Kürdün imtihanı

serhatbucak46@hotmail.de | 09 Ağustos 2017 Çarşamba

YUSUF SERHAT FAİK

21.Yüzyılın “Kürt Yüzyılı” olacağı konusunda dünya ve Kürt kamuoyunda yaygın bir kanaat var.

Yüzyılın başından itibaren oluşan bu kanaat halen devam ediyor. Kürtler 20.Yüzyılı kan revan içinde geçirdiler. Ülkeleri parçalandı, sömürgeden bile geri bir statü altında yaşamı kabullenmeye zorlandılar. Buna karşı Kürtler her dört parçada sömürgeci sistemler ve onların arkalarındaki süper güçlere karşı direndiler. İç ve dış etkenler, özellikle kendi içlerindeki ihanet şebekeleri bu direnişlerin zaferle sonuçlanmasını engelledi. Süper devletler ise Kürtleri jeopolitik stratejileri ve ekonomik çıkarlarına kurban ettiler.

21.Yüzyılın başlarından itibaren devran tersine dönmeye başladı. İkiz kulelere yapılan saldırı, Afganistan ve Irak’ın işgali, bu ülkelerdeki tiranların iktidardan uzaklaşmaları, Kürtlerin Güney’de statüye kavuşmaları ve batılı ülkeler olmak üzere, dünya devletlerinin -sömürgeci sistemlerde dahil- burada elçilikler ve diplomatik kurumlarını açmaları, DAİŞ barbarlarının Kürdistanı ve Ortadoğu’yu yeniden işgal etme girişimleri, bu girişimlerden zarar gören batılıların daha önce ihanet ettikleri Kürtleri yeniden keşif etmeleri, Kürtleri yeniden Ortadoğu’nun vazgeçilmezleri arasına getirdi.

20. Yüzyılın aksine Kürtler bugün her dört parçada örgütlenmiş durumdalar. Kürtler modern önderliklere sahiptirler. Gerilla, Peşmerge ve milis güçlerinin sayısı yüzbinlerle ifade ediliyor. Kürtlerin “adalet ve insanlık” mücadelesine, kendi kaderlerini tayin etmeleri konusundaki iradelerine tüm dünya şahit olmaktadır.

Ancak bu olumlu gelişmelere rağmen Kürtler halen Ortadoğu’da büyük bir imtihan ile karşı karşıya bulunmaktadırlar. Bu imtihandan başarı ile geçebilmeleri ilk önce Kürtlerin birliklerini sağlamaları, doğru bilimsel ulusal stratejilerini çizmelerine bağlıdır. İki sömürgeci güç (İran ve TC) rejimleri Kürtlerin Ortadoğu’da uluslararası bir statüye sahip olmamaları için ellerinde kepçe habire Ortadoğu kazanını karıştırmaktadırlar. Suriye ve Irak rejimleri ise İran’dan aldığı destek ile kendi sömürgeci sistemlerini devam ettirmenin çabası içerisindedirler. İran ise Ortadoğu’ya yayılma stratejisinde her iki devletin rejimine destek sunmakta, onların ayakta kalmasını istemektedir.

Kürtler Ortadoğu labirentinde yollarını bulabilmeleri için Ortadoğu’da günlük değişen dengeleri iyi hesaplamak zorundadırlar. Ortadoğu labirentinde yollarını bulabilmeleri içinde ilk önce kendi özgüçlerine güvenmek, kendi öz savunmalarını güçlendirmek zorundadırlar. Kürtlerin Ortadoğu cehenneminde dostları olduğu kadar düşmanları da çoktur. Kürtler dostları ile düşmanları arasındaki, dengeyi de çok doğru saptamalıdırlar. İmtihanlarını başarı ile vermelerinin olmazsa olmaz şartı ise ilk önce kendi aralarında sonrada komşularının demokrat, ilerici kesimleri ile birliklerini sağlamaktır.

Kürtler bu imtihanı başarı ile geçmek zorundadırlar. Yakalanan olumlu gelişmeler kişisel, aşiretsel, ailesel ve de örgütsel çıkarlara kurban edilmemelidir. Kürt emekçilerinin, Kürt halkının çıkarı her türlü çıkarın üstündedir. Bu ilkeye riayet etmeyenleri Kürt emekçileri, halkı affetmeyeceği gibi, Kürde umut bağlayan emekçi komşu halklar ve tarih ana da affetmeyecektir. Bunu bir köşeye yazın.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:

* 8 Ağustos 1994’te daha önce kontrgerillaca kaçırılan Kürt gazeteci Ferhat Tepe’nin işkence edilmiş cenazesi Elazığ Sivrice’de Hazar Gölü kenarında bulundu.

* 8 Ağustos 1996 tarihinde Kürt müziğinin unutulmaz ismi Ermeni asıllı Aram Tigran Atina’da yaşamını yitirdi. Cenazesinin D.Bekir’e defnedilmesine AKP hükümeti onay vermedi.

* 9 Ağustos’ta Ceylanpınar’da kontrgerillaca vurulan Kürt gazeteci-yazar, siyasetçi Hüseyin Deniz, 10 Ağustos 1992’de Diyarbekir’de şehit oldu.

* 10 Ağustos 1920’de Fransa’nın Sevres şehrinde yapılan anlaşma ile Kürdistan bir daha ikiye bölündü. Aynı anlaşma ile Kürtlere özerklik hakkı tanındı.

* Kürt siyasetçi ve KESK eski Genel Sekreteri Sevil Erol yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak 10 Ağustos 2008’de aramızdan ayrıldı. Cenazesi doğduğu yer olan Siverek’te toprağa verildi.



844
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: