Yankı ol!..

fusun1@gmail.com | 13 Nisan 2017 Perşembe

FÜSUN ERDOĞAN


Nazım Hikmet “Hapiste Yatacak Olana Bazı Öğütler“ şiirinde der ki: 

“Dünyadan, memleketinden, insandan /umudum kesik değil diye /İpe çekilmeyip de /Atılırsan içeriye, /Yatarsan on yıl, on beş yıl /Daha da yatacağından başka, /’Sallansaydım ipin ucunda /Bir bayrak gibi keşke“ /Demiyeceksin, /Yaşamakta ayak direyeceksin. /Belki bahtiyarlık değildir artık, /Boynunun borcudur fakat, /Düşmana inat /Bir gün fazla yaşamak. (...)“

Her devrimci tutsak, mapusluğu Nazım ustanın dizelerindeki gibi, boyun eğmeden, diz çökmeden yaşamaya gayret gösterir. Sadece kendi sorunları için değil, dışarıda yaşanan baskı ve zulüm karşısında da, demir parmaklıklara, beton duvarlara inat eylemin diliyle konuşur, eylemin diliyle müdahil olurlar! 

Yolu hapishanelerden geçenler ya da hapishane kapılarında görüş günlerinde kuyruğa girerek sevdiklerini, evlatlarını görmeye giden aileler devrimci tutsakların hak gasplarına, devletin baskı ve zulmüne karşı mücadele ve eylem biçimlerinin sınırlı olduğunu iyi bilirler. Eylemler basitten zor olana doğru bir hat izler. Karavana almama, kapı dövme, görüşe çıkmama, hastaneye gitmeme ve slogan atmak ilk sırada yer alanlardır. En etkili eylem biçimi ise tutsakların bedenlerini kısa ya da uzun süreli açlığa yatırmalarıdır. Tutsaklar hangi eylem biçimini seçerlerse seçsinler, her eylemin Ceza İnfaz Kanunu (CİK)’te ceza olarak bir karşılığı vardır. Bunlar da görüş cezasından, iletişim cezasına, sürgün sevkten, hücre cezasına, infazın yanmasına kadar uzar gider...

Şakran Hapishanesi’nde 18 tutsağın 15 Şubat tarihinde başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi diğer hapishanelerin de katılımıyla genişledi. Bir kısmı beş günlük süresiz-dönüşümlü açlık grevi yaparken, Adalet Bakanlığı’nın hiç bir adım atmaması üzerine, birçok hapishanedeki açlık grevleri de süresiz-dönüşümsüz açlık grevine çevrildi. Şakran T1 ve T2 hapishanelerinde açlık grevi bu yazı elinize ulaştığında artık 60’lı günlerine girmiş olacak. Sincan ve Şakran kadın hapishanesindeki tutsakların açlık grevi de 50’li günleri bitirmiş olacak. 

Geçen hafta Cuma günü HDP milletvekilleri Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’la görüştükten sonra yaptıkları açıklamada, görüşmeye dair bilgi verdiler. Sözlerini “bazı notlar aldılar, fakat kimseyi boş bir beklentiye sokmak istemiyoruz“ diyerek noktaladılar. Ve o günden sonra da, Adalet Bakanlığı’nın sesi soluğu çıkmadığı gibi, açlık grevindeki tutsakların sürgün sevke tabi tutulduğu, eylemcilere B12 ve B6 vitamini verilmesinin yasaklandığı bilgisi haber merkezlerine düştü. Bazı hapishanelerde eylemcilerin kaldıkları hücre ve koğuşlardan alınarak tecrit uygulandığı, yoldaşlarının yardımlarından mahrum bırakıldığı biliniyor. Bu uygulamanın eylemciler bakımından çok büyük bir dezavantaj olduğu tartışmasız bir durum. 

Ayrıca şu an açlık grevindeki tutsakların yıllardır mapus yattıklarını ve birçok defa uzun süreli ve sayısız defa kısa süreli açlık grevi yaptıklarını düşünecek olursak, 60’lı günlere dayanmış bir açlık grevinin tutsaklarda yaratacağı tahribatı tahmin etmek zor değil. 1996 yılında hapishanelerde yaşanan ölüm orucu ve süresiz açlık grevi eyleminde ilk ölüm eylemi 63. gününde yaşanmıştı. Adalet Bakanlığı 69. gününde tutsakların taleplerini kabul ettiğinde ise yaşamını yitiren tutsak sayısı 12, direnişçilerin onlarcası ise sakat kalmıştı. En büyük hasarın adı ise, “korsakof“tu! Uzun süreli açlık sonucunda beynin işlevini yitirmesi ve hiç bir şeyi kaydedemez hale gelmesi idi. Kaldı ki, o zamanlar hapishane koşulları bugünle karşılaştırılamayacak kadar “iyi“ durumdaydı. 

Tutsak yakınları, İnsan Hakları Dernekleri, Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifleri günlerdir kamuoyuna sesleniyorlar. Tutsakların açlık grevi eylemine karşı kamuoyunun duyarlı olmasını istiyorlar! Hapishanelerden tabutlar çıkmadan kamuoyu oluşturularak, Adalet Bakanlığı’nın tutsakların taleplerini kabul etmesi ve eylemin bitirilmesi için tutsaklarla dayanışmaya çağırıyorlar! 

Dışarıda açlık grevi başlatan aileler, evlatlarının yaşamlarını savunurken, Avrupa’da Kürt derneklerinde Pazartesi günü süresiz dönüşümsüz açlık grevleri başladı. KCDK-E, NAV-DEM eşbaşkanları, HDP milletvekilleri, Kürt Kadın Hareketi, Gençlik, Kürt Toplum Merkezleri eşbaşkanları, Türkiye ve Kürdistanlı aydınlar, sanatçılar, akademisyenler, gazeteciler, dernek ve siyasi parti temsilcileri Perşembe günü/bugün saat 13.00’de Strasburg’da CPT önünde açlık grevine başlayacaklar...

Hapishanelerden tabutlar çıkmadan kamuoyu oluşturulması, uluslararası hak örgütlerinin harekete geçerek açlık grevinin bitirilmesi için tutsakların dışarıdaki sesi olacaklar! Tüm kamuoyunu Türkiye ve Kuzey Kürdistan’daki hapishanelerde yaşanan açlık grevlerine karşı duyarlı olmaya çağıracaklar... Buradan bir kez daha sizleri bedenlerini açlığa yatıran tutsakların sesine ses vermeye, ÇAĞIRIYORUM!...



788
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: