Referanduma doğru

serhatbucak46@hotmail.de | 15 Mart 2017 Çarşamba

YUSUF SERHAT FAİK

8 Mart’ta Diyarbekir başta olmak üzere Kürt ve Türk emekçi kadınları korkuyu, sindirmeyi üstlerinden atarak meydanlara çıktılar. 21 Mart Newroz’unda umut ediyorum ki tüm baskı ve sindirme politikasına karşın Kürt halkı Newroz meydanlarına akacaktır. 18 Mart’ta gurbette Frankfurt’ta yapılacak olan Newroz kutlaması ise öncü deprem olacaktır. Kürtler Newroz resmi olarak yasaklansa bile yine de sokaklarda, mahallelerde kırsal alanlarda Newroz ateşini daha bir gür yakacaklardır.

TC yöneticileri Kürtlerin Demokratik Özerklik ve Özyönetim haklarına saygı duymayıp, sömürgeci baskılarını devam ettirdikler sürecede uluslararası arenada daha çok tecrit edileceklerdir. Defalarca yazdık, söyledik dünya artık büyük bir köye dönüştü, globalleşti. Dünya artık 1925-1938’lerin dünyası değildir. KÜRTLERE YÖNELİK BASKI ve TERÖR politikası ile bir yerlere varamazsınız. Kürdistan’da yapılacak anti-demokratik uygulamalar iletişim devrimi nedeniyle sosyal medyada anında dünya kamuoyuna ulaşıyor. Kaldı ki Kürtler artık Ortadoğu’da ve dünyada kendisinden medet umulan bir güç haline geldi. Ortadoğu’da ve dünyada gözardı edilemeyecek bir konuma yükseldiler.

Nitekim AKP’li bakanların yurt dışında yapmak istedikleri referandum toplantıları birer, birer iptal ediliyor. Danimarka başbakanı TC başbakanına referandum döneminde buralara gelme, yapacağın ziyareti referandumdan sonra yap diyor. Dışişleri bakanı Avrupa’da non grata persone (istenmeyen adam) konumuna geldi. Aile ve Sosyal politikalar bakanı kendi konsolosluğuna alınmadı, Almanya hududuna götürülerek sınır dışı edildi. Şu anda hiç bir Şengen ülkesine bile kabul edilmeyecek. Avrupa’nın uyguladığı tecrit politikasına karşı ‘’Nazi“ suçlamasında bulunuyorlar. TC yöneticilerinin ilk önce iğneyi kendilerine sonrada çuvaldızı başkalarına batırmaları gerekir. Sen ilk önce kendi ülkende gazetecileri, siyasi parti eşbaşkanlarını, seçilmiş belediye başkanlarını, akademisyenleri tutukluyacaksın, yine üniversiteleri baykuş yuvasına çevireceksin, iki kişinin bir araya gelmesini önleyeceksin, seni ve politikalarını eleştiren herkesi tutuklatacaksın sonrada başkalarını ırkçılık, Nazilikle suçlayacaksın.

Türkiye Cumhuriyeti Kürtlere karşı uyguladığı politika ve Kürtlerin statü sahibi olmalarına karşı gösterdiği tahammülsüzlüğün bedelini hem Ortadoğu’da, hem de Batı’da şimdilik çok fena ödedi. Şimdilik diyorum çünkü yarının neler göstereceği belli değildir. DAİŞ Musul ve Rakka’dan çıkarıldıktan, kuvvetten düşüp kontrol altına alındıktan sonra batılıların ve super güçlerin Kürtlere yine güler yüzle bakıp, bakmayacakları belli değildir. Ve de sömürgeci sistemlerin yarın yine Kürt meselesi söz konusu olduğundan aralarındaki çelikileri bir taraf bırakıp Kürtlere karşı cephe oluşturmaları mümkündür.

Onun için en doğru olanı AKP’nin eski dışişleri bakanı ve kurucusunun ‘’Dolmabahçe mutabakatına geri dönülmelidir“ sözü kulak ardı edilmemeli, gözden kaçırılmamalıdır. Daha vakit varken yapılan anayasa değişikliği geri çekilmeli referandum iptal edilmeli, geniş kesimlerin ve halkların iştiraki ile yeni bir anayasa, yeni bir sözleşme yapılmalıdır. Şüphesizki bu günlerde Kürtlerinde kendi aralarında mutabakata varmaları, başkalarının maşası, askeri olmamalıdırlar. 

Haftaya devam edeceğim.

KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:

* 13 Mart 1991’de Güney Kürdistan’da Akre ve Zaxo kentleri sömürgeci işgalden kurtarıldı.

* 14 Mart 1991’de Nisaybin’de Kamuran Dündar’ın cenazesinin defn edilmesi sonrasında serhildan başladı. Serhildanlar daha sonra Cizre, Silopi, Mardin, Diyarbekir, Kızıltepe ve tüm Kürdistan’a yayıldı

* 16 Mart 1988 tarihinde İstanbul Üniversitesi Beyazıt kampüsünün önünde okuldan toplu olarak çıkan öğrencilerin üzerine el bombası atıldı. Aralarında DDKD’li Hamit Akıl’ın da bulunduğu 7 öğrenci yaşamını yitirdi, onlarcası yaralandı.

* 16 Mart 1988 de sömürgeci, faşist Saddam rejimi Halepçe’yi kimyasal silahlarla bombaladı. 5 bini aşkın sivil Kürt yaşamını yitirdi, onbinlerce Kürt yaralandı. Halepçe’yi bombalama emrini veren Hasan Ali Mecid daha sonra yargılanarak idam edildi. Halepçe Katliamı 184 bin sivil Kürdün imha edildiği Enfal jenosidinin bir parçası idi

* PKK Genel Sekreteri A. Öcalan 18 Mart 1993’te Lübnan’ın Bar Allias şehrinde düzenlediği basın toplantısında ilk defa tek taraflı ateşkes ilan etti.



586
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: