Mahkemeler Erdoğan’ın emrinde!..

17 Temmuz 2017 Pazartesi

AHMET NESİN

Sanırım Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan kantarın topuzunu iyice kaçırdı. Geçen hafta verdiği bir demeçte “Bunlarrrrr, bu yıl sonunda çok fazla ceza alacaklarrrrr…” diye bir açıklama yaptı. Bu bir emirdir, bu her işe burnunu sokmaktır, bu tam da padişahlığı seçmek ama aynı zamanda kadı da olmaktır. Bu zaten olmayan demokrasiyi iyice aranır hale getirmek ve iç savaşa bir çağrıdır. Bu haklı ya da haksız bütün sanıkları isyana teşvik ve sonucunda isyan ettikleri için cezaevlerinde öldürmek için yapılan bir planın açıklamasıdır. Aynı darbe olayında olduğu gibi, önce darbe yapılması için her türlü pozisyonu hazırlayıp, yani karşı darbeyi darbeden önce hazırlayıp, sonra da “Bakın darbe yapıyorlar” deyip karşı darbeyi yapmaktır.

15 Temmuz darbe girişiminde 250 kişi yaşamını yitirdi. Erdoğan’a darbe girişimi 11 Haziran 2016 tarihinde haber verilmiş, bunun belgesi var ve bu tutanak mahkeme dosyasında duruyor. Nasıl olduysa bu ifade tutanağı yok edilmemiş.

Daha önce de yazmıştım, darbe yapmak isteyen grup darbe zemininin oluşması için darbe öncesi karşılıklı cinayetler işler ve örgütler adına bombalar koyar, bunlar daha önce yaşadıklarımız. Hatta bu konuda Kenan Evren’in “Darbenin oluşması için bekledik ve erteledik” diye açıklaması bile var. Bu düpedüz daha çok insanı öldürtmek ve halkı darbe ister hale getirmek için yapılan bir çalışmadır. Erdoğan bunların aynısını yaptı. Ama bir farkla, darbeciler, darbe yapacakları gece cinayet işlemezler, cinayet darbeyi sağlama aldıktan sonra işlenir. Bunun örneklerini de 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinde gördük. Darbeci darbe sonrası idam ve diğer cinayetlerini demokrasiyi getirmek adına yapar ve işler.

15 Temmuz gecesi darbe girişimi olduğu kesin, bunu kimse inkar edemez. Darbe girişimi değişik grupların birleşmesiyle de yapılmış olabilir, tartıştığımız o değil. Tartıştığımız o gece 250 kişinin öldürülmesi, yani daha önce yaşamadığımız bişey. Bu ülke kendileri açısından başarılı darbeler yaşadı ama neredeyse başarılı darbelerden daha fazla başarısız darbeler de yaşadı. Bunlardan ikisi 27 Mayıs darbesi sonrası yaşanan 2 Talat Aydemir darbe girişimleridir ve devletin haberi olduğu için engellenmiş ve sonunda Talat Aydemir ve arkadaşı idam edilmiştir. 9 Mart 1971 darbe girişimi de fark edilmiş ya da kimi komutanlar vazgeçmiş ve önlenerek 12 Mart 1971 darbesi yapılmıştır.

Darbe girişimini genellikle yine asker önler. Verdiğim 3 örnekte de bu aynı şekilde olmuştur. Haberi olan darbenin kumpascılarını tutuklar ve darbe girişimi duruşmaları başlar. Oysa bu darbe girişiminden haberdar olan Erdoğan darbeye başlanılmasını beklemiştir. Bunun bir tek amacı vardır: “Mağdur duruma düşmek, darbeyi son anda önleyen baş komutan görünümü vermek ve insanların ölümüne neden olmak.”

Çok açık ve net yazıyorum, Erdoğan darbe girişiminden haberdar olmasaydı 15 Temmuz gecesi çok farklı biterdi. Birincisi darbe başarılı olur, darbeci gruplar iktidara el koyardı. İkincisi, kimsenin haberi olmadığından darbe gecesi can kaybı olmazdı. Eğer darbe bilinmeseydi, darbe gecesinden 1 gün önce hava kuvvetleri komutanı havacı askeri öğrenciler için “Onların bu gece görevleri var” diyemez, demez ve köprüde 5 öğrencinin boğazları kesilerek ölmesinin önüne geçilirdi. Ya da darbe gecesi çatapat türü bombalarla halkın içinde bir infial yaratılmazdı. Hele hele, darbe girişimini önleyecek asker ve polis varken halka zimmetli ya da zimmetsiz silah dağıtılamazdı.

Bundan sonra sanıklara cezalar da aynı mantıkla dağıtılacak. Bundan sonra Erdoğan’ın son mahkeme emriyle duruşmalar şu şekilde geçecek:

Savcı- Sayın hakimler, Yapılan araştırmalar neticesinde sanığın Fetö ile ilişkisi… …

Hakim- Başka, savcı bey, başka…

Savcı- Efenim bir de PKK ile bağla…

Hakim- Az savcı bey, az…

Savcı- Haklısınız efenim, bir de ne koyalım ki iyi ğpişsin, hah buldum bir de DHKP-C’den…

Hakim- Neyse buna yeter, diğerlerini de başkasına saklayın, hepsini bir kerede kullanmayalım…

Savcı- Sanığın bu suçlardan dolayı 24 yıl…

Hakim- Neeeeee 24 yıl mı, siz kadıyı dinlemediniz sanırım, daha, daha…

Savcı- Aaaaaa, unutmuşum sayın Hakimim, 30 yıl…

Hakim- Çık, çık… Savcı- Müebbet efendim, sonrası maalesef bizim kitapta yazılmamış, eksik bırakmışlar…

Hakim- Bir tane mi?

Savcı- Olur mu efendim, ben kararın yanında bir de torba ekledim dosyaya, kura çekin, içinden hangi sayı çıkarsa o kadar müebbet oğlu müebbet…



2323
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: