Kazanç mı prensipler mi?

ozlemgalip@hotmail.co.uk | 10 Nisan 2017 Pazartesi

DR. ÖZLEM BELÇİM GALİP

İngiltere Gündemi



İngiltere’nin AB ülkeleri ile arası açıldığından beri dış siyasetini anlamakta güçlük çekiliyor. Aylardır bütün demokrasi ve hukuk değerlerini hiçe sayarcasına dünyanın en anti-demokratik ülkeleri ve liderlerine yaklaşma girişimlerinde. Trump, Erdoğan derken şimdi de Suudi Arabistan. Başbakan Theresa May Suudi Arabistan’ı ziyaret etti. Ekonomi ve güvenlik için Suudi Arabistan ile ilişkilerin önemli olduğunu savundu. Ama muhalefet ve kamuoyu bu durumdan rahatsız. Yegane sebep Yemen. 

Yemen'de hükümet güçlerine karşı savaşan İran destekli Şii Husiler ile devrik lider Ali Abdullah Salih yanlısı güçler 2015 yılı başında darbe yapmıştı. Bunun ardından Suudi Arabistan Mart 2015’te bu güçlere karşı askeri operasyon başlatmıştı.

Yemen’de Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun destek verdiği meşru hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmalar Yemen halkını mahvetmiş durumda. BM raporuna göre Yemen’de sadece 2016 yılında 5 milyon kişi iç savaştan zarar gördü ve savaş yüzünden halkın yüzde 51’i temel gıdadan yoksunlar yani açlık sınırındalar. İki yılda mayınlar yüzünden hayatını kaybeden sivillerin sayısı 600’ü geçmiş durumda. 

İç savaşın bedeli bu kadar ağırken İngiltere’de bu iç savaşın öncülerinden Suudi Arabistan’a destek çıkması sonra da Arabistan ile ilişkilerin ekonomi için önemli demesi pes dedirtiyor. Ekonomi dediği de silah satışı. Başbakan Theresa May’in Suudi Arabistan ziyaretini savunurken sarf ettiği sözleri, Britanya’nın on yıllardır takip ettiği Ortadoğu siyasetinden hiç vazgeçmeyecekleri düşüncesini perçinliyor. Önce savaşı destekle sonra silah sat adına da ekonomik ilişkiler de. 

İlişkilerin güvenliğimiz için de önemli olduğunu vurgulaması artık bayatlayan bir politika. Britanyalılar için güvenlik dendi mi akan suların duracağını iyi biliyor çünkü. Bir de ulusal çıkarlarımız için Arabistan’a yakın olmamız gerekiyor diyor. Ah bu ulusal çıkarlar hiç bitmiyorlar! Savaştan etkilenen Yemenlilerin bir numaralı insani yardım bağışçısı olduklarını ifade ederek de ülkenin üzerine düşeninin fazlasıyla yaptığını ima ediyor. Şu ana dek Yemen’e 103 milyon sterlinlik insani yardım yapılmış. Silahlardan kazanılanların yanında 103 milyonun lafı mı olur! Bir yandan silah satarak savaştan nemalanırken bir yandan da savaşta mağdur olanlara gıda yardımında bulunarak da hümanist görünmeye çalıştığını kimseler sorgulamaz zannediyor. Bir kadın lider olarak Suudi Arabistan’a gitmesi ülkede kadının rolünün ve gücünün farkında varılmasında katkıda bulunacağını da sözlerine ekliyor.  

Tamamen erke sırtını dayayıp kendinden önceki neo-liberal erkek Başbakanların izinden dosdoğru gittikten ve politikana cinsiyetinin öngördüğü değerler nezdinde bir mücadele göstermedikten sonra senin kadın olma gerçeğin sadece bir vitrin olduğun gerçeğidir. 

Sormazlar mı sen başbakan oldun olalı kendi ülkendeki kadın erkek ücret eşitsizliğine ya da ırkçı göç politikaları yüzünden ezilen hemcinslerine yönelik ne yaptın? Sorarlar ama sen hala ulusal çıkarlar şeklinde başladığın sözlerine yine ulusal çıkarlar şeklinde son verirsin. İşin aslı demokrasi değerlerini ve prensiplerini kazanç uğruna satan bir ülke aslında hiç demokratik olmamıştır tıpkı Britanya’nın aslında hiç demokratik olmaması gibi. 



748
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: