Şu İskoçya meselesi

ozlemgalip@hotmail.co.uk | 20 Mart 2017 Pazartesi

DR. ÖZLEM BELÇİM GALİP

İngiltere Gündemi


İskoçya’nın bağımsızlık meselesi dönem dönem zuhur eden, bazen artan bazen düşen taleplerle dile getirilirken ihtimali hiç gündemden düşmeyen bir mesele: İskoçya’nın Bağımsızlık meselesi. 

İngilizlerin adanın tamamına hakimiyet kurma çabası  yüzünden İskoçların bağımsızlık mücadelesini tetikleyip sürekli  birçok kanlı savaşın yaşanmasına sebep oldu. Savaşların sona ermesi ancak 1707 yılında iki taraf arasında imzalanan Birlik Antlaşması ile oldu. Bu anlaşma ile birlikte böylelikle Büyük Britanya Krallığı kurulmuş oldu. Bağımsızlığı savunanlar hep olmasına rağmen 2010’dan itibaren hükümeti ele geçiren Muhafazakar Partinin yükselişe geçen yanlış dış politikaları ve bütçe açığını kapatmak için girişilen kamusal kesintileri bağımsızlık fikirlerini iyice depreştirdi. Krallığın nükleer unsurlarının İskoçya’da bulunması İskoçları rahatsız ederken Kuzey Deniz’inde petrolün bulunmasıyla İskoçya’nın bu petrol gelirini İngiltere ile paylaştırmak istememesi de ayrı bir bağımsızlık gerekçesi oldu. Nükleer karşıtlığı ve ekonomik gereceler de bağımsızlık talebinin gerekçelerini oluşturuyor. 

Bağımsızlık tezahürlerinin yükselmesine en büyük sebebi ise İskoçya Ulusal Partisi. 50 yıldır iktidarda olduğu İşçi Partisi’nden oyların ciddi bir çoğunluğunu alarak 2007’deki seçimlerde İskoçya Ulusal Partisi yüzde 39.9’luk oy oranına ulaştı. 2011’de ise İskoç parlamentosunda 129 sandalyenin 69’una sahip oldu. İskoçya Ulusal Partisi’ni desteklemek elbette ki illa bağımsızlığı desteklemek demek değil. Yine de İskoç Ulusal Partisi’nin kampanyalarıyla 2014’de bağımsızlık referandumu yapılmasına karar verildi. Bu tarihin seçilmesinin sebebinin İngilizlere karşı kazanılmış olan Bannockburn’un 700’üncü yıldönümüne denk geldiği için olduğunu belirtmek gerekir. Ne yazık ki 18 Eylül 2014’de bir bağımsızlık referandumda kıl payıyla Krallığın bir parçası kalmaya devam etti. 

İngilizler ve İskoçlar tarihin birçok döneminde karşı karşıya geldikleri gibi özellikle AB referandumun ardından iki karşıt kutbu savunur oldular. İngiltere AB’den çıkmak isterken İskoçya AB’de kalmak istiyor. İskoçya Ulusal Parti lideri Nicola Sturgeon ‘Avrupa’da bağımsızlık’ sloganlarını gücünü artırmak isterken Muhafazakar hükümeti ise bu sesi kısma derdinde. AB’den çıkma aşamasındayken bağımsızlığın sırası değil diyor. İskoç Ulusal Partisi’nin ikinci bir referandumu talep etme hakkı hukuken bulunuyor ancak hükümet AB sonrası belirsizlik hezeyanıyla İskoçların gözünü korkutmayı başarmış sayılır.  İskoçya bağımsız olsa bir AB’de çıkmış olacak. AB için ayrı bir başvuru yapmak zorunda kalacaklar ama İskoçya Ulusal Parti lideri Sturgeon ileride AB’ye en kötü ihmalle de Avrupa Ekonomi Alan’ına girmeye kesin gözle bakıyor. Ama onun öncesinde halkı ikna etmesi lazım çünkü İskoçların yarısından fazlası bağımsız olmaktan şimdilik çekiniyor. 

Başbakan Theresa May’in başarısız bir Brexit süreci Sturgeon gibilerinin bağımsızlık argümanlarının güçlenmesine sebebiyet verecektir. May’in Avrupa ile ekonomik bir anlaşma içerisine girmeme ihtimali şimdilik yüksek görünüyor. Yani May’in Brexit süreci büyük bir hayal kırıklığı olacak. 

İskoçya’nın ayrılmasına karşı çıkılmasının önemli bir sebebi diğer ayrılıkçı hareketleri tetikleme ihtimali. Krallık sınırlarında ilk akla İrlanda geliyor. Avrupa’nın tamamına baktığımızda ise İskoçya’nın bağımsızlığı Katalonya, Bask ve Korsika’yı kolayca etkileyebilir onların da bağımsızlık mücadelelerine ışık olabilir.  Avrupa’da iktidar güçlerinin bağımsızlık korkusu büyük kısacası. 



617
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: