‘Rojava Pêşmergesi’ ne kadar Rojavalı?

17 Mart 2017 Cuma

MERAL ÇİÇEK


3 Mart’ta KDP’ye bağlı pêşmerge güçlerinin Şengal’e yönelik işgal saldırısı ile birlikte ‘Rojava Pêşmergesi’nin adı daha sık telaffuz edilir oldu. Zira Xanesor’da HPG ve YBŞ güçlerine saldırı Rojava Pêşmergesi tarafından – veya etiketiyle – gerçekleştirildi. Ancak kısa adıyla ‘Roj Güçleri’nden söz edildikçe soru işaretleri de çoğalıyor. Çünkü ‘yetkili ağızlar’ tarafından yapılan bir açıklama bir diğerini tutmuyor. 

Mesela önceki gün çıkan bir habere göre Uluslararası Koalisyon Sözcüsü ABD’li Albay John Dorrian “Rojava Pêşmergesi’ni Suriye’de bir ortak güç olarak değerlendirme yönde herhangi bir planımız yok. Koalisyon güçleri tarafından eğitilmediler” dedi. Oysa Hewlêr ve Duhok’ta hep Rojava Pêşmergesi’nin ABD tarafından eğitilip donatıldığı, hatta Rojava’ya geçmelerini de Washington’un istediği söyleniyordu. Daha bundan birkaç gün önce ‘Roj Pêşmerge Birliği Genel Komutanı’ sıfatıyla Şervan Derki, Rudaw’a verdiği demecinde ABD’nin kendilerinin Rojava’ya gitmesini istediğini söyledi. Yaklaşık iki ay önce de, KDP.İnfo’da demeci yayınlanan ENKS yöneticilerinden Kawe Azizi, koalisyon güçlerinin talebi üzerine Roj Pêşmerge birliklerine 10 bin kişinin daha alınacağını ve bu güçlerin bizzat koalisyon güçlerince eğitilip donatılacağını iddia etmişti. 

Peki ABD veya koalisyon güçleri değilse Rojava Pêşmergesini kim eğitiyor? Eğitimler Hewlêr’in Benislawa semti, Zaxo ve Şêxan’daki askeri kamplarda veriliyor. Rojava Pêşmergesi KDP’ye bağlı özel kuvvetler olan Zêrevanî Güçleri bünyesinde yapılandırılıyor. Zêrevanî Güçleri’nin başında, 1990’larda PKK’den kaçıp KDP’ye sığınan Aziz Weysi yer alıyor. Weysi de geçen ay Kurdistan24’te çıkan habere göre Rojava Pêşmergelerinin yakında koalisyon yoluyla Rojava’ya geçeceğini söylemişti. 

Eğitmen konusunda ısrarla yanlış adresin gösterilmesi, doğru adresin gizlenmek istendiğine işaret. Bu ise akıllara bir tek T.C.’yi getiriyor. Ki 2013 yılının ortalarında – Erdoğan’ın dediğine göre ‘Mesud Barzani’nin ricası üzerine’ Başika’ya üs kuran Türk ordusunun, burada Sünni Araplar yanı sıra Pêşmerge güçlerini de eğittiği biliniyor zaten. Aziz Weysi de zaten, yukarıda bahsi edilen açıklamada Türkiye’yle ilişkilerine ilişkin şu ifadelerde bulunmuştu: “Türkiye’nin Rojava’ya girme ihtimali var. Eğer Türkiye oraya girerse PKK ile aralarında savaş yaşanır. (...) Rojava Pêşmergelerinin geçişine Türkiye de yardımcı olacaktır.”

Rojava Pêşmergesi ile ilgili kafalarda soru işareti yaratan bir diğer husus ise bu gücün kuruluş dönemiyle ilgilidir. KDP’ye yakın kaynakların büyük kısmında Rojavalı Pêşmergelerin Şubat 2012’den beri ‘Roj Askeri Gücü’ adı altında eğitildiği belirtilirken, kimi yerde 8 Mart 2012 kimi yerde ise 12 Mart 2012’de ‘Roj Pêşmerge Birlikleri’nin Zêrevanî Özel Kuvvetleri bünyesinde kurulduğu yazıyor. Ancak ilginç ki 2012 yılında ‘Roj Pêşmerge Birlikleri’nin kuruluşuna dair tek bir haber çıkmamış basında. Aynı şekilde 2013’te de, 2014’te de Rojava Pêşmergesi’nın adının geçtiği tek bir haber yok. Ne zaman gündeme giriyorlar dersiniz? 2015 yılının ortalarında, yani Türk ordusunun Başika’da askeri kamp kurduğu dönemde. Tesadüf olabilir mi bu?

Çelişkili açıklamalara konu diğer bir husus da Rojava Pêşmergesi’nin sayısına ilişkindir. Bir 7 bin, bir 8 bin, bir 10 bin kişilik bir güçten söz ediliyor. Geçen yıl Başur’a gelen aa muhabirine konuşan ‘Suriyeli Peşmergeler Komutanı’ Albay Bahaddin Tahir’in dediğine göre ilk yıl sadece 300 kişi kabul edilmiş ama aradan geçen 4 yılda sayı 8 bine çıkmış. Tahir hatta bu sayının yüzde 15’inin kadınlardan oluştuğunu söylüyor ki, bu bin 200 kişilik bir kadın gücüne denk geldiğine göre hesaplar yanlış, rakamlarsa hayalidir. 

Hadi diyelim gerçekten de 8 bin kişilik bir Rojava Pêşmerge Gücü var, bunların tümünün ya da büyük çoğunluğun Rojavalı olması mümkün mü? Ki bu sayının önümüzdeki süreçte 15 bine çıkartılacağı söyleniyor. Behdinan bölgesindeki mülteci kamplarından eli silah tutan bu kadar Rojavalı erkeğin toplanmış olması mümkün mü? Çok zor. Ki unutmayalım; El Nusra ve DAİŞ saldırılarından kaçıp evlerini terk eden insanlardan bahsediyoruz. Savaşmayı ve ülkesini savunmayı – hangi sebepten ötürü olursa olsun – göze almayıp mültecileşmeyi tercih eden kaç erkek DAİŞ’le savaşmak için Rojava’ya döner? Hadi, bu argümanı da bir kenara bıraksak ENKS’nin Rojava’daki toplam kitle gücü 15 bin değilken Başur’da nereden bu kadar silahlı güç toplasın ki? 

O zaman insanın aklına Rojava Pêşmergesi diye farklı kesimlerin Rojava’ya sokulmaya çalışıldığı ihtimali geliyor. Mesela uzun zaman Şengal ve çevresinde çalışmış olup alandaki duruma hakim olan Matthew Barber, 3 Mart günü yaşanan saldırı ile ilgili twitter hesabından şu bilgiyi paylaştı: “Konuştuğum görgü tanıkları Pêşmerge Rojava güçleri arasında yüzleri kapalı askerler olduğunu söylediler. Bu da bu operasyona Türk istihbaratının öncülük ettiği söylentilerine neden oldu. Şu anda bu konuda spekülasyon yapamayız ama herkes bu saldırının Barzani’nin Erdoğan’la buluşması sonrasında geldiğini konuşuyor.”

İşgal saldırısından birkaç gün önce Erdoğan ve Barzani arasında yapılan görüşmeye ilişkin Hürriyet’te yayımlanan haberde “Gündemde, Suriye’de Kürtlerin yoğun olduğu bölgelere ‘Rojava Pêşmergeleri’ olarak tanımlanan Suriyeli Kürt savaşçıların konuşlandırılması planı var. ENKS, Barzani ve Türkiye’nin yardımıyla Rojava Pêşmerge gücünü oluşturdu” ifadeleri geçiyor. 

Ancak Türkler yanı sıra Türk askerlerinin Başika’da Musul operasyonu bağlamında ‘Sünni cephe’ için eğittiği Arapların akıbeti de araştırılmalı. Ki bilir, belki onlara da Rojava Pêşmerge üniforması giydirilmiştir. Çok da uzak bir ihtimal değil...



1523
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: