ZAMAN AŞIMINA UĞRADI: Kurban Kürtler

Selimferat@web.de | 05 Aralık 2017 Salı

SELİM FERAT

Eskidendi o!: Türkiye, Irak’ta yapılan „Kürtçe yayın“ın Botan’da dinlenmesini önlemek için, Saddam’a bir bavul dolusu para göndermişti.

Bir zamanlar, Cezayir’de yapılan Şah/Saddam antlaşması sonucu, İran’ın Kürtler’e verdiği desteği kesmesiyle, Güney Kürdistan Hareketi’nin 70’lerin yarısında durdurulması da eskilere dayanıyor.

Zamansızlık bu ya, bir süre önce Barzani: Kerkük’te olan bitenleri „ihanete uğradık“la açıkladı:

Arka planında gizli diplomasi açmazı vardı:

Kerkük‘te direniş hattından koparılıp geri çekilen Peşmergelerin imajı tarumar edildi.

Bu eskinin traji komik bir tekerrürüydü.  

Böylece, eskilerde olanların bir tersi oldu:

Barzani, aynı zamanda Erdoğan’a dayalı yükselmişti.

Bu kez Barzani’yi engelleyen ABD, O’nun gölgesinde Erdoğan’ın forsunu düşürmüştü…

Ve Kürtler’e karşı kolektif ses tarihi yorumunu yapmıştı:

Kürtler yeniden emperyalizmin oyununa geldiler!

Bu gelenek, Kürtler’e kanıksatılmak istenen tarihi oyunun kalıcılaştırılması için, diri tutuldu.

Buna göre, Kürtler ne yaparlarsa yapsınlar, Kolonyal ülkeler bir yolunu bulup, Kürtler’in ekonomik, siyasi ve politik çıkarlar için kurban edilmelerini sağlayacaklardı.

Hedef; Kürtler aynaya baktıklarında, kaçınılmaz olarak şu tabloyu görmeliydiler:

„Ne yaparsan yap, kurban edilmekten başka şansın yok!“

Rafine bir plan.

Sosyo psikolojik etkileri derin:

Kendine güvenme! 

Bu tarihi oyuna göre, herkes Kürtler’den daha bilinçli, kurnaz, anti emperyalist vs.

Kuzey Kürdistan’daki baldırı çıplak jandarma ile Türkiye’deki sosyal şovenlere kadar herkes,  Kürtler’e ders verecek kadar, maharetli ve kurnaz!

II.

O yanıltıcı tarihi koridorun sonuna geldik:

Türk kolonyal faşizminin son baş sorumlusu Erdoğan’ın sonunu hazırlayan Kuzey Kürdistan Hareketi’nin, Kürdistan Sorunu’nu devletlerarası hukuk olmak üzere, dünya politikasının önemli gündemlerinden biri haline getirdiği yeni yüzyılda;

Türkiye’nin NATO/ Rusya, İran, Çin arasında yolunu şaşırdığı;

Erdoğan’ın, ABD’de sahne alan Zarrab’ın beyanlarına kurban edildiği;

Ve yine Erdoğan’ın, kendisini yapılacak uluslararası pazarlıklarla kurtarmak dışında bir seçeneğinin kalmadığı;

Kandil’den gelen açıklamada, Gerilla’nın profesyonelleşeceğine vurgu yapıldığı bir dönemde;

Rojava’da „adım adım federasyona“;

Şengal’li kadınların „Özerk Şengal“ için start verdikleri bir zaman kesitinde;

Erdoğan Türkiye’sinin bıraktık kurban edilmeyi, kapısından kabaca veya diplomatik nezaketle kovulmadığı az ülkenin olduğu, tarihi bir yol ayrımında;

Kürtler’in herhangi birileri tarafından kurban edildikleri, ya da Kürtler’in kurban edileceklerinden endişe duymak?

Bu durumda, Türkiye son kozlarını oynayabilir.

Kürtler’e karşı tavır konması için, tüm varlığını pazarlayabilir.

Kürt Hareketi’ne karşı „önlem“ alan ülkeler de olabilir.

Bunların tümü neyi değiştirebilir ki?

Eğer bir ülkede, halkın tümüne yakını, birilerinin kendilerini insan yerine koymadığının farkına varmış; 

Ve onların bir zamanlar yaşadıkları ülkeyi, yakıp yıkarak işgal ettiklerini hatırlamış;

Ormanları ve evlerinin yakıldığına, çocuklarının katledildiklerine bizzat şahit olmuşsa;

O halk ve dayandığı güçlerin de uluslararası alanda oynayacağı rol, kendilerine karşı duranlarınkinden daha da büyük olacaktır.

Çünkü haklı olanlar, sömürüldüklerinin, insan yerine konmadıklarının farkına vardıkları andan itibaren, kurban olacaklar, o zamana kadar sadece kendilerinin insan olduklarını kanıksayanlar olacaklardır.

Kürtler değil!



910
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: