İki fotoğraf: Erdoğan Amed’de,Tusaklar açlık grevinde

harunercan@gmail.com | 01 Nisan 2017 Cumartesi

HARUN ERCAN

AKP’nin yasaklamaktan çekindiği, katılımı düşük tutmak için elinden gelen her şeyi yaptığı 2017 Newroz’u AKP içinde moralleri fazlasıyla bozmuşa benziyor. Murat Yetkin’in 25 Mart tarihinde AKP kulislerine dayanarak yazdığı “MHP’nin durumu AKP’nin gözlerini Kürt oylarına çevirdi” başlıklı yazısı AKP yaşadığı açmazı ortaya koyuyor. Anketlerin çoğu MHP seçmenlerinin en az yarısının Hayır kullanacığını gösteriyor. AKP’nin telaşlı ve sıkışmış halde planladıklarının ötesinde yapacak bir şeyler aradığını AKP’nin seçim kampanyasını takip eden herkes görebilir. Önceki seçimlerin aksine, Erdoğan’ın da Yıldırım’ın da miting programları haftalar öncesinden belli değil. Sürekli değişiklikler oluyor. 

Newroz sonrası Binali Yıldırım’ın miting yaptığı Kürt illerine sırasıyla bakalım: Iğdır, Dersim, Batman, Bitlis, Siirt ve Kars. Miting yaptığı her Kürt il ve ilçesinde pek muhtemeldir ki Hayır oylarını arttıran Süleyman Soylu’nun programı ise şöyleydi: Van (+Erciş ve Özalp), Diyarbakır (+ Hani, Kulp, Silvan) ve Erdoğan ile birlikte dün Mardin. AKP Kürt oylarını için her yere koşturuyor olsalar da, sembolik anlamda AKP’nin referandum boyunca Kürt illerinde yapacağı en önemli etkinlik bugün gerçekleşiyor yani Erdoğan’ın Diyarbakır’a gelmesiyle. 

Kentin iki büyük bulvarı olan Urfa Yolu ve Elazığ Caddesi üzerindeki tüm elektrik direklerine sağlı solu bir Türk bayrağı bir de Erdoğan’ın fotoğrafı asılmış durumda. Şehrin her noktasında ve her otobüs durağında referandumda EVET pankartları var. Erdoğan’ın önceki gelişlerinin hiçbirinde bu denli bir görsel şiddet hazırlığı olmamıştı. Devletin sayısız kurumunda çalışan memurları bir köşeye bırakalım, kayyum atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi personeli bile zorla mitinge getirilmeye çalışılıyor. Belediyenin otobüs filosu ise Diyarbakır’ın civarındaki köylerden ve ilçelerden korucuları taşımak için programlanmış durumda. Kirpiler, kobralar, Urallar yani Diyarbakır Emniyet’in zırhlı araç filosundaki tüm araçlar 7/24 kentin her yerinde dolaşıyor. Tüm bu hazırlıklara rağmen başta duyurulan miting yeri olan İstasyon meydanı, daracık sayılabilecek bir alan olan Valilik önündeki Anıt Park olarak değiştirildi. Ve nedendir bilinmez, Erdoğan ile Binali Yıldırım’ın Diyarbakır mitingi sonrası Van’a geçmesi planlanmıştı ama Erdoğan, Van programını iptal etti. Sürekli iptal edilen ve yerine bir başkası planlanan program bile AKP teşkilatının içinde bulunduğu hali özetler nitelikte. 

AKP’nin Kürtler nezdinde bu düzeyde teyakkuzda olmasını sadece Newroz ile ya da HDP’nin Haziran-Kasım seçimlerindeki oy oranına yakın düzeyde HAYIR’ı Kürt bölgesinde çıkaracak olmasıyla açıklamak kafi görünmüyor. Mevzu daha da derin. Artık mesele, AKP’nin batıdaki Kürtlerden de EVET çıkarmakta ciddi anlamda zorluk çekmesi. Parçaları birleştirmekte fayda var. 21 Mart günü Newroz kutlamaları yapılırken Binali Yıldırım İstanbul’da “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin Kanaat Önderleri” buluşması gerçekleştirdi. Çoğunluğu Kürt işadamlarından oluşan davetliler listesinde AKP’li oldukları bilinen Kürt sanatçılar ve Kürt bürokratlar da vardı. Bu buluşmadan sadece iki gün önce de Diyarbakır AKP vekillerinin katılımıyla yine benzer bir toplandı Üsküdar’da yapılmıştı. Sonraki hafta yine İstanbul Kadıköy’de, ertesinde de İzmir’deki Mardinlilerle… Bu yoklukta, bu çaresizlikte, AKP’nin İstanbul teşkilatları ise Kürt hemşeri derneklerini ziyaret edip Evet çıkması sonrası yeni çözüm süreci pazarlaması yapıyor.

Şu anda görünen o ki, 16 Nisan en çok da AKP teşkilatlarındaki Kürtlerin çektikleri varoluşsal acılara son verecek. 15 yıldır kıvranmakla geçen şişman bir hayatın, çıkar bürokratlığının, iradesizliğin çarptığı nefsi bir şeyler olacak gibi. Bu çarpılacak duvar içinde şu anda yüzlerce siyasi tutsak açlık grevinde… Şakran, Sincan, Edirne, Menemen, Van ve Ağrı’da… Şu an 7 bin civarında HDP’li ve DBP’li cezaevlerinde hapsedilmiş durumda. Tutsak vekillerin de katıldığı açlık grevleri, AKP’nin dışarıda HDP’ye yönelik gerçekleştirdiği yasaklar, engellemeler ve tutuklamaların gün be gün siyasi-ahlaki bir anti tezini kurmakta. 

Yani, evleri yıkılan yüzbinlerce insanın dertlerinin yanında hafif kalan referandum kampanyası sürerken bu insanları yeniden bir onur davasına çağırabilmenin zorlu yolunda yürünüyor. İki fotoğrafımız var. Bir tanesinde yemekli toplantılarda Kürt iş adamları ve kendi kanaatinin önderleri ile lüks otellerde buluşan AKP’liler var. Diğerinde ise bedenlerini açlığa yatırmış 40 gündür sadece şekerli su içen ve vitamin alan tutsak Kürtler. Batıda olsun Kürt illerinde olsun, Kürtlerin kayda değer bölümünün referandum kararlarını verdikleri belli. Ama şu anki düzey, gerçek HAYIR potansiyelinin sandığa yansıyıp yansımayacağına dair hala haklı şüpheler duymamıza yol açıyor. Çünkü HDP’nin verili baskı koşullarında yürütmeye çalıştığı HAYIR kampanyasının aşamadığı bir eşik var. Newroz sessizliği yırtmış olsa da HDP’nin HAYIR kampanyası engellemeler nedeniyle yeterince sürükleyici olamıyor. Referandum sonucu ne olursa olsun, şu anda 16 Nisan akşamı AKP’yi sarsacak düzeyde mi bilmiyoruz. Ya süreklileşmiş istibdat ya da özgürlük için bir imkan… Düğümü yine Kürtler çözecek. 



1145
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: