Ayhan Ogan’ın dediği bağlamaz biz Devlet Bahçeli’yi kurduk!

07 Ağustos 2017 Pazartesi

AHMET NESİN

Referandum zamanıydı, CNN’de Ahmet Hakan’ın programına çıkmıştı Ayhan Ogan. Karşısında Mehmet Bekaroğlu vardı ve işi zordu. Zordu, çünkü Bekaroğlu Necmettin Erbakan döneminden onlarla beraberdi ve hem içlerini çok iyi biliyor, hem de kişilerin yetkinliklerini iyi biliyordu. Bekaroğlu kendine göre bir demokrasi yolu seçmiş, neden referanduma “HAYIR” denilmesi gerektiğini anlatıyordu.

İşte tam da o an geldi ve Ayhan Ogan, Ahmet Hakan’a dönerek “Ben Sayın Mehmet Bekaroğlu’nun söylediği 2 noktaya değinmek istiyorum, karşı çıkıyorum ve açıklama yapmam gerekiyor” dedi. Tartışmacı 2 kişi olduğundan Ahmet Hakan rahattı, hemen Ogan’a döndü ve “Buyurun Sayın Ogan” dedi.

Hani hep deriz ya “Senin yaptığını Çorumlu yapmaz” diye, işte Ahmet Hakan’ın yaptığı da böyle bişeydi. Ahmet Hakan Türklerin tartışma geleneğinin dışında bişey yapmıştı, çünkü genellikle böyle durumlarda “Tamam efendim, Sayın Bekaroğlu bitirsin konuşmasını, size de söz vereceğim” denir. Böyle denir, çünkü biz bu tip tartışmalarda karşımızdakini dinlemez, söz bize geldiğinde onu nasıl hacamat edeceğimizi düşünürüz. O yüzden belki dikkat etmişsinizdir, bizdeki panellerde “İyi de beyefendi, hanfendi, ben bu söylediklerinizin hiçbirini söylemedim ki” konuşması çok sık kullanılır ve gayet medeni olan tartışma olayı kavgaya dönüşür…

Ogan, Bekaroğlu’nu dinlemediğinden ve söyleyeceklerini hazırlamak için zaman kazanmadığından afalladı ve Bekaroğlu’na dönüp, “Pardon, ne demiştiniz” dedi. Bekaroğlu efendi insan, 15 dakikalık konuşmasından Ogan’ın yanıtlayacağını tahmin ettiği 2 konuyu cımbızlayarak söyledi. Oysa ben olsaydım, hiç konuşmadığım 2 konu söyler ve yanıt bekler, sonra gereken açıklamayı yapardım. Şaka değil, Ogan da esasında konuşulmamış bu 2 konuya yanıt verirdi, çünkü geleneklerimize uygun bir şekilde karşısındakini dinlememişti.

Ve aynı Ayhan Ogan yaptı yapacağını ve geçen gün “Türkiye’de yeni bir devlet kuruluyor, başında da Erdoğan olacak” diye harika bir fikir attı ortaya. Esasında fikir atmadı, her zamanki gibi attırıldı. Neden attırıldı diyorum, çünkü bu Erdoğan’ın iktidara geldiğinden beri taktiği. Kafasındaki kimi hinlikleri ve saçmalıkları birilerine söyletip, 2-3 gün bekliyor. Çok sert tepki gelmezse kendisi devam ediyor, tepki gelirse de her zaman olduğu gibi “Bu söylenen bizi bağlamaz” diyerek sıyrılıyor işin içinden. Yaptığı bir nevi anket esasında.

Bu söylemde beklenen tepki muhalefet tepkisi değildi esasında, MHP genel başkanı Devlet Bahçeli’den gelecek tepki önemliydi. Bahçeli her zaman olduğu gibi kendisini Türkçülük üzerinden hükümete, hatta daha çok devlete, derin devlete yedeklemişti. Bu da bir MHP geleneğiydi. 12 Eylül 1980 darbesinden önce de aynısını yapmış, gazetelere tam sayfa ilan vererek askeri göreve çağırmıştı. Darbe olunca tutuklananlar arasında Taha Akyol da vardı ve tutuklanma nedeni bu ilandı. Kendisi o dönem MHP merkez yürütmenin içinde olduğundan dolayı bu ilan öne sürülerek tutuklanmıştı.

Geriye baktığımızda ne kadar komik bir siyasi tarihimiz var değil mi, MHP gazetelere tam sayfa ilan verip askeri yönetim istiyor, 12 Eylül darbesi yapılıyor, yani MHP’nin dediği oluyor ve MHP MYK’sı askeri darbe istemekten tutuklanıyor. İşte bu yüzden o dönemin MHP genel başkanı Alpaslan Türkeş hapisten “Fikrimiz iktidarda, biz hapisteyiz” diye bir açıklama yapıyor.

İşte MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de partisinin misyonuna uygun davranıyor. Kendi tabanını unutup, AKP’ye destek oluyor. Aynısını kendisi koalisyon ortağıyken de yapmıştı, erken seçim isteyip, Bülent Ecevit’in Demokratik Sol Partisi’yle, Turgut Özal’ın (O dönemde Mesut Yılmaz’dı başkan) ANAP’ını ve Süleyman Demirel’in (O dönem Tansu Çiller başkan) DYP’sini bitirmiş, AKP’nin önünü açmıştı. Herkes Erdoğan’ın siyasi yasaklı olduğu dönemde yolunu Deniz Baykal’ın açtığını söylese de, esasında bu beceri Devlet Bahçeli’ye aittir. Bahçeli aynısını AKP Hükümetinin düşürüldüğü 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra da yapmıştır zaten.

İşte bütün bunlar yapılırken, başkanlık için yapılan halk oylaması seçimlerinde AKP’yle KAN’ka olmuş bir parti ve Devlet Bahçeli varken, ayrı bir devletin kurulması konuşulur mu hiç? Doğal olarak ilk tepki Bahçeli’den gelir ve sen de “Bu açıklama bizi bağlamaz” der, esasında artık bir anlamda meclisteki sonuncu partiye göbekten bağlı olduğunu söyler ve totonun üstüne oturursun. Yani Devlet Bahçeli gibi kurulmuş eleman varken, yeni devlet kurmaya ne gerek, bozdur bozdur harca…



2108
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: