Koalisyon görüşmeleri ve kaygılar

esonzamanci@gmail.com | 07 Aralık 2017 Perşembe

ELİF SONZAMANCI

2017 Almanya için seçim yılıydı. Zira gerek yerel, gerekse genel seçimler ülke gündemini kilitlemişti. 24 Eylül’de yapılan genel seçimler ise büyük soru işaretleri ile sonuçlandı. Zira seçim sonuçlarına göre en büyük sorun nasıl bir koalisyon kurulacağı yönündeydi. 709 milletvekili ile tarihinin en kalabalık meclisini seçen Almanya, uzun bir aradan sonra 12.6 oy oranı ile aşırı sağcı AfD’yi de 94 milletvekili ile meclise soktu. CDU/CSU tarihlerinde gördükleri en düşük oyu alarak yüzde 32.9, SPD yüzde 20,5, FDP yüzde 10,7, Sol Parti 9,2 ve Yeşiller ise yüzde 8,9 oy aldı.

Bu tabloya göre CDU/CSU, FDP ve Yeşillerden oluşacak olan Jamaika koalisyonu heyecanla karşılandı ve kamuoyu da bu üçlüye karşı hazırlandı. Fakat hummalı görüşmelerin ardından FDP lideri Christian Lindner masadan kalkarak üçlü koalisyon çalışmalarını sonlandırdı. Ekonomik gücü ile uluslararası platformlarda sözü geçen Almanya’da koalisyon krizi böylece bir kez daha kendini gösterdi. Hal böyle olunca Avrupa da Almanya’dan koalisyon görüşmelerinin akıbeti konusunda belirgin adımlar bekliyor. Zira Almanya’daki belirsizlik tüm Avrupa’yı da ilgilendiriyor. 

Dolayısıyla Jamaika görüşmelerinin sonlandırılmasının ardından gözler, seçim sonuçlanır sonuçlanmaz koalisyonda olmayacaklarını deklere eden SPD’ye çevrildi. Nitekim bir önceki dönem SPD, CDU ile olan koalisyonundan dolayı önemli derecede oy kaybetmiş, SPD’yi kurtarmak adına Schulz’un parti başına geçmesi de durumu kurtarmamıştı. 

Jamaika’nın sonuçsuz kalmasının ardından Cumhurbaşkanı Steinmeier devreye girerek CDU ve SPD arasında görüşmeler başlattı. Steinmeier bu görüşmelerden olumlu sonuç çıkması taraftarı, zira diğer alternatif olan erken seçim seçeneğine sıcak bakmıyor. Erken seçim olasılığında CDU ve SPD’nin puan kaybetmesi, AfD’nin de puan kazanması yüksek olasılıklar arasında.

Steinmeier’ın devreye girmesi ile birlikte olumlu sinyaller veren SPD görüşmeleri bu kez reddetmiyor. Hal böyle olunca her iki tarafta da kazanlar kaynamaya devam ediyor. İki tarafta da koalisyona karşı çıkan ciddi bir taban bulunuyor.

SPD açısından bakacak olursak: SPD seçimlerin ardından kaybettiği imajı yakalamak için hemen koalisyona katılmayı reddettiğini belirten bir karar aldı. Nitekim geçen dönemde yer aldığı koalisyonda eriyerek büyük oranda oy kaybetmişti. Yıpranan imajını tazelemek açısında muhalefet kanadında yer almak SPD’nin imaj tazelemesine yardımcı olacaktı. Fakat Jamaika görüşmelerinin tıkanması ile beraber, SPD ile kurulacak koalisyon tekrar gündeme gelmesi parti içinde itirazları gündeme getirdi. Özellikle partinin genç kanadı koalisyon fikrini tamamen reddediyor. 

CDU/CSU tarafında ise durum biraz farklı olsa da SPD ile koalisyona itirazlar da söz konusu. 

Schulz koalisyon görüşmelerinde nasıl bir denge sağlanacağı konusunda net fikirler hala sunmadı. Parti kongresinin ardından çıkacak karar ise koalisyonun gidişatını değiştirecek. Olumlu yanıt çıkması halinde önümüzdeki birkaç ayda yeni bir hükümet kurulma olasılığı gündeme gelecek. Eğer CDU/CSU ile SPD büyük koalisyon oluşturarak hükümet kurarlarsa, 24 Eylül’deki seçimlerden üçüncü büyük parti olarak çıkan aşırı sağcı AfD mecliste ana muhalefet partisi olacak.

Koalisyon görüşmeleri tüm belirsizliği ile devam ederken Almanya’da giderek sağa kayan siyaset aklı rüzgarını estirmeye devam ediyor. Bildiğiniz üzere Jamaika görüşmelerinin temel anlaşmazlıklarından biri de mülteci sorunu idi. Öyle ki Merkel’e mülteciler ile ilgili izlediği politika ve Erdoğan ile ilişkileri puan kaybettirmiş, diğer taraftan bu açığa konan aşırı sağcı AfD oy oranını yükseltmişti. Mülteci sayısına üst sınır getirilmesi, mevcut mültecilerin aile birleşimleri koalisyon dengelerini etkileyen önemli unsurlar. Bunun için kolları sıvayan CDU iltica başvurusu reddedilen sığınmacıların ülkelerine dönmesini teşvik etmek için yeni bir yardım programı devreye soktu. Buna göre gönüllü olarak ülkesine dönmek isteyen ilticacılara para yardımı yapılıyor. İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2017 yılının Şubat-Ekim ayları arasında geri dönüş teşviki için başvuruda bulunanların sayısı 8 bin 639. Almanya’da iltica başvurusu reddedilmiş yaklaşık 115 bin ilticacı bulunuyor. 35 bin ilticacı hakkındaki sınır dışı kararları ise bu yılın Ocak ile Eylül ayları arasında hukuken geçerli hale geldi. Bu süre içerisinde 19 bin 520 kişi sınır dışı edildi. Federal İstatistik Dairesi verilerine göre, Almanya’da 1 milyon 600 bin sığınmacı bulunuyor. 

Almanya mevcut mültecileri geri göndermek için güvenli ülkeler listesini genişletirken, hala devam eden kaosta kimsenin hayatı güvende değil.

Koalisyon görüşmelerine yönelik durum önümüzdeki günlerde belirginleşecek. Fakat siyasette daha da sağa dönen ibrede Almanya’yı zor günler bekliyor. 



424
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: