Escobarsız Narcos

oseoguz@gmail.com | 11 Eylül 2017 Pazartesi

OSMAN OĞUZ

Yolculuğuna Kolombiyalı ünlü uyuşturucu baronu Pablo Escobar’ın yaşamını anlatarak başlayan Netflix dizisi Narcos, Escobar sonrasında piyasaya egemen olan Cali Karteli’ne odaklandığı üçüncü sezonuyla izleyici karşısına çıktı.



Escobar, her açıdan etkileyici bir öyküydü. Çiftçi bir baba ile öğretmen bir annenin çocuğunun, giderek geliştirdiği suç kapasitesiyle -Forbes’in listesine göre- dünyanın en varlıklı yedinci kişisi olmasını içeriyordu. Öyküde parlamento ve başkanlık seçimleri, uçak düşürmeye varan şiddet eylemleri, paramiliter güçler, soluk soluğa bir kaçaklık dönemi, yani gişeleri kasıp kavurmaya aday bir yapımın gereksindiği her şey vardı. Üst üste yığılarak saklanan milyon dolarların fareler tarafından kemirilmesi, ısınmak için şöminede yakılması; yasak aşk, heykelini diktirmek isteyecek denli bir büyüklük hastalığı, kargaşa dolu Medellin sokakları gibi detaylar da cabası…

Durum böyle olunca üçüncü sezondan beklenti oldukça düşüktü. “Escobar olmadan Narcos mu olur”, Netflix’in 1 Eylül 2017 tarihini vermesi ardından dizinin takipçilerinin en fazla kurduğu tümce oldu. Sonucun ise herkesi şaşırttığı ortada…


Politik kabahatler

Her şeyden önce söylemeliyim ki bence dizinin ilk iki sezonu, sinematografi ve olay örgüsündeki başarıya rağmen -böyle belgesel iddiası olan bir yapımda affı mümkün olmayan- politik kabahatlerle doluydu. Bunlardan ilki, tüm yaşananı Amerikalı bir ajanın gözünden izliyor olmamızdı. Bu bakış, yöntemle ilgili değildi; dizi neredeyse baktığı her şeyi ajan Steve Murphy’nin ölçütleriyle değerlendirdi. Mesela M19 ve FARC, uyuşturucu parasına susamış yaradılışta, kaba saba birer terör örgütüydü; Miami ise Küba’nın akıl almaz baskılarından kaçanların özgürlük düşleri kurduğu bir ABD kenti...

Üçüncü sezon, bu politik kabahatlerin devam ettiği ama yanına eleştirilerin de eklendiği bir sezon oldu. Milyonlarca Kolombiyalının destek verdiği FARC savaşçıları, yine kaba saba ve uyuşturucu baronlarının kolayca satın alabildiği unsurlar olarak betimlendi ama hiç değilse onlarla yürütülen savaşın “insanlığa karşı suç” niteliği ve ABD’nin kötücül etkisi netti. Javier Peña’yı işten ayrılmaya sürükleyen süreçle ABD’nin “uyuşturucu dostu” politikasının netleştirilmesi ise ilk iki sezona göre yapımın cesaretinin arttığının belirtisiydi. Yine de Kolombiya devletinin “pis işlere” katılımını devlet başkanına varana değin güçlü vurgularla ortaya koyan dizinin ABD’nin katılımını “kişilerle sınırlı” veya “zorunluluktan” görüntüsüyle betimlemekten vazgeçtiği pek söylenemez. Küba düşmanlığında ise bu sezonda da değişen bir şey yok. 


Karakterler

Bunları bir yana bırakabilirsek üçüncü sezon, ilk iki sezona göre birçok açıdan daha başarılı görülebilir. Çünkü Escobar’a odaklanmaktan çok daha fazlasını yapmak zorunda olan, birçok öyküyü ve karakteri derinleştirmesi gereken dizi, on bölümde yapabileceğinin en iyisini yapmış. “Cali’nin Beyefendileri” olarak anılan kartelin “politbürosu” iyi betimleniyor. Gilberto Rodriguez’in kaygılı durumu, Miguel Rodriguez’in karakter dönüşümü ve Helmer (Pacho) Herrera’nın iniş çıkışları, izleyiciye geçebiliyor. Kartelin saymanı Guillermo Pallomari, Nuri Bilge Ceylan’ın şu ünlü muhtar ve memuru gibi: Biraz karikatürize ama güzel; tam bir saymandan beklenir görüntü ve tepkiler! 

Tanık Koruma Programı uyarınca ABD’ye aktarılan bir başka kartel üyesi ve sezonun neredeyse başrolü olan Güvenlik Sorumlusu Jorge Salcedo ise -gerçeği nasıl biridir bilmiyorum ama- bir ölçü fazla “iyi” betimlenmiş gibi görünüyor. Öyle ki Salcedo, bir uyuşturucu kartelinin en “pis” bölümünü yönetmesine rağmen neredeyse bir ilke ve iyilik simgesi! Miguel Rodriguez’in oğlu David rolünde ise Arturo Castro isteneni veriyor: Nefret edilesi, iktidar düşkünü bir küçük bey!


Ajan Peña bu denli ‘iyi’ mi?

Gelelim başkahraman Javier Peña’ya… Pedro Pascal, Game Of Thrones’daki Oberyn Martell’de kendinden emin bir karakteri oynuyordu ve iyi iş çıkarmıştı. Narcos’da ise üç sezondur, yaptığı işten pek de emin olmayan, ikilemlerle dolu bir karakteri oldukça başarıyla götürdü. Bunun yanında bana kalırsa bu karakterde de Jorge Salcedo’ya benzer bir sıkıntı var: Aşırı iyilik. Ajan Peña, hiçbir korkunç yöntemden çekinmeyen paramiliter güçlerle düzenlediği operasyonlarda çok sayıda ilgisiz insanın yaşamını yitirmesine de neden olan, hedeflediği kötüyü alt etmek için başka kötüleri güçlendirmekten çekinmeyen bir ABD görevlisi. Bu denli “iyilik savaşçısı” olarak betimlenmesinde yadırganası bir yan yok mu?

Narcos’un üçüncü sezonu, hem karakter gelişimi hem olay örgüsünün zenginliği açısından akıllara kazınan ilk iki sezon ardından hiç de geri düşmemiş ve tat veren bir yapım olarak izleme listesine eklenebilir. Ancak Kolombiya’ya baktığı yerin en sonunda ABD olduğunu ve bunun doğurduğu tarihsel/politik kabahatleri unutmadan…

Dizinin daha önce onay verildiği konuşulan dördüncü sezonunun da -üçüncü sezon bitiminde izlediklerimiz ardından- yayınlanacağını öngörebiliriz. Netflix, en çok izlenen yapımlarından biri olan diziyi, bu kez Meksika’daki uyuşturucu kartellerine odaklanan bir sezonla sürdürecek gibi görünüyor. Böylece dizi, giderek Escobar’dan kopup uyuşturucu satıcılarının genelini konu edinen bir yapıma dönüşecek gibi görünüyor.


Türkçe seslendirmeyle izlemeyin!

Bir uyarı: Herhangi bir filmi Türkçe seslendirmeyle izlemek zaten yeterince kötü ama Narcos’u özellikle izlemeyin. Hem sesler ile karakterler birbirine rahatsız edecek denli uyumsuz hem de İspanyolca konuşulan bölümleri bile -yine İspanyolcayla- bir kez daha seslendirmişler. Oysa Narcos’da hiç dil bilmeseniz bile kulağınıza çarpan ağız kaymaları, izleme keyfini ikiye katlıyor, atmosferle kurulan bağı güçlendiriyor.


Nusret yok

Bir de eğlencelik not: Üçüncü sezon tanıtımında “Türkiye’nin ulusal gururu” restoran işletmecisi Nusret’i “Cali’nin Beyefendileri”ne ünlü tuz serpme hareketiyle et servis ederken görmüştük. Görüntü “Nusret Narcos’da” denilerek sosyal medyada uzun süre gündem olmuş, konu “As bayrakları, as as!” noktasının kıyısından dönmüştü. Sezon bittiğinde ben de önce duraksadım, “Belki de görememişimdir” diye düşündüm ama emin olabilirsiniz: Nusret, tanıtım filmi dışında dizide yer almıyor.


Narcos

(2015-…)

Yönetmenler: A. Baiz, G. Naranjo, J.K. Wladyka, F. Coimbra, G. Navarro, J. Padilha, G. Ripstein

Başroller: Pedro Pascal (Javier Peña), Wagner Moura (Pablo Escobar), Boyd Holbrook (Steve Murphy), Alberto Ammann (Pacho Herrera), Francisco Denis (Miguel Rodriguez), Carlos E. Velasquez (Jorge Salcedo)



1058
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: