Kadınlar HAYIR derse!

fusun1@gmail.com | 16 Şubat 2017 Perşembe

FÜSUN ERDOĞAN

AKP-MHP ittifakıyla 339 kabul oyuyla TBMM’den geçirilen Erdoğan Anayasası’na karşı “HAYIR” kampanyası değişik biçim ve araçlarla yürütülüyor.

Bir yandan bu kampanyada birlikte olabilecekler “HAYIR” platformları kuruyor, diğer yandan her bir siyasi parti, örgüt, kesim kendi bünyesinde başlattığı “HAYIR” kampanyasını fiilen yürütüyor. 

Elbette bütün bunların çok önemli bir adım ve pratik olduğu yadsınamaz.

Ancak takip edebildiğim kadarıyla rahatlıkla söyleyebilirim ki; bu süreçte en hızlı harekete geçen kesim kadınlar/kadın örgütleri ve gençlik örgütleri oldu.

Yani kadınlar ve gençler geleceklerine sahip çıkmak üzere çoktan yola koyuldular.

28 Ocak’ta biraraya gelen kadın örgütleri, 2017 8 Mart’ına doğru yürürken, “8 Mart’a Doğru Kadınlar Daha Güçlü! Hayatlarımızın denetlenmesine #HAYIR” şiarıyla “HAYIR” kampanyasını da başlatmış oldular. Diktatörlüğün halklarımıza dayattığı kışı bahara çevirmek için harekete geçtiler!..

Erdoğan ve yardakçılarının referandumda “evet”i çıkarmayı başardıklarında, başta Kürt halkı, devrimciler, sosyalistler, demokratlar gelmek üzere; ezilen cins ve cinsel yönelimler, ezilen ulus, ezilen sınıf ve inançlardan halklarımızı susturmak, denetimi altına almak için her türlü baskı ve zulmü bugün olduğu gibi yarın da uygulayacağı biliniyor.

Ancak çok açık ki, 15 yıllık pratiklerinin de gösterdiği gibi, bütün bu saldırıların odağında milliyetine, inancına, sınıfına bakmaksızın en başta kadınlar, LGBTİ bireyler olacak!

Bütün diktatörler, egemenler gibi Erdoğan ve AKP’si de, “önce kadınları vurun” düsturuna sarılacaklar.

Her ağzı açıldığında; “kadın-erkek eşitliği bu işin fıtratında yok”tur diyerek, açıktan yürüttüğü kadın düşmanlığı, kadınları bir kuluçka makinesi gibi görmesi, milletin yatak odasına kadar girmesi sadece diktatör Erdoğan’ın değil; aynı zamanda AKP’sinin de kadına bakış açısını özetliyor. 

Yani bu savaşı kazandıklarında, toplumsal muhalefeti zor yoluyla bastırıp, gerici-faşist diktatörlüklerini sağlamlaştırdıklarında, bugüne kadar kadınların mücadeleyle elde ettikleri bütün hakları bu defa toptan gasp edecekler.

Kadınları evin dört duvarları arasına hapsedecekler!

Her şey bir yana kadınların insan olma hakları ellerinden alınacak; kadınları insandan sayılmadıkları esaret günlerine geri göndermek için ellerinden geleni ardlarına bırakmayacaklar.

Ve hiç kuşku yok ki, bütün bu saldırıların odağında yalnızca ilerici, demokrat, laik, devrimci, sosyalist, feminist ve Erdoğan-AKP karşıtı kadınlar olmayacak!

Bugüne kadar gerici-faşist Saray-AKP diktatörlüğünü destekleyerek onları iktidara taşıyan, siyasal İslam’ın etkisindeki kadınlar da bu saldırıların hedefinde olacaklar!

Kadınların mücadeleyle elde ettikleri bütün hakları toptan gaspettiklerinde, kadınları evin dört duvarları arasına hapsettiklerinde, kendilerinden olan kadınları bütün bu uygulamaların dışında tutmayacaklar.

Aksine önce onlardan başlayacaklar... Geçmişte erkeğin egemenliğine dair eksik bıraktıklarını ya da bulduklarını tamamlayacaklar. Siyasal İslam’ın etkisindeki kadınlardan tam bir köle, birer kuluçka makinesi olmalarını, erkeğe biat etmelerini isteyecekler... Toplumsal, siyasal ve çalışma yaşamından tümüyle koparıp, ömür boyu esarete mahkum edecekler!

Onbeş yıllık AKP iktidarında kadına yönelik erkek şiddetini, taciz ve tecavüzü teşvik eden kadın düşmanı yasaları dikkate alacak olursak... Onlarca nedenden dolayı herkesten önce biz kadınlar kendimiz ve çocuklarımızın geleceği için Faşist Erdoğan Anayasasına “HAYIR” demeli, kadınlar cephesinden “HAYIR”ın zaferi için gecemizi gündüzümüze katarak mücadele etmeliyiz!.. 

Bunun bizim bakımımızdan bir zorunluluk olduğunun bilinciyle “HAYIR” kampanyasıyla ilişkilenmeli, olabildiğince her ulustan, milliyetten, sınıftan, inançtan kadınlara ulaşmayı hedeflemeli, Saray-AKP diktatörlüğünün kadın düşmanı yüzünü göstermeli, onları “HAYIR” demeye ikna etmeliyiz.

Tarihimizin bizlere gösterdiği gibi: Kadınların mücadelesi en kritik zamanlarda, toplumun gitmekte olduğu yönü belirler!..

Bu bilinçle, bu inançla, bu azimle hepimize kolay gelsin...



849
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: