Fransa’nın böylesi bir katliama önce kendi topraklarında izin vermesi ile büyük bir suç işlediğini ifade eden eylemciler, katil zanlısının sağlık sorunlarını bilerek Fransa’nın yargıyı 4 yıla yaydığını düşünüyor. Bu nedenle, Fransa’nın bu katliamda Türkiye kadar suçlu olduğunu ifade eden Kürdistanlılar, ‘Kürtlerle dost olmayı değil, Türk devletiyle dost olmayı tercih edenler bilmelidirler ki, Kürtler bu kara tarihi asla unutmayacak ve bağışlamayacak’ görüşünü paylaştı. 








2288

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA