Cemile

guleryildiz@gmail.com | 08 Mart 2017 Çarşamba

GÜLER YILDIZ

Fransız sömürgesi altında Cezayir’de bir mahkeme. 

Cemile Bouhired yaralı ve işkence görmüş halde hakim karşısında. 

Karar: Giyotinle idam. 

...

Hakim: Sen bir Fransızsın.

Cemile: Hayır ben Cezayirliyim.

Hakim: Sen bir suç örgütü üyesisin.

Cemile: Ben direniş örgütü üyesiyim.

Hakim: Sen bir suç işledin.

Cemile: Hayır sadece işgalci hainlere haddini bildirdim…

...

Orta sınıf Cezayirli bir baba ve Tunuslu bir annenin kızı olarak dünyaya geldi Cemile. Fansız okulunda eğitim gördü. Henüz ilkokuldayken okumaya zorlandığımız “Türk’üm, doğruyum...” ile başlayan Andımız, Cezayir’de de bir marşın adıydı: Annemiz Fransa! Direndi Cemile. Annesi Fransa değil, Cezayir’di. Reddetti o marşı okumayı, sözcükleri değiştirince okuldan uzaklaştırıldı. 

Cemile’nin ilk isyanı da başlamıştı artık. O isyanını filizlendirirken Setif Katliamı yaşanıyordu Cezayir’de. 2. Dünya Savaşı henüz bitmişti ve Fransa Cezayir’e imzasını Setif’te atıyordu. Kara bir gündü. On binlerce Cezayirli bu katliamda öldürüldü. İşgal altındaki bir ülkenin Cemile’siydi ve FLN ile tanışması için daha fazla beklemesine gerek kalmayacaktı. Lisedeyken arkadaşları gibi FLN’ye dahil oldu o da.

Bir süre sonra “patlayıcı hücresi” üyesi ve Alger Savaşı sırasında Alger Özerk Bölgesi Sorumlusu Yacef Saadi’nin sekreteri irtibat subayı olarak görev aldı. 1957 Nisan’ında Fransızların paraşütçü birlikleriyle girdiği çatışmada yaralandı ve yakalandı. Bir yıl önceki başka bir Cemile’nin gerçekleştirdiği ve 4 kişinin öldüğü bombalama eyleminden ötürü suçlandı ve tutuklandı. Ağır işkenceler gördü ve ölüme mahkum edildi. İtirafa zorlayan Fransız askerlerinin sorduğu soruları yanıtsız bıraktığı için tecavüze uğradı, cinsel işkenceye maruz bırakıldı.

“Cezayir’de bir kadın kahraman yaratmak istemiyorum” diyordu Fransız hakim, idam kararının doğru bir sonuç yaratmayacağından gayet emin bir biçimde. Düşündüğü gibi de oldu. Cemile kahramanlaşıyordu!

Simon De Beauvoir, Cemile’nin hikayesini kaleme aldığı yazısında, “Bir kadının bedenini savaş aygıtı haline getiren ülkemden utanıyorum. Cemile’ye şiş ve copla tecavüz eden askerler beni savunuyor olamaz. İşgali ve sömürgeciliği sürdürmek için ben Fransız vatandaşı olarak hiçbir postala yetki vermedim. Ben işkencecilerin yanında değilim, kız kardeşim Cemile ile birlikte Cezayirliyim” diyordu.

İnfazı Jacques Vérges ve Georges Arnaud’un yürüttüğü medyatik bir kampanya sayesinde ertelendi. Editions de Minuit yayınlarında Djamila Bouhired için bir manifesto yayınladı.

Henri Alleg’in Sorgu kitabıyla birlikte bu kitap, Fransız ordusunun Cezayirli savaşçılara uyguladığı işkence ve kötü muameleler üzerine kamuoyunu harekete geçirecek manifestolardan biridir. Başta Fransa olmak üzere tüm dünya, işgal altındaki Cezayir’i öğrenmiş olacaktı.

Cemile 1962’de affedildi, serbest bırakıldı. Yaşamı 1958 yılında Youssef Chahine tarafından Djamilah adlı filmle sinemaya uyarlandı.

Cemile ve hikayesi, Cezayir’de bir mite dönüşmüştü bile. Doğan kız çocuklarının çoğunun adı Cemile’ydi artık. Erkeklerin büyüttüğü bir savaşın en diri ve etkili simgesi olmuştu o ve diğer kadın arkadaşları. 

Filistin’in bağımsızlık mücadelesine destek verdi Cemile ve 8 Mart 2014’te Dünya Kadınlar Günü’nde dünyanın birçok ülkesinden 80 kadınla birlikte Gazze ablukasına karşı başlatılan yürüyüşte de ön saflardaydı. Leyla Xalit’in hemen yanı başında...



709
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: