Mara Mahallesi'nin hikayesi

Adıyaman'ın "Gavur" mahallesindeki anılarını yazan Feride Bektaş, 1970'li yılların başına kadar kardeşçe mahallede yaşayan etnik ve inanç mozaiğinin bir bir yok olduğunu belirterek, "Şu anda mahallede sadece kilise var. Eskilerden birkaç evin dışında kimse kalmadı. O eski güzelliği kalmadı” dedi.

07 Ocak 2017 Cumartesi | Kültür-Sanat

Adıyaman’da Süryani, Ermeni, Kürt, Türk, Müslüman, Hıristiyan, Sünni ve Alevi gibi etnik ve inanç farklılıklarının bir arada yaşadığı Mara Mahallesi’ni (Gavur Mahallesi) kaleme alan emekli hemşire Feride Bektaş, Türk devletinin 1974 Kıbrıs işgalinden sonra Hıristiyan komşularının mahalleyi terk etmeleri ile birlikte mahallenin dokusunun değişmeye başladığını söylüyor. 

Bektaş, Adıyaman Belediyesi Kültür Yayınları'ndan çıkan kitabına "Gâvur Mahallesi" ismini vermeden önce Hıristiyan komşuları incinmesin diye Adıyaman Metropolitliği’ne resmi müracaatta bulunmuş.

Bektaş, Adıyaman’da Gavur Mahallesi denildi mi 7’sinden 70’ine herkesin mahalleyi tanıdığına dikkat çekerek, “Mara mahallesi denildi mi kimse tanımaz. Ancak Gavur Mahallesi denildi mi herkes bilir. Çünkü mahalle kozmopolit bir yapıya sahipti. Tercihleri farklı olsa da aynı mahallede yaşamı paylaştıklarından kaynaklı yaşayış tarzları, ihtiyaçları, değer yargıları konusunda birbirlerine karşı kardeşçe saygı çerçevesinde iyi anlaşıyorlardı” diyor. 

Hatun ile Mağtuma

Bektaş, Gavur Mahallesi’ni kaleme alması şöyle anlatıyor: “Bu kitabı yazdığım dönemlerde annemin Alzheimer hastalığı ağırlaşmamıştı. Hastalığın başlangıcıydı. Annem sürekli geçmişi anlatıyordu. Her annemin yanına gidip geldiğimde mahalledeki o eski yıkık dökük evler, terk edilmiş virane evler sanki benimle konuşuyorlardı. Öyle bir duygu hissediyordum. Annemin anlatımları temelinde bunları roman tadında kaleme almak istedim.” 

Gâvur Mahallesi’nde yaşayan etnik ve inanç farklılıkları arasında güzel ve güçlü ilişkilerin olduğunu belirten Bektaş, kendi mahallesi dışındaki insanların Hıristiyan yurttaşlara kötü davranıldığını söylüyor.

Kimse kalmadı

Türk devletinin Kıbrıs işgaline kadar her şeyin güzel olduğunu sonrasında değiştiğini sözlerine ekleyen Bektaş, "Şu anda mahallede sadece kilise var. Biz 4 kuşak o mahallede olduğumuz halde mahallede eskilerden birkaç evin dışında kimse kalmadı. Çevre köylerden mahallelerden gelenler ile mahallenin dokusu tamamen değişti. O eski güzelliği ve özelliği kalmadı” dedi.

Bektaş’ın, aynı zamanda "Bekleyiş" adlı şiir, çocuklar için yazdığı "Kod Adı Efsun" ve 12 Eylül Askeri darbe döneminde Adıyaman’da hemşire iken yaşanan işkence ve kötü muameleyi konu alan "Geçmiş Olsun Bir Hemşirenin Anıları" adlı kitapları bulunuyor. 


Hacı Yusuf TOPALOĞLU / DİHABER



1435

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA