Ulusal birlik

serhatbucak46@hotmail.de | 12 Temmuz 2017 Çarşamba

YUSUF SERHAT FAİK

Yıllardır „Ulusal birlik“ özlemi Kürt siyasetinin dilinden düşmüyor. Ulusal birlik Kürtlerin kendi toprakları üzerinde özgürce yaşaması için olmazsa olmaz bir ilkedir. Ancak bu ilkenin altı bugüne kadar dolduralamadı.

Bende naçizane yıllardır bana ayrılan köşemde „Ulusal birlik“ konusunda görüşlerimi sizlere aktardım. PKDW üyesi olduğum dönemlerde Avrupa’nın başkentinde, çeşitli ülkelerin şehirlerinde yapılan etkinliklerde görüşlerimi dile getirdim.15-16 Temmuz tarihlerinde Kürdistan’ın güneyinde Süleymaniye’de dört yüz delegenin iştiraki ile bir toplantı yapılacak. Bu toplantıda iki aydan beridir Kürdistan’ın güneyi ve diğer parçalarda yapılan görüşmeler delegeler tarafından tartışılacak. Bu vesile ile bu konudaki görüşlerimi sizlerle bir kez daha paylaşmak istiyorum.

Kürtlerin birliğini sağlayacak „Ulusal Kongre“nin bu ortamda toplanabilme koşulları var mıdır? İlk önce tartışılması gereken can alıcı sorun budur. Kürdistan’daki iki temel güç PKK ile KDP arasında kökeni yıllara varan sorunlar demokratik platformlarda çözülmediği müddetçe bu iki temel gücün kendi ideolojik görüşlerini muhafaza ederek bir araya gelmeleri mümkün değildir. Mümkün değildir, çünkü her iki temel güçte Kürdistan’da iktidar olma çabası içerisindedir. Bu iki temel gücün biraraya gelmelerinin önündeki tek engel iktidar sorunu da değildir. Başta İran ve Türkiye olmak üzere sömürgeci devletler Kürtlerin birlik olmamaları için ellerinden geleni ardlarına koymuyorlar. Özellikle İran ve Türkiye Ortadoğu’da güç olma savaşı verirken, diğer taraftan Kürtlerin birlik sorunları karşısında zangır zangır titriyorlar. Bu nedenlede her iki ülkede Kürtlerin birliğinin sağlanmaması için durmadan Kürtleri, Kürt partilerini birbirlerine karşı kışkırtıyorlar.

Bu koşullarda Kürdistan’daki bu iki temel gücün biraraya gelmesi bugün mümkün olamamaktadır. Peki bu iki temel güç biraraya gelemediği için Kürtler kendi aralarındaki birliği asgari müştereklerde sağlayamazlar mı? Şüphesizki sağlayabilirler. Ulusal Birlik Platformunda yer almak istemeyenlerin dışında Kürdistan’daki diğer temel güçler kendi aralarında ulusal birliklerini sağlayarak yollarına devam edebilirler. Süreç içerisinde Ulusal birlik, Ulusal Kongre dışında kalan güçlerde oluşturulacak „Ulusal Kongre“nin Kürdistan’da dört parçada ve uluslararası arenada Kürtleri temsil edebilme gücüne sahip olduğunu anlarsa dışarıda kalan güçlerde „Ulusal Kongre“ye katılabilirler.

Şayet „Ulusal Birlik“ sağlanması, „Ulusal Kongre“nin her iki temel gücünde içerisinde bulunduğu geniş bir birlik olması isteniyorsa dilimize, kalemimize, söylemlerimize çeki düzen vermek zorundayız. Ayrıca sömürgeci sistemlerle olan ilişkilerimizi de diğer parçaların aleyhinde, kardeşlerimizin aleyhinde kullanmamalıyız. Bunun yoluda bir araya gelip yapıcı eleştirlerle birbirimizi ikna etmekten geçer.

KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA: 

* 10 Temmuz 1991 günü Vedat Aydın’ın cenazesi yüzbinlerin katılımıyla toprağa verildi. Cenaze töreni sırasında devlet güçlerinin kitleyi taraması sonucu 16 Kürt şehit oldu.

*  11 Temmuz günü HEP Diyarbekir İl Sekreteri Remzi İl’in cenazesi bir çöp konteynerinde bulundu.

* 12 Temmuz 1930 tarihinde Zilan deresinde yapılan soykırım sonucunda 15.000 Kürt sivil şehit oldu.

* 13 Temmuz 1989 günü İranlı yöneticilerle görüşmek üzere Viyana’da bir eve giden İKDP lideri A. Qaşimlo ve arkadaşları Evdillah Qadiri Azer ve Dr.Resul İran gizli servisince şehit edildiler

* 14 Temmuz 1982’de Diyarbekir E Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan M. Hayri Durmuş, Kemal Pir, Akif Yılmaz ve Ali Çiçek ihanet ve cezaevindeki uygulamaları protesto etmek için ölüm orucuna başladılar 

* 15 Temmuz 1951’de, Kürt siyasetçi, Kurdolog, Xoybûn kurucusu ve Kürt Latin alfabesinin kurucularından Hawar ve Ronahî dergilerinin sahibi ve yazarı Celadet Mîr Bedirxan Şam’da vefat etti.

* 15 Temmuz 1985 tarihinde Kürt yurtseveri, siyasetçisi Dicle Talebe Yurdu kurucularından eski D.Bekir milletvekili M.Remzi Bucak sürgünde Paris’te vefat etti. Cenazesi 27 yıl sonra Kürdistan’a getirilerek Siverek’te toprağa verildi.



492
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: