Soluksuz yürüyüş sürüyor

rojbinekin24@gmail.com | 10 Ocak 2017 Salı

Rojbîn Ekin

Sözün ötesinde bir anlama dönüşenleri kim anlatmaya cesaret edebilir? Kim onların hakikati karşısında haddini bilmeden doğrulabilir. Öyle bir hakikat ki, bakarsan yüzüne tüm kirlerinden arınmış olman gerekir. Yumruğunu sıkarak, onların hak yoluna ant içmen gerekir. Onları benimsemenin ve onlarla yoldaş olmanın gereği bu. Onlar kutsal oldukları kadar dokunulmaz ve ulaşılmaz da değildir. Onlar ta içimizde; özgürlük arzumuz, en devrimci yanımız.  

İşte Sara-Sakine Cansız da özgürlük arzusu taşıyan tüm kadınların ta içinde sakladığı en devrimci yan. Özgürlük tutkumuzu nasıl bir kavgayla gerçeğe dönüştüreceğimizin yol pusulası. Bizlere nasıl kavga edileceğini öğreten  bir usta. Hayatı hiçbir şeye, hiç kimseye borçlu kalmadan hakkını vererek yaşayan efsanevi bir kadın lider.      

Dün andık Kürdistan Kadın Özgürlük Hareketi’nin biricik öncüsü Sakine Cansız’ı ve onunla birlikte vahşice katledilen yol arkadaşlarını. Dün bir kez daha anladım Sakine’yi, kimse aslında uğurlayamamış. Çünkü o, onu tanıyan herkes için daha güzel, daha büyülü bir anlama dönüşmüş. Yaşamın ve onu sevenlerin yüreğinde capcanlı duran Sakine’yle kimse vedalaşmamış. Tabutunun altına girerken bile kimse omuzlarında taşıdıklarının Sakine Cansız olduğuna inanmak istememiş. Ve o hala kavgaya birlikte başladığı yol arkadaşlarıyla, özgürlük anına doğru soluksuz yürüyüşünü sürdürüyor.

“Kürdistan’ın tüm dağlarının, taşlarının çiçek olmasını hayal ediyorum” diyen Sakine Cansız’ın doğduğu topraklara getirildiği gün, güneşin bulutları iterek, onu adeta selamlamak için inatla doğduğunu söyledi o güne tanıklık edenler. Çok sevdiği Dersim coğrafyasının bambaşka güzel bir renge büründüğünü, Munzur’un daha coşkun aktığını söylediler. Bir tek toprak mahcup, Sakine gibi eşsiz bir devrimciyi nasıl gömebilirdi ki? Nasıl öyle bir güzelliğin, asiliğin üstüne örtülen bir örtü olabilirdi?

Onu şu an saran Dersim toprağı gibi ben de onun devrimci duruşu karşısında bir mahcubiyet içerisindeyim. ‘Hep Kavgaydı Yaşamım’ kitabını okurken ve onun direnişine tanıklık edenleri dinlerken utandım kendimden. Özgürlük tutkusunun önüne geçen hiçbir engeli tanımayan, kendisini sınırlayan her şeye kafa tutan ve başarmak dışında hiçbir şeyi düşünmeyen Sakine, tüm kadınların yaşamını üzerinde öreceği büyük bir miras bıraktı hepimize. 

Şimdi ondan alacağımız ilk ders, faşizme karşı onun gibi kafa tutmak olsun. Çünkü şu an herkes için en gerekli ders bu. O, 1980 12 Eylül faşist darbecilerine direnişiyle diz çöktürdü, faşizmin yüzüne tükürdü. Erdoğan-DAİŞ faşizmine diz çöktürmek için onun cesaretine, kararlılığına ihtiyacımız var. Kürdistan’ın tüm dağlarının, taşlarının çiçek olmasını Sakine Cansız gibi hayal eden tüm Kürt kadınlarının, dünyanın eşit, özgür, adil olmasını isteyen tüm kadınların Sakine’nin cesaretine, kararlılığına ve  inadına ihtiyacı var. Sakine Cansız’ın devrimci ruhu, ışığımız, pusulamız olsun. Onun ışığını izlerken ve onu bir kez daha anarken, ona vereceğimiz söz başarmak ve faşizme diz çöktürmek olsun.



762
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: