Batman’da madalyonun iki yüzü

xece14@gmail.com | 20 Mayıs 2017 Cumartesi

HACER ALTUNSOY


Kürt kentlerinde tecavüz, fuhuş, uyuşturucunun bir devlet politikası olarak 1990’lardan beri sistematik olarak uygulanmaktadır. Fuhuş, uyuşturucu şebekelerinin devlet eliyle bölgede olduğuna dair, belgeler yayınlandı. 90’larda JİTEM-polis işbirliği ile ajanlaştırmanın geliştirildiği de JİTEM’cilerin itiraflarında bulunmaktadır. En son 2009’da PKK saflarına katılan bir kaç gencin itiraflarında da bazı şebekeler deşifre edilmişti.

AKP’de bu politikaları 2001’den beri devam ettirmektedir. Özellikle kuzey Kürdistan’da yurtseverliğin, Kürt bilincinin yüksek olduğu kentlerde özel bir politika olarak geliştirilmekte, yaygınlaştırılmakta ve toplum teslim alınmak istemektedir.

Bu kentlerden biri de Batman’dır. Batman yurtseverlik bilinci yüksek olan, Kürt Özgürlük Hareketinin ilk örgütlendiği kentlerden biridir. Devletin, baskı, tutuklama, işkence politikalarına uzun yıllar maruz kaldı, ancak buna karşı sürekli direnişte gösterdi. Devlet baskı politikalarıyla sonuç alamayınca bu kez Hizbullah eliyle faili meçhulleri geliştirerek bir kıyım politikası uyguladı. Türkiye’deki Meclis Araştırma Komisyonu’nun 1993 raporunda; Hizbullah’ın, Batman ilinde güvenlik güçleri tarafından siyasi ve askeri eğitim aldıkları anlatılmaktadır. Yıllarca Batman’da terör estiren Hizbullah onlarca insanı katletti. Hizbullah’la da sonuç almayan Türk devleti bu kez toplumun dini duygularını sömürmeye başladı. AKP-Cemaat işbirliği ile öğrenci yurtları, okullar, dernekler kuruldu. Yine 2014 yılında Batman’da “Peygamber Sevdalıları ve Kur’an Nesli Platformu” adlı kuruluşun, onlarca kız çocuğuna 4 yıl boyunca kara çarşaflar içerisinde eğitim verdiği ortaya çıktı.

Tüm bu politikalar sonuç vermeyince, şimdi de kız çocuklarını tuzağa düşüren yeni şebekeler ortaya çıktı.

Geçtiğimiz günlerde Karın ağrısı şikayetiyle hastaneye giden ve burada gebelik oluştuğu fark edilen 14 yaşındaki G.’nin savcılıkta verdiği ifade sonucu; Batman’da aylardır onlarca çocuğu fuhuşa zorlayan bir çetenin olduğu ve yüzlerce erkeğin fail olduğu öğrenildi.

Gazete Şujin’ın haberine göre ‘17 Nisan 2017 tarihinde ise G.’nin verdiği ifade ve tanık beyanları doğrultusunda çocukları fuhuşa zorlayan Yıldız Ç., esnaf Şakir A., Batman’da AKP’ye yakınlığıyla bilinen muhtar ve işveren Abdulkadir T. ile Heves ismindeki kişi, Batman tutuklanarak cezaevine gönderildi.’

En büyüğünün 17 yaşında olan çocukların fuhuşa zorlandığı yerlerin kafeler, kuaförler ve bazı evlerin olduğu da G.nin verdiği ifade de ortaya çıktı.

Batman’da ki bu fuhuş şebekesi, AKP politikalarından ve devletin sömürgeci politikalarından bağımsız olarak ele alınamaz. HDP’nin en örgütlü olduğu kentler ya yıkılarak, ya yakılarak ya da bu tür soykırım politikaları ile teslim alınmak isteniyor. Toplumun örgütlü yapısı dağıtılmak, bir birinin yüzüne bakamaz hale getirilmek istiyor.

Devletin inkarcı, sömürgeci politikaları az çok izleyen hiç kimse bu konuda şüphe duyamaz, duymaz. Bu madalyanın bir yüzü...

Diğer yüzü ise bu politikalara alet olanlar... 14 yaşındaki G.’nin ifadeleri sonucu cinsel istismar suçuna ortak olan onlarca kişi olduğu öğreniliyor ve buna dair 30’a yakın kişi gözaltına alınıyor. Ama gözaltına alınan pek çok erkek ‘kentin tanınmış isimleri olduğu için’ kefaletle serbest kalıyorlar. Göz altına alınan veya henüz tespit edilemeyenler hiç kuşkusuz devletin zihniyetinin işbirlikçileridir. İşbirlikçilik sadece devletle çalışmak anlamına gelmiyor. Politikalarına ortak olan, uygulayan, buna zemin sunan zihniyette aynı işlevi görüyor. Denilebilinir ki bu zihniyet, devletle işbirliği yapanlardan da daha tehlikelidir. Devlet serbest bıraksa bile toplumun bu erkeklerin yüzüne tükürmesi gerekmez mi? Bu erkekler hem devletin soykırımcı politikalarına alet olmuş, işbirlikçilik yapmıştır; hem de toplumu kadın bedeni üzerinden teslime zorlamaktadır. Ahlaksız, düşkün, aşağılık, insanlıktan çıkmış bu erkeklerin başta Batman olmak üzere hiç bir toplumda barınamaması, kafasını kaldıramaması gerekiyor. 

Kürdistan’da devletin örgütlü kadına, örgütlü topluma dönük özel politikalarının olduğunu bütün toplum biliyor. Ancak bu politikalara karşı duyarlılığın daha fazla olması gerekmektedir. Yine muhalefet eden bütün kesimlerin toplumu çürümeye iten politikalarla mücadelesi oldukça önemlidir. Özcesi toplumun geleceği çetelere bırakılamaz. Devlet politikaları gereği af edebilir, aklayabilir. Ama toplumun kendi geleceğine sahip çıkması gerekmektedir.   



1460
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: