Kuzey Suriye’de sistem onaylandı

04 Aralık 2017 Pazartesi

HALİT ERMİŞ

Yüz yıllardır sömürgeleştirilen, her türlü işgal, asimilasyon ve soykırımdan geçirilen Kürtler onurlu, özgür ve demokratik bir sistemin geliştirilmesine öncülük ediyor. Sadece 20.Yy’da Türk devlet barbarlığı Kürtleri tarih sahnesinden silip atmak için denenmedik yöntem bırakmadı. Kürtlerin isimleri en iyi ifadeyle “eşkıya” diye anıldı. Derelerin Kürtlerin kanlarıyla kızıla boyandığı bir zamanda dağların zirvesine “hayali Kürdistan burada meftundur” diye yazıldı. 

Oysa ne Kürtler hayaletten ibaret bir halktı ne de Kürdistan’ın özgür geleceği bir hayal idi. Kadim Mezopotamya topraklarında uygarlıksal gelişime öncülük eden bir halk yok oluşun eşiğinden yeniden dirilmeyi, ayağa kalkarak, kırıntıları dahi bırakılmak istenmeyen insanlık değerlerini sahiplenmeyi gerçekleştirdi. 

Kuzey Suriye ve Rojava’da gerçekleştirilen meclis seçimleri yüz yıldır yürütülen bu amansız mücadelenin sonucudur. Seçimler sadece bir oy kullanma değildir Rojava açısından. Bu coğrafyada yaşanan binlerce acıya karşı halkların ortak eşit yaşamının tescilidir. 

Kuzey Suriye ve Rojava seçimlerine anlam katan, farklı kılan şey; sadece çağımızın en kanlı ve barbar çete yapısı DAİŞ’e karşı kazanılan zaferin ardından olması değildir, tüm zulüm ve soykırım siyasetlerine, acı ve gözyaşlarına rağmen Kürtlerin milliyetçi, şoven duyguları elinin tersiyle bir kenara iterek, tüm halklarla ortaklaşmasıdır. 

Seçimler bir milattır. Yüzyıldır bu topraklarda farz kılınan tekçiliğin, milliyetçiliğin hem de sömürge bir halk tarafından yok sayılmasıdır seçimleri tarihi kılan. Kuzey Suriye ve Rojava’da insanlar sadece kendilerini yönetecek her hangi birilerini seçmediler, aynı zamanda bir siyasal ve toplumsal sisteme de kabul oyu verdiler. Özgür iradeleriyle bugünlerini ve yarınlarını tayin edecek sistemi oyladılar. Bu anlamıyla demokratik federasyon sistemi ve demokratik ulus birlikteliğinin halk onayına sunulmasıdır seçimler. 

Bölge ulus devletlerinin, özellikle de faşist Türk devlet zihniyetinin Rojava’ya bu denli saldırmasının temelinde bu gerçeklik yatmaktadır. Sürekli PYD’nin Kuzey Suriye’de demografyayla oynadığı savı üzerine kurulu yalan propagandalarla ortalığı velveleye vermeleri de bu sistemi engelleme çabasından gelmektedir. Türk devlet zihniyeti tarih boyunca en fazla demografyayla oynayan, en fazla tehcir politikası geliştiren, halklara her türlü soykırımı reva gören olmasına rağmen, Rojava’ya bu tür mantıksız suçlamalarda bulunması ibretlik bir durumdur. 

Ancak kervan yola girmiştir bir kez. Sistem giderek ayaklarını yere daha sağlam basmaktadır. Halklar tercihlerini artık tekçilikten, milliyetçilikten yana yapmıyorlar. Demokratik ulus sistemiyle birlikte özgür bir yaşamı tercih ediyorlar. 1 Aralık’ta Kuzey Suriye’de Arap, Kürt, Türkmen, Süryani her renk ve dinden insanların sandığa giderek oy kullanması bunun en açık ispatıdır. Türk, Fars ve Arap milliyetçi iktidarlarının bu gerçekliği kabullenmesi zor bir şey olsa da bu kervan bu yolda ilerlemeye devam edecektir. 

İşin özü şudur; küresel sistemin Ortadoğu merkezli yeniden şekillendiği bir dönemde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Milliyetçi, ırkçı sistemler iktidarlarını bırakmamak için tüm imkanlarını seferber etseler de, bu iktidarların baskısı altında nefessiz bırakılan toplumların özgür yaşam tercihinde bulunması kaçınılmazdır. DAİŞ gibi barbar ve mezhepçiliği kendilerine paravan eden yapı ve örgütlerin hortlatılması yine de muhtemeldir. Bölgedeki gerici iktidarların da bu tür çete yapılarının arkasında duracağı kesindir. Bunun için her türlü komplo, oyun devreye konulacaktır. Özellikle Kürdistan’ı sömürgeleştiren devletlerin kendi mevcut iktidar yapılarının bozulmaması için yapmayacakları ahlaksızlık yoktur. Bu gerçeklik işin zorlu olacağını göstermektedir. Ancak hiçbir şeyin imkansız olmadığını 40 yılı aşkındır yürütülen özgürlük mücadelesi göstermiştir. Ama mücadelenin ve ortaya çıkarılan sonucun devrimsel ve tarihsel olarak nitelendirilmesi bu köklü gerici zihniyet ve uygulamalara karşı mücadelenin bu aşamaya getirilmiş olmasıdır. 

Sonuç itibariyle Kuzey Suriye meclis seçimleri Kürtler açısından olduğu kadar tüm bölge halkları açısından özgür, eşit ve ortak yaşamda önemli bir kilometre taşıdır. Halkların seçimlere rağbeti de bunun ispatıdır. Bundan sonra da yapılacak her türlü anti propaganda çamur atıp izini görünür kılma gayretinden öte bir anlama sahip olmayacaktır. 



1153
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: