Efrîn ve uluslararası ilişkiler

08 Şubat 2018 Perşembe

NAZMİ GÜR

Rusya, Suriye’deki iç savaşın Astana süreci ve sonrasında Soçi’de düzenlediği kongre ile sona ereceği gibi bir iyimserliğe kapıldı. Rusya Dış İşleri Bakanı Lavrov, Suriye’de artık sona gelindiğini, Soçi kongresinden alınacak kararlar üzerinden Cenevre’de sonuca bağlanacağı iyimserliğini dile getiriyordu. Oysa son gelişmeler, Suriye’de işlerin giderek daha karmaşık bir yönde ilerlediğini gösteriyor. Bunun tek sebebi de Rusya’nın Efrîn için Türkiye’ye yaktığı yeşil ışık…

Kürtlersiz toplanan Soçi kongresi sona erdi ancak gelecekte toplanması şüpheli Anayasa Yazım Komitesi dışında somut kararlar ve sonuç ortaya çıkarmadı. Oysa Rusya, bu kongre toplanabilsin diye Türkiye’ye tavizler vermiş, “egemen” bir devlet olan Suriye’nin Efrîn bölgesinin hava sahasını Türkiye’ye açarak yeni bir çatışma ve istikrarsızlaştırma sürecinin de başlamasını sağladı. Rusya’nın bu çifte standartlı yaklaşımı elbette Suriye iç savaşının bitirilmesi amacına hizmet etmez. Tam tersi, son gelişmelerinde gösterdiği gibi, yeni krizlere ve çatışmalara kapı aralamış oldu. Rusya bu yeni durumları öngörmüşmüydü? 

Suriye’de iç savaş başladıktan buyana Efrîn bir istikrar ve güvenlik adasıydı. Efrîn’in savaş alanına çevrilmesinde ne Rusya’nın, ne Suriye için öngördüğü “çözüm” sürecine ne de Suriye’nin demokratik geleceğine bir faydası olacak. 

Başta uluslararası insancıl hukuk olmak üzere Efrîn’de, uluslararası hukuk ayaklar altına alındı. Rusya bu yaklaşımla Suriye’nin ne “toprak bütünlüğünü” koruyabilir nede Suriye “egemen” bir devlet olarak varlığını sürdürebilir.

İran bu gerçeğin farkında. O nedenle ısrarlı bir şekilde, en üst düzeyde Efrîn saldırısının sonlandırılması yönünde açıklamalar yapıyor. İran Cumhurbaşkanı Ruhani Türkiye’nin Efrîn’e yönelik harekatının “yakın zamanda son bulmasını istiyoruz” çağrısını yinelerken,” bu operasyonun nafile” diyerek Efrîn saldırısına ilişkin önemli bir tesbitte bulunuyor. Elbette İran’ın bu operasyona karşı çıkış sebepleri var. Şam yönetiminin arkasında durarak, olası riskleri bertaraf etmek istiyor.

Şam yönetimi de harekatı “işgal” olarak niteleyerek, “Hükümetin rızası olmaksızın Suriye topraklarında bulunan yabancı askeri güçler işgalci konumundadır ve eylemlere bu tanım çerçevesinde yanıt verilecektir” denilen açıklamanın devamında; Birleşmiş Milletler’e de çağrı yapıldı ve “Ülkelerin askeri güçlerini uluslararası hukuku çiğneyecek şekilde kullanmalarının önüne geçilmeli” çağrısında bulundu. Yine Suriye yönetimi Halep ve İdlib’e hava savunma sistemlerini konuşlandırdığını açıklayarak Efrîn “işgal harekatından” duyduğu rahatsızlığı dile getirmiş oldu.

Ancak en önemli gelişmelerden biri de, bir Rus savaş uçağının düşürülmesi oldu. Uçağın enkazı ve çatışmada ölen pilotun cenazesi hala olayı üstlenen Heyet Tahrir Şam (HTŞ)’nin elinde. 

ABD ise IŞİD ile mücadelede “dikkatler dağılacak” kaygısı ile Efrîn saldırısının sonlandırılmasını istiyor. Diplomatik çabalarını bu yönde yoğunlaştırıyor. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ve Ulusal Güvenlik Danışmanı H.R.McMaster önümüzdeki hafta Türkiye’ye geliyorlar. Efrîn’in en önemli gündem maddelerinden birini oluşturması, Suriye’deki mevcut kaotik durum ve IŞİD ile mücadeleye odaklanması ABD’nin gündeme getireceği diğer konular arasında olduğunu tahmin edebiliriz.

Ve AB’de nihayet sesler yükselmeye başladı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini yine “endişelerini” dile getirmekten öte bir açıklama yapmadı. AB Bakanları toplantısında konuyu görüşeceklerini ekleyerek “dengeli” bir konuşma yapmakla yetiniyor. 

Avrupa Parlamentosunda yapılan Türkiye gündemli oturumda ise daha somut eleştiriler ve AB’nin daha net bir tutum alması konusundaki çağrılar, vicdanlı sesler yükseliyor. Bu yükselen vicdanlı sesler AB dış politikasını etkiler mi bilinmez ancak Avrupa kamuoyunda savaş karşıtı bir atmosferin oluşturulmasına katkısı olacaktır bu vicdanlı seslerin. 

Efrîn için, büyük insanlık için,

Barış ve halkların ortak demokratik geleceği için…



1592
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: