08:05

Yıldırım’dan ‘daha bitmedi’ Bab mesajı: İkmal yolları kesildi

08:59

HDP’li vekil Behçet Yıldırım gözaltına alındı

Artık yıldızlar yağmıyor…

16 Şubat 2016’da Bagok’ta şehit düşen Botan Bahoz’un (Fazıl Atan) annesinden ağıt...

16 Şubat 2017 Perşembe 22:28

GÜLCAN MELİNDA


Bir yıl oldu sen bizden ayrılalı, nasıl da geçiyor zaman, acılarıma derman olmadan. Bagok dumanlar içinde, Cudî bodrumda yanan canların mateminde ve dağlar senin özleminde... Oğlum; yüreğim, göz nurum ve uzaklardaki ışığım. Karanlık gecelerdeki yıldızım, mabedim ve sırdaşım. Umudun ve yaşamın adı.

Yüreğim ağır, yüreğim yaralı, yüreğim öylece kanıyor. Yüreğim kor, yüreğim ateş parçası ben nerede yitirdim buğulu gözlerini, sevdalı yüreğini ve dağlara sığdıramadığım özlemini. İnsan nasıl bu kadar acıya katlanabiliyor. Sınırı var mıdır acaba acı çekmenin? Yok sanırım! Olsaydı ben şimdi çoktan yanında olurdum. İstemek ya da düş kurmak yetmiyormuş, sevmek az kalıyormuş ve yaşam rengini vermiyormuş yaralı benliğime..

Gecenin yorgun omuzlarına dayadım bu gece başımı, yıldızlar yoktu. Karanlıktı her taraf, ben ışığımı seninle kaybettim. Sen benim umudumdun haber almasam da onunla yaşadığım, dumanlı dağlarda demlenen efkârım ve gün batımında ismi konulmamış sevdamdın. Nerede olduğunu bilmesem de rüyalarda yanımdaydın, rüzgarla selam gönderendin, güneşin doğuşunda yeni umudumdun. Şimdi herşey bana uzak, haber bültenlerini artık izlemiyorum  dağlardan selam beklemiyorum, yarana derman bulamadım ona yanıyorum.

Hangi hayale dalmıştık ve kim çaldı rüyalarımızı

Yıldız yağmuruna tutulmuyorum artık, yıldızımı kaybettiğimden beri. Nergiz kokularını almıyorum artık, sen dağlardan ayrıldığından beri. Bir derviş olsam diyar diyar gezsem, izini sürsem, Hakkari’den başlasam, Dersim’e uzansam ve ardından Bagok’ta konaklasam. Konakladığın her noktada kazı yapsam, sana ait bütün ayrıntıları biriktirsem, baktığın bütün dağların resimleri çeksem, dokunduğum bütün ormanları bir daha okşasam, sırtını verdiğin kayalara dokunsam ve suyunu içtiğin bütün pınarların üstüne hatıralarını serpsem... Bunu yaparken seninle buluşsam, her defasında ölümcül yalnızlığıma geri gelmeden sana sarılsam, gözlerinde kaybolsam, ben sen olsam.

Gökkuşağı yediveren olmuyor artık sen aramızdan ayrıldığından beri... Sen gittikten sonra yüreğim hep dağlarda attı, gözlerim hep uzaklara daldı ve ben seni bekledim. Kırgın mı ayrıldın? Ne düşündün o an, ilk sen mi yoksa ben mi vurulduk? Hangimiz düştü önce toprağa, ne konuşuyorduk biz o an, hangi hayale dalmıştık ve kim çaldı rüyalarımızı.

Senin yıldızın parladı, ben yıldızımı kaybettim

Sen gittikten sonra ben hep sen oldum, kendim olmaktan çıktım bir oldum. Sen gittikten sonra yıldızlar artık hiç üstüme yağmadı, rüzgar bile yönünü değiştirdi, güneş buraları terkedeli uzun bir zaman oldu. Sen gittikten sonra baharı bir daha yaşamadım, kış oldu dört mevsimim, hep ıslandım ve üşüdüm. Sen gittikten sonra ben hep kanadım, doktorlar yarama derman bulamadı öylece onunla yaşamayı öğrendim. 

Sen gittikten sonra ben yalnızlığıma ve anılarına sığındım, mezarın bana arkadaş şimdi. Seninle beraber ben de vuruldum, sen uçtun benim kanatlarım kırıldı. Sen gülümseyerek gittin ben hep ağladım. Senin yıldızın parladı, ben yıldızımı kaybettim... Sen benim kabuk bağlamayan yürek yaramsın, bir ömür koynumda taşıyacağım ve hiçbir zaman unutmayacağım...


Sağlam bir yürüyüşçü…

HPG komutanlarından Botan Bahoz (Fazıl Atan) 16 Şubat 2016’da üç arkadaşıyla birlikte (Agit Serhat/ADEM UÇAK, Bagok Mardin/RAMAZAN GÜMÜŞ, Sorxwin Zagros/HİVDA TEMEL) Mardin’in Bagok alanında işgalci Türk ordusunun yoğun hava bombardımanında yaşamını yitirdi. Halk Savunma Merkezi, Komutan Botan Bahoz ve 3 arkadaşı için yaptığı açıklamada şunları dile getirmişti: 

“Yirmi yıllık mücadele de bu seçkin özellikleri kendinde yaratan, ideolojik, politik ve askeri açıdan önemli gelişmeleri kendinde sağlayan Botan arkadaşımız PKK’nin yeniden inşa süreci ve HPG’nin 1 Haziran Atılımı sürecinden bu yana savaş sahasında değişik düzeylerde önemli görevler alarak öncülük misyonunu layıkıyla yerine getiren komutanlarımızdan biri olmuştur. Birikimi, yetenekleri, örgüt temsili ve direniş ruhuyla Kuzey Kürdistan’daki savaşa öncülük etmiş ve zafere kilitlenen militan olmayı sağlam yürüyüşüyle ortaya koymuştur. Yurtsever ve fedakar Kürdistan halkının yetiştirdiği değerli evlatlarından biri olan Botan yoldaş, özgürlük hareketi içinde, emekçi ve fedakar özellikleriyle de öncü bir komutan olmayı sağlayan yoldaşlarımızdan olmuştur.

En kritik görevleri üstlenmekten asla geri adım atmayan, mücadelenin en ön saflarına büyük bir fedakarlık örneği sergileyerek katılım sağlayan dört arkadaşımız bu tarihi ve önemli süreçte bizlere büyük görevler devretmişlerdir.”






436

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA