11 Eylül Kuşağı!

selmaakkaya@hotmail.fr | 01 Aralık 2017 Cuma

SELMA AKKAYA

Paris Emniyet Müdürlüğü hafta sonu planlanan, ırkçı ve İslam karşı gösteriyi yasakladığını açıkladı. Eylemi örgütlemek isteyen Generation Identitaire isimli ırkçı örgüt, “İslam’a karşı Avrupa’yı savunalım” sloganıyla tüm Fransa’dan katılımın sağlanacağı büyük bir gösteriye hazırlanıyordu. Söz konusu yasağın ardından Paris sokakları, ırkçıların gruplar halinde gerçekleştirdiği protestolara tanık olurken, polis göstericilere müdahale ederek çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. 

Peki kim bunlar, Paris’te gösteri yapacak kadar büyük bir örgütlenme mi? Generation Identitaire Fransa ile sınırlı bir sağ örgütlenme değil. Aşırı sağ ve İslam karşıtı gösteriler düzenleyen diğer Avrupa ülkelerinde de varlığı bilinen daha çok lise ve üniversitelerde örgütlenen bir örgüt denilebilir. Özellikle son birkaç yıldır Fransa’da çok sayıda gösteri ve yabancı karşıtı saldırıda adı geçen örgütün, Fransa’da hayatı felç eden metro istasyonlarında bulunan sahipsiz paketin de sahibi olduğu söyleniyor. Fransa’da metro ve tren garlarında günlük olarak sayısız sefer; sahipsiz paket ve çantalardan kaynaklı duruyor. Bulunan boş paketlerden sonra her defasında banliyö yabancı gençlerine gözler çevrilmiş olsa da işin aslı, ırkçılar için bu yöntem toplumdaki yabancı düşmanlığını büyütmenin bir aracı!

Aynı örgütün bir koluna mensup 10 kişi ise Ekim ayında gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Fransa’da, camilere ve bazı politikacılara saldırı hazırlığında olduğu açıklanan faşistlerin, daha önce silahlı eğitim aldığını ve kendilerine Norveç’te Temmuz 2011’de Utoya adasında toplanan 77 genci kurşuna dizen ırkçı saldırgan Andreas Breivik’i örnek model gördükleri tespit edilmişti. İnternet ortamında “Arap, siyah, eroin satıcısı, göçmen, cihatçı, senin de onları öldürme hayalin varsa, bize katıl” çağrısı yapan ırkçılığın geldiği düzey daha önce de Parlamentosu’na taşınmıştı. Eski İstihbarat Daire Başkanı Patrick Calvar Temmuz ayında Parlamento’da yaptığı bir konuşmada duruma dikkat çekerek, aşırı sağ ile Müslüman dünyası arasında çıkabilecek bir çatışmadan endişe duyduklarını dile getiriyordu. 

Uzmanların ve istihbarat birimlerinin artık gizleyemediği iki önemli durum başa baş gidiyor. Birincisi aşırı sağın aldığı boyut ve genç kuşaklar arasında yükselişi, diğeri ise yine gençler içerisinde radikal İslam eğilimi. Fransa’da gün geçtikçe her iki uçta birikmeler, karşılıklı inanç kurumlarını tahrip etme, gruplar halinde çatışmalar giderek çoğalırken, basın yayın organlarında konuya dair haberler ise devlet tarafından kontrol altında tutuluyor. Yaşanan sansür, olayları gizlemeye yetmiyor artık. Irkçılar Paris’te konumlanıp katliam hazırlığı yaparken yakalanması, Fransa’da ırkçılığın sadece aşırı sağcı Le Pen ile sınırlı bir durum olmadığını, aynı zamanda daha tehlikeli yerlere doğru giden bir durumun varlığını daha net bir biçimde bize gösteriyor.  

Irkçılar kendilerine Kimlik Kuşağı adını vermiş. Bir kuşak olduklarına şüphe yok. 11 Eylül Kuşağı demek daha doğru olur. 11 Eylül ABD’de yaşanan saldırının ardından Avrupa’da da yeni bir dalga devreye girdi. O günden bu güne uygulamaya konulan Avrupa’da körüklenen yabancı düşmanlığı, her şeyin suçunun yabancılara yıkılması, sürekli bir yabancılardan gelen bir “terör” baskısı altında olma fikri... vb politikalar ve uygulamalar Fransa başta olmak üzere bütün Avrupa ülkelerinde ırkçı bir kuşağı inşa etti. Diğer taraftan bu durum Avrupa’daki Müslüman toplum içerisinde radikal İslamında güçlenmesinin de önünü açtı. İki uçta biriken bu tehlike için şimdilik devlet kontrolünde olduğu imajı verilse de her an bir çatışma alanı olacak düzeye çoktan ulaşmış gözüküyor!



339
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: