Habur’un İntikamı: Bir şiirsel adalet öyküsü

bsarer@gmail.com | 24 Şubat 2016 Çarşamba

BARIŞ ŞARER

Amerika’dan Bakış


"…12 yaşındaki kıza tecavüz etmeden hemen önce İslam Devleti savaşçısı durup, yapmak üzere olduğu şeyin neden günah olmadığını kıza açıkladı. Ona göre Kuran, İslam dışında bir dine inanan bu kıza tecavüz hakkını sadece onaylamakla kalmıyor, dahası teşvik ediyordu. 

Kızın ellerini bağladı ve ağzını bir bezle tıkadı. Daha sonra yatağın yanında secdeye varıp duasını tamamladıktan sonra kızın üzerine çıktı. İşi bittiğinde tekrar dua etti. 

'Ona canımın çok acıdığını söyledim, durmasını rica ettim’ dedi küçük kız. Gövdesi yetişkin birinin iki eliyle belini kavrayabileceği kadar küçüktü. 'Bana, İslam’ın ona inançsızlara tecavüz etme hakkı verdiğini söyledi. Bana tecavüz ederek Allah’a daha yakınlaştığını söyledi’."

Yukarıdaki satırlar New York Times’ta Rukmini Kallimachi’nin kaleminden. Makalede konu edilen bu çocuk yaştaki Êzîdî kız, IŞİD’in Şengal’e saldırdığı 2014 yazında kaçırılan ve hala bu terör devletinin elinde cefa çeken binlerce Êzîdî kadından yanlızca biri. Ve dahası 'şanslı’ olanlarından çünkü 11 aylık bir esaret altında yaşadıktan sonra kaçarak Irak’taki bir göçmen kampında ailesine ulaşabilmiş.

IŞİD Şengal’i ele geçirdiğinde yağmaya dayalı ekonomisi yeni bir kaynak buldu: Seks köleleri. İslam Devleti 3 Ağustos 2014'te 'sabaya' dedikleri seks köleliği sistemini resmi olarak hayata geçirdi. Son derece ince elenip sıkı dokunmuş bir sistemdi bu. Bir yanda tecavüzü yasallaştıran fetvalarla işin teolojik altyapısı kuruldu, öte yanda da kadınları ele geçirildikleri yerden taşıyan özel otobüsler, geçici konaklama mekanları olarak depolar ve incelenip pazara sürüldükleri 'show room’larla lojistik altyapısı oluşturuldu. 

Köle pazarlarına ulaştıklarında kadınların eşarpları çıkarılıyor, 'show room’larda Müslüman erkeklerin beğenisine sunuluyordu. IŞİD aleminde geçerli olan Şeriat kuralına göre kadının hamile olması halinde cinsel ilişki yasaktı. Bunun dışındaki her durumda, ki kadının çocuk yaşta olması da buna dahil olmak üzere, eğer köle fiziksel olarak cinsel ilişkiye girebilecek durumdaysa tecavüz mubahtı. İngiliz gazetesi Daily Mail’ın ele geçirdiği fiyat çizelgesinde göre 40 yaş ve üzeri kadınların piyasa değeri yaklaşık 40 dolar iken 10-20 yaş arasında fiyat 114’a, 9 ve altında 150 dolara fırlıyordu. 

Suriye’deki köle pazarlardan en bilineni Şedadê adlı Irak sınırında bir kasaba idi. Habur çayının Batı kıyısında çorak bir ovada kurulmuş 15,000 nüfuslu çöl kasabası Şengal’de ele geçirilmiş Êzîdî kadınların Suriye’deki teröristlere pazarlandığı ana merkezdi.

İşte bu olağanüstü alçaklığın merkezi olan yer, geçtiğimiz hafta Arap, Süryani ve Kürtleri içeren Demokratik Suriye Güçleri (QSD) güçlerinin ABD’nin de desteğini alarak yürüttüğü 3 günlük bir operasyonla IŞİD’in elinden alındı. Onlarca terörist hayatını yitirirken, kalan kısmı da daha güneyde Deyra Zor ve Rakka’ya kaçarak canını zor kurtardı. Şedadê’yle birlikte yanlızca bir köle pazarı değil, IŞİD’in önemli petrol kaynakları ve çifte başkentleri Musul ve Rakka’yı birleştiren önemli bir ikmal hattı da elinden alınmış oldu. 'Terör örgütüne ağır darbe’ denilen şey tam olarak bu olmalı…

Bu başarılı operasyonun adı "Wrath of Khabur" yani 'Habur'un Gazabı’ydı. Bu ismin arkasında da bir hikaye var: Şedadê seks kölesi pazarı olmasının yanı sıra IŞİD'in Hesekê bölgesindeki saldırılarının merkez üslerinden biriydi. Geçen sene Şubat ayında IŞİD buradan Habur çayı civarında yaşayan Hıristiyan yerleşim bölgesine saldırıp çok sayıda Süryani sivili esir almıştı. Rojava’nın Süryani Hıristiyanları 'Süryani Habur Muhafızları’ adı altında silahlanıp bu operasyona katıldılar. Hemcinslerinin intikamını almaya kararlı YPJ mensubu Kürt kadınları da.

Tüm etnisite, mezhep ve dinlerden insanları kendisine katarak Suriye’de sessiz sedasız ilerleyen QSD, Şedadê’nin özgürleştirerek tüm insanlığa bir zafer daha armağan etti. Bu armağan yanlızca taktik bir askeri başarıdan ibaret değil, insanlığın Ortadoğu’da akıl ve vicdan olarak ölmediğinin de ispatı. 

Twitter’da bir Amerikalı kadın gözlemci Şedadê’nin içinde Kürt-Êzîdî kadınların da olduğu güçler tarafından düşürülmesine 'poetic justice’ yani "şiirsel adalet" demiş. Katılıyorum. QSD güçlerini kutluyor, darısı IŞİD’in hala elinde kalan diğer yerlerin başına diyorum... 


Okuyucuya not: Kişisel sebeplerle düzenli yazılarıma bir süre ara vereceğim. Yeni Özgür Politika okuyucularına ve çalışanlarına teşekkür ediyorum. Bir hata yaptıysak affola. İleride tekrar buluşmak üzere. 



5012
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: