‘Dayanışma hapishane duvarlarını delip geçer’

xece14@gmail.com | 15 Nisan 2017 Cumartesi

HACER ALTUNSOY


Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ’ın Perşembe günü Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davasını Avrupa’dan Fransa Komünist Partisi, PES, Alman Sol Parti ve Dünya Kadın Konferansı'ndan heyetler ile HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir izledi. Mahkeme sonrası Dünya Kadın Konferansı’ndan Annedore Wilhelm “Dayanışma hapishane duvarlarını delip geçer" dedi.

Kanımca zamanın en anlamlı sözlerinden biri. Tutsaklar için daha büyük anlamı var dayanışmanın. Hem Figen Yüksekdağ  hem de diğer bütün tutsaklar için dayanışmanın önemi büyük. Dayanışmak, ortaklaşmak, paylaşmak yaşamın her alanında önemli aslında. Ama galiba dört duvar arasında hapsedilmiş yaşamlar için daha anlamlı. Çünkü dayanışma içinde unutulmama, hissedilme, düşünülme var. Zindanların soğuk beton duvarlarından bu hissiyatı geçirebilmek, duyumsatabilmek eminim ki çok derin izler bırakabilmektedir.

Bir de ölüm sınırında olan tutsakları düşünün. Sesini ancak 50. günden sonra duyurabilmiş, 50 günün zifiri sessizliğinden sonra gelişen dayanışmanın nasıl bir etki yaptığını tahmin edin. Bugün Şakran 60.gününde. Kürdistan, Türkiye ve Avrupa’nın birçok kentinde cezaevlerinde başlatılan açlık grevleri için dayanışma eylemleri yükseliyor. Cezaevlerinden ‘taleplerimiz kabul edilene kadar eylemimiz sürecek’ açıklaması da geliyor. Yani dayanışmanın hapishane duvarlarını delip geçmesi kadar tutsakların taleplerinin de gerçekleşmesi lazım.

Bir kez daha hatırlatmakta fayda var bu talepleri: 

* Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması.

* Cezaevlerindeki koşulların iyileştirilmesi.

l Düşünceleri ve siyasal çalışmaları nedeniyle aralıksız olarak sürdürülen gözaltı ve tutuklamaların sona erdirilmesi, halka yönelik askeri ve siyasi baskının son bulması.

Tutsakların talepleri demokrasi ve hukukun gereği meşru ve haklı talepler değil mi? Aslında son iki yıldır Türkiye’yi kaosa sürükleyen AKP iktidarına karşı mücadele eden birçok kesimin de bu yönlü talepleri yok mu? Kürtler uzun süredir sayın Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasına dönük eylemlerini sürdürüyor. Bu talep sadece Kuzey Kürdistan’la da sınırlı değil. Oldukça geniş bir coğrafya ve geniş toplumsal kesimlerden böylesi bir talep söz konusu.

Zaten sorunlu olan Türkiye cezaevleri, OHAL yasaları ile beraber daha da kötüleşti. İşkence, hakaret, kötü muamele, çıplak arama, taciz vb. birçok uygulama aylardır gündemden düşmedi. Bu sorun sadece tutuklular ve tutuklu ailelerinin sorunu olamaz. Birebir Türk devlet sistemi ve yasaları ile bağlantılı. Kaldı ki siyasi tutsakların tümü zaten bu yasaların kurbanı.

Diğer talep ise Türkiye’nin bütün muhalefetinin talebi. Demek ki talepler oldukça meşru, haklı ve birçok kesimin talepleri. Nitekim dayanışma eylemlerinde ‘talepleri taleplerimizdir’ deniliyor. O halde dayanışmayı büyütmek lazım. Bu dayanışmanın duvarları delmesi, kuruyan yürekleri yeşertmesi lazım. Olur mu? Tabii ki olur. Açlık değil, sessizlik öldürür. Dayanışmada ses var, ortaklık var, düşünce ve yürek birliği var. Dolayısıyla önemli. 

Ve yarın yeni anayasayı oylamaya giderken, mutlaka herkesin yanına alması gereken bir dizi şey var. Mesela açlık grevinde 61. gününe gelmiş olan tutsakları, cezaevlerindeki binlerce siyasi tutsağı, HDP eşbaşkanlarını, DBP belediye eşbaşkanlarını, milletvekillerini, onlarca gazeteciyi, akademisyeni sandık başına gidenlerin yanına alması lazım. Kadınların hırpalanmış, aşağılanmış, ötelenmiş yaşamlarını, morarmış gözlerini, tacize uğramış bedenlerini unutmaması lazım. İşten çıkarılanların işlerini, arkadaşlarını yanına alması da çok önemli. Yine Sur'un yıkılan tarihi yapıları, sokakları, Cizre'nin bodrumlarını ve yanmış cansız bendenleri, Şırnak'ın, Nusaybin'in yıkılan sokaklarının da elinden tutmak lazım. Götürülecek çok şey var aslında. Demem o ki yarınlara bakarken, geçmişi unutturmayacak bir şeyler yanınıza alın sandığa giderken. Size doğru tercihi yaptıracaktır. 



1169
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: