Kürt edebiyatının dünyaya açılan penceresi Baxtiyar Ali

2016 yılının Kürt edebiyatı açısından en büyük başarı addedilebilecek gelişmesi Baxtiyar Ali’nin Almanca’ya çevirilen ‘Der letzte Granatapfel’ romanının 6 ay içinde 4 baskı yapması ve Litprom’un hazırladığı en iyi roman listesinde ilk sırayı yer alması oldu.

30 Aralık 2016 Cuma | Kültür-Sanat

ARGEŞ KAYA


Almanca edebiyat dünyası son dönemlerde Kürt romancı Güney Kürdistanlı Baxtiyar Ali’nin Almanca’ya ‘Der letzte  Granatapfel’ (Dünyanın son narı)’ romanını tartışıyor. Almanca ilk basımı bu yılın mayıs ayında yapılan roman kısa süre içinde 4 baskı yaptı. Roman için yapılan yorumlarda böyle güçlü bir eserin ve yazarın yıllardır nasıl keşfedilemediği sorusu yüksek sesle soruluyor. Eleştirmenler tarafından Kürt edebiyatının ‘en iyi romancısı’ payesi verilen Baxtiyar Ali’nin başarısı Kürt edebiyatında yeni tartışmalara kapı aralayacağa benziyor. 

Kürt öykücülüğünün önemli ismi Şêrzad Hesen, Baxtiyar Ali hakkında şunları diyor: “Baxtiyar Ali’nin Nobel Edebiyat ödülünü hak edecek yetkinlikte bir yazar ancak Kürt olmanın verdiği talihsizlik yüzünden tanınmıyor.”  

Kürt edebiyatının yayıncılık, tiraj, kalıplarını kıramama gibi sorunları tartışıladursun ‘Duwahemîn Henarî Dunya’ romanı dünya edebiyatıyla Kürt edebiyatı arasında köprü kurmaya devam ediyor.    

‘Duwahemîn Henarî Dunya’ kitabı

Ute Cantera-Lang ve Rawezh Salim’in Almanca’ya çevirdiği Der letzte Granatapfel 2002 yılında Ranj yayınevinden orijinal dili Kürtçe’nin Soranî lehçesiyle çıktı. Kitap şu sıralar Soranîce 8’inci baskısını yaptı. Arash Sincap’ın Farsça çevirisi ise en son bu yılın 11’inci ayında 7’inci baskısıyla İran’da raflardaki yerini aldı.

6 ayda 4’üncü basımı çıktı

Asya, Afrika ve Latin Amerika edebiyatlarının tanıtım ve desteklenmesi için faaliyet yürüten bir edebi kurum Litprom sponsorluğunda Almanca çevirisi yapılan kitap 19 Mayıs 2016’da İsviçre’nin Unionsverlag yayınevinden çıktı. Aynı yayınevi daha öce Mehmet Uzun’un ’Siya Evînê’, Şerko Bêkes’in şiirlerini ve Türkiye edebiyatının önde gelen isimleri Yaşar Kemal, Sabahattin Ali, Adalet Ağaoğlu, Aslı Erdoğan ve Yusuf Atılgan’ın kitaplarını da yayınladı. Asya, Afrika ve Latin Amerika edebiyatlarından çevrilen romanların satış grafiğine göre her mevsim liste hazırlayan Litprom’un sonbahar listesinde ilk sırayı Baxtiyar Ali’nin romanı alırken ikinci sırayı Oğuz Atay’ın ‘Tutunamayanlar’ı aldı. İlk baskısı Mayıs ayında çıkan kitap Almanca okuyucuları arasında yoğun gördüğü yogun ilgi sayesinde şuan 4’üncü baskısıyla raflarda Alman kitapçılarda yer alıyor.

Neden şimdiye kadar çevrilmedi

21 Ekim’de HR2 ve SWR2 radyolarının sponsorluğunda Frankfurt Roemerberg’te yapılan ’Open Books’ edebiyat etkinliği bu yıl bir çok Alman ve yabancı yazarın yanı sıra Kürt yazar Bextiyar Ali’yi de ağırladı. Farkı ülkelerden bir çok yazarın katıldığı etkinlikte yazarlar hem kitaplarından bir kesit okudu hem de kitapları üzerine kısa bilgilendirme yaptı. Etkinlikte kitabının bir kesitinin Soranî lehçesiyle okuyan Eliye kitabının şimdiye kadar niçin Almanca’ya çevrilmediğini soran moderatör Gerwig Epkes’e cevap veren Eli, ‘’Şimdiye kadar Almanca’ya çevirecek kimse yoktu” şeklinde cevap verdi. 

Bir arayış hikayesi

Roman bir serbest bırakılmayla başlar. Bir çöl hapishanesinde yirmi yıldan fazla bir süre tutulan eski pêşmerge Muzaferi Subhdam serbest bırakılır. Ardından bir zamanlar arkadaşı olan devrimci lider Jakobi Snauber’in yanına gider. Muzaferi yakalandığında daha bebek olan oğlu Saryasi’yi arama fikrine saplanır. İşte kitap bu aramayı anlatıyor.

Hümanizm vurgusu

Birçok Ortadoğu yazarının aksine, Baxtiyar Ali asla şiddeti ve ızdırabı estetikle karşılamıyor, bunları hızlı bir heyecan için edebi bir araç olarak kullanmıyor. Ve bir karakterin kinizm eğilimi gösterdiği yerlerde, örneğin devrimci lideri Jakobi Snauber, uğruna Muzaferi cezaevine girdiğinde, bu kinizm sadece Muzaferi’nin insanlığının gücüne maruz kalır. Yan karakterlerin hikayeleriyle anlatımın içinde anlatımlar oluyor ki hepsi insanlığı hatırlamaya dönük yapılan ısrarlı  çağrıya evriliyor. Böylece savaş karşıtlığıyla ön plana çıkıyor.

Günümüzün canlı olayı gibi

Romanın anlatımında ortaya çıkan hikaye ve Muzaferi Subhdam’ın öyküsünü diğer mültecilere Akdeniz’de bir tekne üzerinde anlattığı açıkça görüleceği üzere, on dört yaşındaki kitap günümüzde ürkütücü bir bağ oluşturuyor.



Baxtiyar Ali kimdir?

1960 yılında Güney Kürdistan’ın Süleymani’ye şehrinde doğan Baxtiyar Ali Muhammed 90’lı yılların ortasında özgün kalemiyle Kürtçe’nin Soranî lehçesiyle Kürt edebiyatına giriyor. İlk olarak Niştiman(Vatan) adlı şiirini yayınlıyor. 1992’de ise ilk divanı olan Günah ve Karneval şiir kitabı çıkıyor. Ardından 1997 Mergî Taqaney Duwem adlı romanı çıkıyor. Daha sonra çıkan 11 romanı ve birçok divanıyla Kürt edebiyatına yeni bir soluk katan  Romanları Farsça, Arapça, İngilizce, Kurmancî olmak üzere birçok dile çevrilen yazarın son olarak ‘Duwahemîn Henarî Dunya’ romanı  ‘Der letzte Granatapfel’ ismiyle Almanca’ya çevrildi. Baxtiyar Ali Farsça, Arapça, İngilizce, Almanca ve yazın dili Kürtçe’nin Soranî lehçesini biliyor. 1995 yılından beri Almanya’da yaşıyor.



1659

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA