Diktatörün Devletine Alternatif: Sönmeye başlayacak devlet

15 Nisan 2017 Cumartesi

ZİYA ULUSOY

16 Nisan oylamasında, Erdoğan bütün yetkileri elinde toplamak istiyor. Anayasal değişiklikle sınırsız ve sorumsuz tek yetkili diktatör olarak kalıcılaşmak ve baskı altında alacağı oyla bunu meşrulaştırmayı hedefliyor.

Yasama-yürütme ve yargının sınırsız yetkili hükümdarı olarak, mevcut burjuva devletin kalıcı Reis’i, Başyüce’si, Führer’i olmayı amaçlıyor. 

NATO’nun 2. büyük ordusuna sahip. 300 bine yaklaşan polis ordusu var elinde. Osmanlı Ocaklarından Ülkücülere, Alperenlerden, Peker’in ve diğer mafyacıların tetikçilerine ve Ahrar u Şam’cılardan Sultan Tugaylarına, 70 bine yakın Korucular ile Hizbulkontraçılara... Elinde kitlesel paramiliter tetikçiler var. 

Bunları savaşçı vurucu güç olarak eğitecek SADAT şefi emekli general Tanrıverdi diktatörün Saray’da başdanışmanı. 

Bu devasa militer-polisiye devlet aygıtının, tüm ezilenlerin başı üzerine inen demirden makine olarak bir diktatör tarafından kullanılmasına hayır diyerek vereceğimiz cevap, bizlere güç ve cesaret verecek. Halkların ve ezilenlerin, özgüven ve mücadele cesaretini artıracak. Tersi durum diktatör Erdoğan’ın, bu demirden, ezme ve baskı makinasını sınırsız yetki ve keyfilikle kullanmasını hızlandıracak. 

Bütün demokratik güçler, hiç bir imkanı kendiliğindenciliğe bırakmadan ve son bir günün hiçbir saatini boş geçirmeden Halkların Hayır hareketinin diktatöre karşı zaferi için çalışmalıyız. 

Halkların Hayır hareketinin zaferi, olası hilelere karşı disiplinli örgütlenme ve denetimi de gerektirir. Buna rağmen eğer diktatör hile yaparsa zaten OHAL ve ağır saldırı koşullarında meşru olmayan "evet” oylarını, hileyle çoğaltmaya karşı mücadele oylama akşamından başlayarak büyütülmeli.

Diktatöre karşı Hayır’ın zaferi, diktatörlüğü yıkmaya doğru geliştirilecek mücadelenin tramplen tahtası, kitleselleşme momenti olacak. 

Bu mücadele, diktatörlüğü bir gömlek hafifleterek düzenin restarasyonunu sağlamak isteyenlere tabi kılınamaz, böyle yapılmasına izin veremeyiz. 

Hayır’ın içeriğini üniter devlet, ulusalcılık, Kürt ve demokratikleşme düşmanlığıyla şekillendirmeye çalışanlar, Evren’den, Demirel’e, Ergenekonculara ve nihayetinde diktatör Erdoğan’a uzanan çizginin içdalaşını yürüten mirasçılarıdır. Fakat Hayır hareketine tabandan katılanların isteği, demokratik özgürlüklerdir, halkların kendi kendisini yönetmesidir, ezilenlerin politik özgürlüklerine ve sosyal haklarına kavuşmasıdır. En çok katliama uğrayan Kürtlerin özyönetim isteğidir. Hayır hareketi, halkların bu demokratik devrimci mücadelesinin kitleselleşme basamağı yapılmalıdır. 

Bu mücadele, aynı zamanda, kapitalist sınıfın sınırsız-sorumsuz tek yetkili diktatörünün devasa militarist devletine karşı, halkların komün tipinde rejimine dayanan cumhuriyetlerinin birliğini hedeflemelidir. Bu, işçi sınıfı ve ezilenlerin, nüfusun engin çoğunluğunun, bir avuç sömürücü ve zorba üzerindeki egemenliği ve özgürlüğü olacak, hem de sönmeye başlayan bir devlet tipi olacaktır. Sonal amacı da devleti sönümlendirmek, devletsizlik olmalıdır. 

Halklarımız, Osmanlı despotizminin monarşik devletinin soykırımını yaşadı. Burjuva devletin soykırım ve baskısını çekti. Askeri cuntaların sıkıyönetimini ve darağaçlarını yaşadı. Milliyetçi Cephelerin katliamlarını gördü. Erdoğan faşizminin soykırımcı ve tasfiyeci zulmünü yaşadı. Diktatörü yıkmaya götürecek bir mücadele ve onun kitleselleşme momenti olarak Hayır hareketinin zaferi, yeniden aynı çıkmazın aracı olmamalıdır. 

Olmaması için de halklarımızın özgürlük mücadelesine bağlanmalı, diktatörü yıkmaya giderken demirden devasa baskı aygıtı olan diktatörlüğü de yıkmayı hedeflemelidir. 

Amaçlamamız gereken, sönmeye başlayan devlet rejimi ve halkların demokratik cumhuriyetlerinin federatif birliği olmalı, böylece devlet aygıtını asar-ı antika müzesine kaldıracak bir sonal amaca da hizmet etmelidir. 

Hayır hareketi halkların özgürlük hareketinin amacına bağlanmalı ve mutlaka diktatör üzerinde 16 Nisan akşamı zafer kazanarak, zaferini amacına götürecek yeni mücadelelerin basamağı yapmalıdır.



677
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: